Bilkent Üniversitesi’nde Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) 2008′den beri faaliyet gösteriyordu ama aslında resmi adı “Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi” değildi. Merkezin direktör yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Bayındır birkaç yıldır merkezin adında “Ulusal” kelimesinin geçmesi için uğraştıklarını belirtmişti. Neden böyle bir ısrar var? Merkezin adı ulusal olursa, Türkiye’deki bütün araştırmacılar buradaki imkanları daha rahat kullanabilecek diye biliyorum. Yanlışım varsa lütfen düzeltin.
Dün (22 Ağustos 2011) Resmi Gazete’de merkezin yönetmeliği yayınlandı. Merkezin resmi adı “Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Merkezi”.
Yönetmeliğin çıkması için bile bu kadar vakit kaybetmeseydik keşke. Bakalım yönetmelik UNAM’ın işleyişini nasıl etkileyecek.
Merkezin amacı şöyle:
Ulusal Merkezin amacı; üniversitelerden, kamu ve özel sektörden gelen araştırmacılara Ulusal Merkez tarafından sunulan olanaklarla Türkiye’nin nanoteknoloji alanında araştırma potansiyelinin gelişmesine katkıda bulunmak, geliştirilen yeni teknolojilerle sanayi ürünlerimizin iç ve dış pazarlarda rekabet gücünün ve bunun sonucunda halkımızın refah seviyesinin artırılmasını sağlamaktır.
Benim merak ettiğim ise yönetmeliğe göre Bilim ve teknoloji kurulu ile Değerlendirme kurulu’nun hazırlayacağı raporlar.
Bilim ve teknoloji kurulunun görevlerinden bir tanesi şu:
“Her yılın sonunda toplanıp, o yıl içinde gerçekleştirilen Ulusal Merkezin çalışmalarını değerlendirmek ve değerlendirme sonuçları ile önerilerini Ocak ayı içinde Mütevelli Heyeti Başkanına, Rektöre ve Başkana sunmak”
Değerlendirme kurulunun da benzer bir görevi var:
“Her yılın sonunda, o yıl içinde Ulusal Merkezde yapılan bilimsel ve teknolojik faaliyetleri, Ulusal Merkezin yıllık programlarını ve orta dönem planlarını incelemek; gerekirse Ulusal Merkezin araştırma faaliyetleri alanında yeni konular önermek”
UNAM’ın sitesinin yayınlar kısmındaki Yıllık İlerleme Raporu bağlantısı ne zamandır boş idi. Bakalım Ocak 2012′de ilk raporlar sitede paylaşılacak mı.
Bilkent Üniversitesi’ne yüksek lisans ve doktora başvuruları 5 Haziran 2010‘a kadar devam ediyor. İlgililere duyurulur.
————————————————————————-
Geçen yazımda UNAM’a başvuruların bu sene erken başlayacağını paylaşmıştım. Birkaç gün önce UNAM’dan Mustafa Güler hoca başvurularla ilgili poster ve dosya gönderdi. Belirlenen tarihler şöyle:
Tanıtım günü: 6 Mart 2010
Erken Başvuru: 10 Mart 2010
Mülakatlar: 13 Mart 2010
Daha detaylı kitapçığı şuradan (PDF) indirebilirsiniz.
23 Şubat 2010 eklemesi:
Tanıtım günü (6 Mart 2010) programı belli olmuş:
10:30-10:45 – UNAM ve Nanoteknoloji (Salim Çıracı)
10:45-10:55 – Engin Umut Akkaya’nın araştırmaları
10:55-11:05 – Mehmet Bayındır’ın araştırmaları
11:05-11:15 – Necmi Bıyıklı’nın araştırmaları
11:15-11:25 – Aykutlu Dana’nın araştırmaları
11:25-11:35 – Hilmi Volkan Demir’in araştırmaları
11:35-11:45 – Mustafa Özgür Güler’in araştırmaları
11:45-11:55 – Ali Kemal Okyay’ın araştırmaları
11:55-12.05 – Bülend Ortaç’ın araştırmaları
12.05-12:15 – Ayşe Begüm Tekinay’ın araştırmaları
12:15-12:25 – Turgay Tekinay’ın araştırmaları
12:25-12:35 – Tamer Uyar’ın araştırmaları
Program Bilkent Üniversitesi, Merkez Kampüs, Fen Fakültesi Binası, A blok, 240 nolu odada yapılacak. Ulaşımla ilgili problemi olanlar benle iletişime geçerse, yardımcı olurum.

Geçen gün Mehmet Bayındır ile konuşma fırsatım oldu, UNAM’la ilgili son gelişmeleri öğrenmeye çalıştım.
1) UNAM’a yüksek lisans ve doktora başvuruları bu dönemden itibaren daha erken yapılmaya başlanacak. Sebebi ise yurtdışındaki üniversitelere yapılan doktora başvurularının sonuçlarının Şubat, Mart aylarında açıklanması. Yurtdışına gitmeyi düşünen öğrencileri UNAM’a çekmek için böyle bir uygulama şart. Geçen sene başvurular 5 Haziran’da bitiyordu. Bu sene ise tanışma toplantısı 6 Mart‘ta, mülakatlar ise 16 Mart‘ta yapılacak. Erken başvuru için son tarih ise 10 Mart 2010. Bu konu ile ayrıntılı bilgiyi ilerleyen günlerde paylaşacağım.
2) UNAM’ın sitesi Türkçeleştiriliyor! Umarım bu sefer gerçekten Türkçeleştirilir. Bu sefer diyorum, çünkü sitenin Türkçesinin hazırlanması geçen sene de gündemdeydi. Türkiye’nin ulusal bir araştırma merkezinin sitesinin Türkçe olmamasına ben çok üzülüyorum.
3) UNAM bu dönemden itibaren artık sadece Türkiye’den değil, tüm dünyadan öğrenci kabul edecek. Bence çok önemli adım. Türkiye’nin bu konuda adını duyurması için etkili bir yöntem. Bakalım başarılı olacaklar mı?
4) UNAM artık gerçekten “ulusal” bir araştırma merkezi olmuş. Şimdiye kadar merkezin adı “Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Merkezi” idi, “ulusal” sıfatının kullanılmasına izin verilmemişti.
5) UNAM artık 24 saat araştırmacılara açık. Kurulurken de zaten 24 saat açık olacağı düşünülüyordu, fakat şimdiye kadarki zaman diliminde daha az süre hizmet veriyormuş demek ki. 300′den fazla kullanıcı varmış.
6) Yeni hocalar gelecek. Bu mesele de kurulmadan önceki safhada da gündemde idi, fakat şu zamana kadar UNAM ABD’den kapasitesini dolduracak kadar hoca transferi yapamadı. Bakalım bu sene ne olacak.
Şimdilik haberler bu kadar. Yakında UNAM’ın 5. katında geçen dönem açılan nanobiyoteknoloji laboratuvarını ziyaret edeceğim, daha sonra da laboratuvarla ilgili bir bilgilendirme yazısı yazacağım.
6 Haziran 2010 eklemesi: Nanobiyoteknoloji laboratuvarını ziyaret ettim, fakat yazı yazacak kadar bilgi alamadım.
Geçen hafta ben tam finallerimle ve bitirme projemler uğraşırken, nanoteknoloji gündeme oturdu. Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi bünyesinde kurulacak olan SUNUM’un resmi duyurusunu yaptı. Bu yazıyı aslında 10 gün önce yazmam gerekiyordu, anca yazıyorum.
Bu merkezin kurulacağı Mart 2009′da belli idi, adının da NANODAM (Nanoteknoloji Disiplinlerarası Araştırma Merkezi) olması düşünülüyordu.
Basın toplantısında Güler Sabancı tarafından sarfedilen şu cümleler dikkatimi çekti:
Nanoteknoloji alanında da bir ilk’i gerçekleştirerek kapılarımızı Türkiye’deki tüm araştırmacılara açıyoruz. Sabancı Üniversitesi, vizyonu ve stratejisi paralelinde, geçtiğimiz yıl, Türkiye’nin ve bölgemizin ilk disiplinlerarası nanoteknoloji araştırma ve geliştirme merkezinin kurulması çalışmalarına başlamıştı. Merkezimiz sanayi, üniversite ve diğer araştırma kurumlarının işbirliğine açık olacak.
Ne yazık ki SUNUM Türkiye’nin ilk disiplinlerarası ve herkese açık araştırma merkezi değil. En azından 2008 yılında açılmış olan UNAM var. UNAM’da bulunan cihazlar Türkiye’deki her araştırmacıya açık ve farklı farklı disiplinlerden öğrenciler UNAM bünyesinde yüksek lisans ve doktora yapıyor.
Nedir bu “Türkiye’nin ilk’i” olma sevdamız? Keşke Güler Sabancı bu cümleleri sarf etmeseydi. Şimdiden UNAM ile SUNUM arasında gizli bir düşmanlık oluşmasından korkuyorum. Hiç gerek yok.
İlginç bir şekilde internette yaptığım araştırma sonucunda kimsenin bu konuya itiraz ettiğini görmedim. İşi daha da ileriye götürüp, SUNUM’u Türkiye’nin ilk nanoteknoloji merkezi olarak haber yapanlar bile var.
Kaynak: 1
TÜBİTAK Bilim Ödülleri dün Çankaya Köşkü’nde düzenlenen törenle 44. kez sahiplerine verildi. Geçen sene ödüllerin bir tanesi nanoteknoloji üzerine çalışan bilim adamımıza verilmişti: Selim Ünlü.
Bu sene nanoteknoloji alanında çalışan üç bilim adamımız ödül aldı.
Engin Umut Akkaya: “Süpramoleküler kimya alanında moleküler algılayıcı ve bilgi işlemcilerin rasyonel tasarım, sentez ve uygulamaları konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeni ile ödül almış. Şu an UNAM’da araştırmacı olarak görev yapıyor.
Taner Yıldırım: “Deneysel ve Kuramsal Katıhal Fiziği ve NanoMalzeme Bilimi alanında alışılmışın dışında kalan üstüniletkenler, moleküler kristaller ve hidrojen depolama konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeni ile ödül almış. Salim Çıracı ile beraber yaptıkları titanyum dioksit eklemeli karbon nanotüp çalışması ile biliniyor.
Hilmi Volkan Demir: “Nanoteknoloji ve Nanobilim alanında Nanofotonik konusundaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeni ile ödül almış. Ayarlanabilir beyaz LED makalesi ile biliniyor.

Engin Umut Akkaya plaketini alırken

Taner Yıldırım plaketini alırken

Hilmi Volkan Demir plaketini alırken
Ayrıca, bölümümün değerli hocası Emre Alper Yıldırım‘ı da ödül alanlar arasında olduğu için kutluyorum.

Emre Alper Yıldırım plaketini alırken
Kaynak: 1 , 2