Rosnano’nun bir yılın özetini çıkardığı raporu anca okuyabildim. Yayınlanan raporun İngilizcesini okumak isteyenler şu bağlantıyı takip edebilirler.
Başka ülkelerdeki kurumların nanoteknoloji alanında ne gibi adımlar attığını izlemenin ülkemizde de bu konularda çalışan kişilere yol gösterici olacağını düşünüyorum. Rusnano’nun 14 ayda neleri başardığını görünce, düzenli ve planlı çalışıldıktan sonra çok önemli gelişmeler yapılabildiğini tekrar anladım.
Burada bahsedilen gelişmelerin bazılarını zaten blogda haber olarak da paylaşmıştım. Blogu düzenli takip eden birisi iseniz, haberler size tanıdık gelecektir.
Rosnano’nun kurulmasına 19 Temmuz 2007′da çıkarılan bir kanun ile karar verilmiş, 2 ay sonra da, yani 19 Eylül 2007′de, özerk ticari amaç gütmeyen bir organizasyon olarak kayıt olmuştu. İlginçtir ki UNAM’ın kuruluş tarihi de 19 Nisan 2007′dir.
Rosnano’nun amacı, desteklenmek üzere nanoteknoloji projesi kabul edip, uygun olanlara destek vermek, desteklediği projelerin kontrolünü yapmak, ayrıca nanoteknoloji uzmanı yetiştirme amacı güden projeleri desteklemek.
Rosnano 2007′nin son çeyreği ve 2008′in ilk çeyreği boyunca yönetim organlarını belirledi, 2008′in ilk yarıyılında ise Rosnano’nun 2020 yılına kadarki stratejisi kabul edildi. Yönetim organları belirlenirken aynı zamanda projelerin kabul, değerlendirme ve onay sürecinin nasıl olacağına karar verildi.
Rosnano 1 Nisan 2008′de proje alımlarına başladı. Hedef toplam 14 milyar rublelik (430 milyon dolar) proje kabulu yapmaktı fakat projelerin değerlendirme kriterlerinin 2008′in sonuna kadar anca oturması ve bazı projelerin incelenmesinin çeşitli nedenler ötürü uzaması, bu değere ulaşılamamasına neden oldu. 2008′in sonuna kadar 811 başvuru yapıldı, 7′si onaylandı. 811 başvurunun Rusya’daki şehirlere göre ve ülkelere göre dağılmasını aşağıdaki şemalarda görebilirsiniz. Rosnano yurtdışından da yapılan başvuruları üretimin bir kısmını Rusya’da yapma şartı ile kabul ediyor.

Projelerin alanlara göre dağılımı

Projelerin şehirlere göre dağılımı

Projelerin ülkelere göre dağılımı
Rusya’nın nanoteknoloji alanındaki 2020 yılı stratejisi Dünya’da bu alanda lider ülkelerden biri olma ve uluslararası nanoteknoloji camiasında tanınma.
Rosnano 2008 yılı içerisinde 26 tane anlaşma yapmış.
- 10 tanesi Rusya’daki bilimsel ve eğitim kurumları ile
- 6 tanesi Rusya’daki bölge yönetimleri ile
- 4 tanesi şirketlerle
- 6 tanesi Rusya’daki yürütme organları ile
2008′in sonuna kadar onay verilen projelerin toplam değeri 10.3 milyar ruble (316 milyon dolar) , 5.5 milyar rublesi (169 milyon dolar) Rosnano tarafından karşılanıyor.
Onaylanan projeler ise şöyle:
Çok hassas küresel olmayan optik eleman imalatı – 29 Mayıs 2008
Katı alaşımdan yapılmış nanoyapılı çok katmana sahip alet üretimi – 11 Ağustos 2008
Uluslararası yüksek lisans programı – “Nanoteknoloji ürünlerinin ve nanosanayinin teşhisi, metrolojisi, standartlaştırması ve sertifikasyonu” – 25 Eylül 2008
Brakiterapi için alet üretimi – 25 Eylül 2008
Medikal cihaz üretecek olan bilim merkezi BETA’nın kurulması – 6 Kasım 2008
Nanoteknoloji kullanarak yeni nesil aydınlatma araçlarının üretilmesi – 6 Kasım 2008
Risk sermayesi şirketi kurulumu – 18 Aralık 2008
Rosnano bu arada bir de Uluslararası Nanoteknoloji Forumu düzenledi. Dünya’nın çeşitli yerlerinden ziyaretçilere Rusya’nın nanoteknoloji alanında yapabildikleri sergilendi, işbirlikleri yapıldı. Forum bu yıl da tekrarlanacak. Rosnano yetkilileri nanoteknoloji alanında üst seviyelerde bulunan ülkeleri (ABD,İsrail,Çin vs.) ziyaret edip işbirliği anlaşmaları imzaladılar, oradaki bilim merkezlerini gezdiler.
Türkiye de 2023 yılında nanoteknoloji alanında olacakları planlamış durumda. Fakat UNAM’daki hocalarımızdan duyduğumuza göre işler gerçekten çok yavaş yürüyor. 1 ayın 1 yılın kısa bir zaman olduğunu düşünebiliyor yetkililer bazen ve işleri ağırdan alıyorlar. Aylar birikiyor, yıl oluyor, planladıklarınızın çok azını gerçekleştiriyorsunuz, moraliniz de bozuluyor. Böyle giderse 2023 hedeflerimizin çok azını gerçekleştireceğiz. 14 ayda Rosnano’nun yaptıkları işte ortada. Ahmed Yüksel Özemre “Ah Şu Atom’dan Neler Çektim” kitabında Güney Kore’nin 10 yılda hükümetin bir hedefe kilitlenip, organize bir şekilde çalışıp nükleer santral konusunda hiçbir teknik altyapıları olmama durumundan Çin’e nükleer santral yapma konusunda danışmanlık yapacak hale geldiğini yazıyordu. Buna benzer şekilde Güney Kore’nin, Almanya’nın, Japonya’nın başarı hikayeleri var. Fakat hepsinin ortak noktası var: çalışmak.