UNAM'a başvurular 10 Mart'ta başlıyor. Detaylı bilgi.

Nanouydular

Bugün Burak Denizli adlı okuyucumuz şöyle bir soru gönderdi: “Bugüne kadar hep normal boyutlarda uydular inşa edildi, ama hiç nanoboyutta bir uydu yapılıp gönderilmiş midir ya da düşünülmüş müdür? Şu bir gercek, kullanılan teknolojiler hep ince ayarlar yapılarak oluyor ama düşünsenize küçük bir şey gönderiyorsun Mars, Neptün, Uranüs vs. gezip geliyor; bize, Dünya’ya bilgi getiriyor.”

Bugüne kadar nanoboyutta bir uydu yapılıp, uzaydan bilgi toplamak için kullanılacağı hiç aklıma gelmemişti. Hemen interneti taradım bu konuda neler yapılmış diye.

Nanouydu diye bir terim varmış, fakat bu uyduların nanoteknoloji ile ilgisi şimdilik yok. Boyutları küçük olduğu için (1-10 kg ağırlığında) nano öneki getirilmiş. Buna benzer nano ön ek kullanımını Tata Nano arabasında da rastlıyoruz.

Şu anda benim araştırabildiğim kadarı ile ABD, Kanada ve İsrail nanouydu yapmak için uğraşıyor. NASA en son Mayıs 2009′da uzayın maya hücrelerine etkisini araştırmak için bir nanouydu göndermiş ve deney başarı ile sonuçlanmış. PharmaSat adlı proje hakkında daha fazla bilgi internet sitesinde bulabilirsiniz. Bu uydu aslında minik bir laboratuvar, çeşitli ölçümler yapıp, Dünya’ya aktarıyor. Projenin NASA’nın artık bir gelenek haline getirdiği Twitter sayfası da var. Artık pek güncellenmese de, ileride hatırlamak amacı ile not edelim.

330074main_PreSat_Assembly_946-710

Bir ekmek büyüklüğündeki PharmaSat uydusu

Mikroteknoloji ile şu an nanouydu diye adlandırdığımız uydular yapıyoruz. Nanoteknoloji devriminin zirvesinde iken gerçek manada nanouydular yapabilir miyiz? Bu tip uydular bizlere neler sağlar? Nasıl problemler ortaya çıkar? Bunları araştırmak ve üzerine biraz kafa yormak lazım.

Kaynak: 1 , 2

Tekillik Üniversitesi Eğitime Başladı

Şubat ayında açılışını duyurduğumuz Tekillik Üniversitesi 2 hafta önce açıldı. 2 hafta boyunca olanları toparlamak istedim. 9 haftalık üniversite eğitimi için 25.000 $ ücret istenmesi rağmen, katılımcıların etkinlikten resim, video çekip blog yazısı yazmalarına herhangi bir engel konulmadığı için, biz de üniversitede olup bitenden haberdar oluyoruz. Tüm dersler daha sonra ücretsiz bir şekilde üniversitenin sitesinde paylaşılacak.

Üniversitenin logosu

Tekillik Üniversitesi’nin amacı gelecekte yönetici olması muhtemel öğrencilere insanlığın günümüzdeki ve gelecekteki problemleri hakkında bilgilendirmek ve çözüm yollarından bahsetmek. Yerel ve doğrusal düşünme yerine, küresel ve üssel düşünmeyi aşılamayı düşünüyorlar. Öğrenciler ve hocalar 1 milyar insanı olumlu yönde etkileyecek projeler bulmaya çalışıyorlar. MIT, Stanford ve Oxford gibi üniversitelerle yarışmıyor, aksine onları tamamlamayı hedeflediklerini söylüyorlar.

Üniversite 1987 yılında MIT’de kurulan Uluslararası Uzay Üniversitesi‘ni model alıyor. Üniversite uzay alanında disiplinler ve kültürlerarası, uluslararası lider enstitülerden biri haline gelmiş.

Üniversitenin 40 kişilik kontenjanı için 1400 kişi başvurmuş, yarısı ABD dışından toplam 60 ülkeden. Kabul edilenler ABD, Kanada, İsrail, İngiltere, Meksika, Brezilya, Bolivya, Hindistan, Yeni Zelanda, Polonya, Portekiz ve Türkiye’den. Türkiye’den kimin katıldığını gerçekten merak ediyorum. Öğrenciler seçilirken akademik olarak mükemmellik, daha önce hayata geçirilmiş bir girişimcilik ve “büyük resmi” görebilme aranmış. Seneye 120 öğrenci alınacak.

Google’ın 250.000 $ miktar ile sponsor olduğu üniversiteye 50 tane Android telefon hediye etmiş. Google daha önce Google Wave’ı duyurduğu Google I/O’da tüm katılımcılara Android telefon hediye etmişti.

Üniversiteye ePlanet Ventures isimli risk sermaye şirketi de 250.000 $ destek vermiş. ePlanet şu ana içlerinde eBay’a satılan Skype gibi 80 şirketi desteklemiş. Şirket finansal destek ziyade öğrencilere finans eğitimi de verecek.

Ders verenler arasında internetin babası Vint Cerf, nanoteknoloji uzmanı Ralph Merkle, astronot Dan Barry var.

Üniversitenin belirlediği kritik alanlardaki öğrenci dağılımı ise şöyle:

  • gelecek bilimler ve tahmin – 5
  • hukuk ve etik – 7
  • finans ve girişimcilik – 5
  • ağlar ve bilgisayar sistemleri – 6
  • biyoteknoloji ve biyoinformatik – 3
  • nanoteknoloji – 2
  • tıp, nörobilim, insan verimi artışı – 4
  • yapay zeka, robotik – 3
  • enerji ve ekolojik sistemler – 2
  • uzay ve fizik bilimleri – 3

Nanoteknolojinin en az öğrenciye sahip bölümlerden olması da ilgincime gitti. Yeterince tanınmıyor mu acaba nanoteknoloji?

Nanoteknolojideki önemli araştırmacıladan olan Ralph Merkle konuşmasından nanofabrikalardan bahsetmiş. Atomik seviyede üretim yapabilen bu birleştiriciler sayesinde üretim sektörünün nasıl değişeceğini anlatmış. Tabi ki böyle bir şey yapılırsa, büyük bir devrim olacağı kesin. Düşünsenize evinizde mikrodalga fırın büyüklüğünde bir cihazda üretim yapıyorsunuz. Bunun sonuçlarını şimdiden kestirmek zor. Bilgisayarın hayatımızı nasıl etkileyeceğini bundan 20 yıl önce tahmin edebilir miydik?

Merkle kendiliğinden çoğalan makineler deme yerine nanofabrika kelimesinin kullanılmasından yana. Çünkü “kendiliğinden çoğalan” tamlamasının insanlarda endişeye yol açtığını düşünüyor. Buna bir örnek olarak da MR’ı vermiş Merkle. Bu cihazların isminde daha önce nükleer kelimesi geçiyrmuş. Doktorlar insanların nükleer kelimesinden çekinip, cihazı kullanmayacaklarını düşündüğü için cihazın ismini MRI olarak değiştirmiş.

Merkle’nin nanofabrika kelimesi kullanmasının bir diğer nedeni de insanların fabrikalardaki üretim bandı kavramını biliyor olamaları. Otomobilin binlerce parçanın üretim bandında düzenli bir şekilde birleştirilerek oluşturulduğu gibi, nanofabrikalarda da moleküller ve atomlar bir düzene göre birleştirilerek bir ürün ortaya koyacak.

Merkle ayrıca “kendiliğinden birleşme” kavramından bahsetmiş. Biyolojik sistemlerde çok sıkça görülen bu üretim yöntemini taklit edip kendi istediğimiz biyolojik veya biyolojik olmayan malzemeler malzemeler üretmek istediğimizi anlatmış.

Bizim öğrenebildiklerimiz şimdilik bunlar. Dersler internete yüklenince daha net anlayabiliriz  olup bitenleri. Şimdilik hoşçakalın.

Kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5

Google ve NASA Üniversite Açtı

Temelleri Eylül 2008′de atılan “Singularity University” (Tekillik Üniversitesi) bugün resmî olarak açıldı. NASA, Google ve birkaç teknoloji firmasının ortaklaşa kurduğu bu üniversitenin amacı, dünyanın en önemli problemleri olan fakirlik, gelişmekte olan teknolojilerle çözüm bulmak. Üniversiteyi Ray Kurzweil (yazar), Peter Diamandis (İnsanlık yararına yapılan işlere 10 milyon $ ödül veren X-PRIZE‘ın kurucusu), Robert Richards (Ulusal Uzay Üniversitesi kurucusu), Michael Simpson kurmuş; rektörü ise Salim İsmail (Yatırımcı, Yahoo’nun fikir bankası olan Brickhouse’un başkanlığını yapmış)

Üniversitenin logosu

Peter Diamandis’e göre okulun misyonu şöyle: “çok hızlı gelişen teknolojileri en iyi şeklinde insanlığın faydasına sunmak için uğraşan liderler eğitmek.” 3 çeşit eğitim programı olacak. Mezunlara yönelik 9 aylık yaz eğitimi, profesyonellere yönelik 9 ve 10 günlük eğitimler.

Mezunlara ilk üç hafta her konuda temel bilgiler verilecek, sonraki 3 hafta bu bilimlerin birbiri ile olan ilişkisi anlatılacak, son 3 haftada ise öğrenciler öğrendiklerini uygulamak için kafa yoracaklar.

Üniversite ile ilgili planlarını Kurzweil ve Diamandis bugün başlayacak olan TED Konferansı‘nda paylaşacaklar. [TED konferansı her yıl ABD'de Şubat ayında yapılmaktadır. Dünya'da farklılık yapmış kişiler bu konferansa davet edilip,tecrübelerini paylaşması sağlanır. Geçmiş yılların konuşmaları 2006'dan beri konferansın internet sitesinde yayınlanmaktadır.]

İnternette birçok kişi bu okulun dünyanın en iyi okulu olduğunu söylüyor. Bence haklılar. Bu yıl toplam 30 öğrenci alınacak, seneye ise 120. Üniversitenin fiyatı 25000 $. Başvuruları bugünden itibaren site üzerinden yapabiliyorsunuz.

Üniversitede öğrencilere şu konularda ders verilecek:

  • Gelecek Araştırmaları ve Tahmin
  • Bilgisayar Sistemler ve Ağlar
  • Biyoteknoloji ve Bioenformatik
  • Nanoteknoloji
  • Tıp ve Nörobiyoloji
  • Yapay Zeka ve Robotik
  • Enerji ve Ekolojik Sistemler
  • Uzay
  • Hukuk, Politika ve Ahlak
  • Finans ve Girişimcilik

Gelen öğrenci nanoteknoloji biliyorsa, ona genetik mühendisliği, yapay zeka gibi dersler verilecek. Üniversitede kendine takım arkadaşları bulup, şirket açabilecek. Üniversitenin temel avantajlarından birisi dünyadaki en önemli düşünürleri ve başarılı öğrencileri biraraya getirmesi. Zamanında buna benzer bir amaçla kurulan Uluslararası Uzay Okulu, üniversiteye model olmuş.

Okulun danışmanlarından David Orban’dan öğrendiğimize göre okudaki dersler Creative Commons lisansı ile dağıtılacakmış. İnternet üzerinden ders notlarını ve görüntülerini atıfta bulunmak şartı ile kullanabileceğiz.

Nanoteknoloji hocaları Ralph Merkle, Robert Freitas olarak gözüküyor şu an.

Üniversite ile ilgili birkaç ilginç bilgi:

NASA’nın AMES bölümünün sitesinde üniversite ile ilgili bir haber şimdilik yok. “Singularity University” diye aratınca ilgili sonuç gelmiyor. Evet ABD’de öğlen olunca, basın bülteni eklendi.

Üniversite resmî açılışa kadar gizli tutulmak istendiyse de, becerilememiş. Yapılan toplantıdan sonra IBM’den Dr. Dharmendra S. Modha internet sitelerinde üniversiteden bahsetmiş. Üniversite yetkilileri kendinden kibarca bu yazıyı silmesini istemiş. Fakat yazı başka internet sitelerine kopyalanmış bile. Nicholas Carr “Bu yazı Kendini 5 Dakika Sonra İmha Edecektir” başlıklı yazısında etkinlikten bir fotoğraf paylaşıyor ve “Bunu buradan gördüğünüzü lütfen söylemeyin diyor.”

İlk toplantılardan sonra üniversitenin isminde insanlara soğuk gelen “Singularity” (Tekillik) kelimesinin kullanılıp kullanılmayacağı tartışılmış.

Üniversitenin sitesi Wordpress altyapısı kullanıyor.

Tekillik: Ray Kurzweil’e göre 2030′da bilgisayarlar insan beynini geçecek ve tekillik çağı başlayacak.

Türkiye’de bu üniversite hakkında ilk bahseden Hardwaremania olmuş. Tebrikler.

Not: Bu yazı gün boyunca yenilenecektir. Ara sıra kontrol etmeniz tavsiye edilir.

Kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7

2008-2010 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 15000'i geçti.