UNAM'a yüksek lisans ve doktora başvuruları devam ediyor. Bilgi için.

UNAM Tanışma Toplantısı

UNAM Yüksek Lisans ve Doktora programına başvurular başladı. Bugün saat 15:00′da UNAM’da bir tanışma toplantısı yapılacak. Bu programı bu kadar geç duyurduğum için özür dilerim. Benim de dün haberim oldu, anca bloguma yazabiliyorum.

unam-poster

UNAM’a İki Yeni Cihaz

Geçtiğimiz hafta Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi’nin (UNAM) son model ekipmanlarına 2 yeni cihaz daha eklendi. STS şirketinden alınan ICP aletleri inşaatı devam eden 400 m2‘lik temiz odalarda çalışacak. Aletler yoğun olarak silikon tabanlı (Si, SiO2, SiN vs.) ve III-V katmanlı (AlGaN, AlGaAs, InGaAs/InP vs.) nanoyapılar üretmek için kullanılacak. III-V katmanlar içeren yapıları üretirken klor tabanlı gazlar, silikon tabanlı yapılar içinse flor gazı tüketilecek.

STS cihazlarının dışında UNAM’da bulunan nanoüretim cihazları ise şöyle: elektron demeti litografyası, nano-baskı litografyası, odaklanmış iyon demeti sistemleri.

Duyduğuma göre bu tip bir cihaz Türkiye’ye ilk defa geliyor. Tüm Türkiye’nin kullanımına açık olan cihazlar kullanıcılarını bekliyor.

UNAM Haziran ayından itibaren ile daha fazla aktif olacak gibi. Umarım bu sayfalardan da size UNAM ile ilgili daha fazla gelişme aktarma şansım olur.

İlan: UNAM Teknik İşletme Yöneticisi, mühendis ve teknisyen arıyormuş.

UNAM Semineri’nin Ardından

Bugün ilk defa UNAM’ın perşembe günü seminerlerine katıldım. Bu haftaki konuşmacı bu sene Tübitak’ta çalışmaya başlayan Hatice Şengül’dü. Çevre Mühendisi olan Hatice Şengül nanoparçacıkların çevreye olan etkisini ve nanoteknolojinin çevreyi korumada nasıl kullanılabileceğini araştırıyor. Seminerin özeti şöyle.

Sürdürülebilirlik çalışmalarında Türkiye’de 146 devlet arasında 91. sırada imiş. (İlgili rapor için tıklayın. (PDF)) Bu konuda çalışmaların artırılması gerekiyor. Çevre İçin Tasarım prensibinin ve disiplinlerarası araştırmaların yaygınlaşması lâzım.

Çeşitli nanomalzemeler çevreye yayılmış kirletici maddeleri arındırmak için kullanılıyor. Suyu arsenikten arındırma, organik bileşenleri yok etme gibi. Bu açıdan nanoteknoloji çevre için yararlı. Öte yandan nanomalzemelerin çevreye veya insan sağlığına olan zararı olduğu yönünde yayınlar var. Bazı nanomalzemelerden kaynaklanabilecek riskin doğru yönetilip yönetilemeyeceği henüz bilinmiyor. (Bu konuda daha önce Andrew Maynard’ın yazdığı yazıyı okumanız faydalı olabilir.)

Türkiye’de kullanılan nanomalzemelerin bir envanterinin çıkarılması gerekiyor. Gerekli yasal düzenlemeler yapılıp, nanomalzeme kullanan ürünlerin üstünde bir etiket olması gerekiyor.

Hatice Şengül daha sonra ABD’de iken yaptığı projelerden bahsetti:

1 - Nanoüretim tekniklerinin verimliliğini artırma. Nanoüretim tekniklerinde çevreye en az zarar veren üretim yöntemleri geliştirme. Bu çalışma Reuters da dahil olmak üzere yirminin üzerinde haber kaynağında yayınlanmış.

Bir nanomalzemenin üretim akışını ortaya çıkarınca, şu problemlerin olduğu ortaya çıkmış:

  • Kullanılan malzemelerin yüksek derecede saf olması gerekiyor. Malzeme üretim bölgesinin de parçacıklardan arındırılması gerekiyor. Bunlar için geleneksel üretim tekniklerine göre daha fazla enerji harcanıyor.
  • Vakumlama için enerji harcanıyor, bu da atmosfere daha fazla sera gazı salınımına neden oluyor.
  • Yüksek miktarda su kullanılıyor
  • Malzeme kullanma verimliliği, özellikle biriktirme yöntemlerinde. (Mesela CdSe kuantum nokta üretiminde verimlilik %60-80 imiş)
  • Asidik, bazik veya zehirli madde kullanılıyor, özellikle yarı iletken madde biriktirmesinde, kimyasal aşındırma, litografya ve temizleme tekniklerinde.
  • 1 boyutlu nanomalzemeler birden fazla kata sahip olduğu için işlemlerin tekrar tekrar gerçekleştirliyor. 2 ve 3 boyutlu malzemeler içinse yalıtım ve saflaştırma işlemleri tekrarlanıyor. İşlemlerin çevresel etkileri de dolayısıyla katlanıyor.
  • Ağır metal ve/veya yenilenmeyen metallerin kullanılması

2 - CdSe – kadmiyum selenit – kuantum noktacıklarla üretilen fotovoltaik panellerin diğer enerji kaynaklarına göre karşılaştırılması:

  • Kuantum noktacıklarle üretilen fotovoltaik panellerin, CdTe hariç, bütün diğer panellerden daha kısa bir enerji geri dönüş süresine sahip olduğu ortaya çıkmış. Sera gazları, SOx, NOx gibi gazlar daha az ortaya çıkıyor ama daha yüksek miktarda ağır metal salımı var.
  • Enerji geri dönüş süresi diğer yenilenebilir enerji kaynakları olan rüzgar ve hidroelektrikten daha uzun.
  • En düşük ağır metal emisyonuna sahip.

3 – CdSe – kadmiyum selenit – kuantum noktacık kullanarak LED üretimi ve çevresel etkilerinin hesaplanması
Projede ABD’de gelecek 10 yılda kullanılacak kuantum noktacıkla üretilen LED sayısını tahmin etmişler. Sonuç olarak sadece 160 kilogram kadmiyum kullanılacağı ortaya çıkmış. Bunun sayesinde daha az civa tüketilecek (ton dolaylarında), enerjiden tasarruf edilecek, civa salımı da civa tüketimi ile beraber azalacak. Civa üretimi için gereken enerji kullanımı önlenecek, böylece enerji üretiminden doğan sera gazı, SOx, NOx, ve civa salımı azalacak.

Hatice Şengül benzer çalışmaları Türkiye’de de yapacağını söyledi. Kendisine başarılar diliyoruz.

Haftaya olan semineri de şimdiden heyecanla bekliyorum.

Not: Yazıdaki hataları bana e-posta ile bildiren Dr. Hatice Şengül’e teşekkür ederim.

UNAM’dan Son Gelişmeler

Bugün UNAM’dan Mehmet Bayındır hoca ile 10 dakika konuşma fırsatım oldu. UNAM’la ilgili birkaç gelişmeyi öğrenme şansım oldu.

Daha önce haberini yaptığım temiz oda kısmen açılmış ve çalışmalar başlamış. Haziran’da da bitirilmesi planlanıyor. Türkiye’nin en büyük temiz odası tüm Türkiye’den araştırmacıların hizmetine açık olacak.

UNAM’ın sitesinin yenilendiğini duyurmuştum. Yakın zamanda sitenin cihaz rezerve etme özelliği de devreye konulacakmış. Testler başlamış. Sistemin ekran görüntülerini gördüm. Gerçekten güzeldi. Sistem şöyle işleyecek: Mesela Atatürk Üniversitesi’nden biri sisteme kaydolduktan sonra kullanmak istediği cihaza rezerve koyacak. Rezerve günü geldiğinde sistem kapıdaki görevliye saat kaçta kimin UNAM’a geleceğini bildiriyor, cihazın kullanımından sorumlu mühendise de aynı şekilde bir uyarı gidiyor ve mühendis hazırlıklarını yapıyor. Bütün karmaşıklıklar önlenmiş oluyor.

UNAM’da devam eden bir projeyi öğrendim. Patlayıcı maddeler kullanıldıktan sonra, ortamı temizleme sorunu doğuyormuş. UNAM’daki araştırmacılar bir tane bakteri geliştirmişler. Bu bakteri TNT kalıplarını yiyormuş. Böylece çevreci ve ucuz bir yolla temizlik yapılmış oluyor.

UNAM’da her Perşembe saat 15.40′ta seminerler oluyormuş. Bugünkü seminerin konusu “Nanoteknoloji ve Sürdürebilirlik İlişkisi” imiş. Seminerle ilgili yazıyı bugün akşam sizlerle paylaşacağım.

Nano 2009 Yaz Okulu

Rosnano, Moskova Devlet Üniversitesi Nanoteknoloji Merkezi ve Nebraska Tıp Merkezi (ABD) yazın Nanookul adında bir etkinlik düzenliyorlar. Tema ise “Canlılarda nanomalzemeler.”

Etkinlik 29 Haziran ile 4 Temmuz 2009 tarihleri arasında ve katılma fiyatı organizasyonlar için 5000 ruble (300 TL), öğrenciler için ise 2500(150 TL).

Okulun amacı, nanoteknoloji alanındaki uzmanların, öğrencilerin bilgilerini artırmak. Konularında uzman hocalar öğrencilere nanotıp ve biyoloji alanındaki son gelişmelerden bahsedecekler.

Rusya’da aynı zamanda nanoteknoloji olimpiyatı gerçekleştiriliyor. Hatırlatayım dedim.

Türkiye’de de bu tip etkinlikler yapılması lazım diye düşünüyorsunuzdur. Sanırım yapılacak. Anahtar kelime UNAM!

Kaynak: 1 , 2

2008-2012 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 46000'i geçti.

Real Time Web Analytics