Ücretsiz bilim dergisi NetBilim'in son sayısını okumak için tıklayın.

3. Nanoteknoloji Günü’nden Canlı Yayın

Herkese hayırlı sabahlar! Bilkent Üniversitesi’nde bugün 3. Nanoteknoloji Günü düzenleniyor. Etkinlikten gün boyunca canlı blog tutacağım. Umarım faydalı olur. Bu yazıyı tarayıcınızda sürekli yenilemeniz tavsiye edilir.

Programı hatırlayalım:

09:00 – 09:30 Açılış ve Kayıt
09:30 – 10:30 Prof. Dr. Ekmel ÖZBAY
10:30 – 11:00 Kahve Arası
11:00 – 12:00 Yrd. Doç. Dr. Gürer BUDAK
12:00 – 13:00 Doç. Dr. İhsan GÜRSEL
13:00 – 14:00 Öğle Arası
14:00 – 15:00 Doç. Dr. Hilmi Volkan DEMİR
15:00 – 15:30 Kahve Arası
15:30 – 16:30 Yrd. Doç. Dr. Emrah ÖZENSOY
16.30 – 17:30 Yrd. Doç. Dr. Erman BENGÜ

Ekmel Özbay konuştu

Konuşmanın başlığı “Günümüzde Nanoteknoloji ve Uygulamaları”.

Bilimi sadece almakla yetinirseniz, bir yere varamazsınız. Amacımız teknolojileri ürünlere dönüştürmek. NANOTAM 14 yılda 45 kişilik bir araştırma merkezi haline geldi. Araştırma merkezinde sadece bilim yapan, bir de o üretilen bilimi dönüştürmeye çalışan 2 ayrı grup var.

NANOTAM’ın yayın performansı: 8 yılda 235 makale. (Yaklaşık 10 günde bir makale) Toplam 5000 atıf. Toplam altyapı 10-15 milyon lira.

Sunumun benzerini (neredeyse aynısını) şu bağlantıdan izleyebilirsiniz: http://video.bilkent.edu.tr/series_listing.php?series_id=5

Nanobilim ve nanoteknolojiyi ayırmak lazım. Eğer manipülasyon varsa, o nanoteknolojidir, yoksa nanobilimdir. Manipülasyonu açacak olursak, istediğimiz atomu istediğimiz yere koyma işlemi.

Dünya’da nanoteknoloji yatırım miktarları. (Sonunda Rusya’nın nanoteknoloji stratejisinden bahsedildi, üzerinde daha fazla durulmalı)

Fark etmeden kullandığımız nanoteknoloji ürünler var: fotovoltaik filmler, çizilmeyen cam, leke tutmayan kumaş vs. iPhone 4G OLED ekranla gelecek.

10 yıllık Nanotex teknolojisi anlatılıyor. Lotus çiçeği örneği. Uzay asansörü projesi. Ekmel hoca biraz umutsuz bu proje konusunda. Şu an santimetre boyutunda nanotüpler üretiliyor, uzay asansörü için 100.000 km nanotüp lazım. Bu geçişin çok da kolay olacağını düşünmüyor.

Metamalzemelerden bahsediyor: çok kapasiteli DVD’ler, görünmezlik pelerini, termal kameralar, daha küçük antenler.

Grafen malzemesinin özellikleri. 1 Nisan’da NANOTAM’da da Avrupa’dan gruplarla işbirliği  ile grafen tranzistör üretilmesi üzerine çalışmalara başlanacak.

Uzay projesine başlanmış durumda. Uzaya gönderilen ilk GaN tabanlı MMIC devresi olacak. Türkiye’de ilk defa bir uydu baştan sona üretilecek.

Yüksek verimli güneş pilleri üzerinde çalışmalar başlayacak yakında.

Gürer Budak konuştu

Konuşmanın başlığı “Nanoteknoloji ve Nanotıp”. Kendisi Gazi Üniversitesi Nanotıp Araştırma Merkezi başkanı. Nanotıpla ilişkili olabilecek hemen hemen her alanda çalışmalar yapılıyor. Dünya’da bu kadar kapsamlı nanotıp merkezi yokmuş.

İşletme yüksek lisansı yapmış birisi, çünkü yapılan projelerin büyüklüğü gitgide artınca, işletme bilmesi gerektiğini düşünmüş. Kendisi bir doktor.

9. Kalkınma Planı’nda nanoteknoloji öncelikli yatırım yapılacak alanlar arasında yer aldı. Tüm bu kurumlar UNAM, SUNUM, Gazi Nanotıp vs. bu desteklerin sonuçları.

AB’de Avrupa Teknoloji Platformu’nun Nanomedicine adlı kuruluşa da üye. Bu kurum AB’de nanotıpla ilgili tüm kararları veren bir mekanizma. Oy verme hakkımız var. AB’deki gelişmeleri çok yakından takip edebiliyoruz.

Uluslararası Nanotıp Akademi’sinin kurucularından, halen başkan. Yakın zamanda uluslararası bir kongre yapılacak Pekin’de.

AB’nin nanoteknoloji ile ilgili tüm araştırmaları tek bir çatıda toplayan NMP’nin Türkiye delegesi. Desteklenecek proje konu başlıkları burada belirleniyor. Buraya üye olmak çok avantajlı, başlıkları önceden takip etme şansımız oluyor.

Nanoteknoloji bu kadar yaygın olunca, sahte birçok uygulama çıkıyor. Bilen bilmeyen, bir şekilde nanoteknoloji üzerine yorumlar yapıyor. Herkes kendi çalışmasının nanoteknoloji ile ilgili olduğunu bir şekilde göstermeye çalışıyor. (Türkiye’de artan sahte “nanoürün”lerden bahsetmesi çok isabetli oldu. Teşekkürler hocam.)

Denetleme mekanizmaları kurulması lazım. Nanoteknoloji çalışıyoruz demek zor olacak. (İnşaallah yakın zamanda oluşur bu mekanizmalar.)

Nanotıp konusunda disiplinlerarası çalışmak zorundasınız. Sadece mühendisler ve doktorlar yeterli değil.

Çarşamba günleri akademik makale tartışmaları oluyor, ziyaret etmemizi bekliyorlar.

Mühendislerin etik konuları ile pek bir ilgisi yok fakat tıpta etik konusundan çalışmanın her aşamasında sorumlusunuz. Mühendislere göre dezavantaj bu tıbbın. (Nanoteknolojinin kötü taraflarının olduğuna ve bu konuda çalışmalar  yapılması gerektiğine dikkat çekmesi güzel oldu)

3 ana nanotıp başlığı var: yenilenebilir tıp, görüntüleme sistemleri, hedef odaklı ilaç.

AB’nin önümüzdeki yıllarda en fazla odaklandığı hastalıklardan ve bu hastalıklara nanotıbbın nasıl yardımcı olabileceğinden bahsediyor: HIV, şeker hastalığı, sıtma vs.

İhsan Gürsel konuştu

Konuşma başlığı: “DNA Nanoparçacıkları: Nanobilim uygulamalarında yeni ufuklar”

Bağışıklık sisteminin çalışma prensibi: Danger Theory (Biraz fazla teorik bir konuşma olacak gibi, ilginç bir şekilde Wikipedia’da Danger Theory maddesi yok)

Vücudumuz bakteri DNA’sına karşı bir tepki veriyor. DNA nanoparçacıklarını hayvana verince, bağışıklık sistemini uyarıyorsunuz ve savaş başlıyor.

(Konuşmadan bir şey anlayamıyorum, kusura bakmayın özet yazamayacağım. Moleküler biyoloji dersindeymişim gibi bir hissediyorum şu an kendimi.)

Hilmi Volkan Demir konuştu

Konuşmaya biraz geç girdiğim için konuşmanın başlığını göremedim.

Aydınlatmaya harcanan enerji toplam enerjinin %19′unu oluşturuyor. Aydınlanmadan dolayı ortaya çıkan karbon dioksit miktarı, araçlardan çıkan karbon dioksti kadar önemli.

Nanoteknoloji küresel ısınmaya yardımcı olabilir mi? Evet, fakat dikkatli olmalıyız, çünkü küresel ısınma çok büyük bir problem ve hiçbir bilim dalı tek başınabu problemi çözemez.

DYO, Arçelik’le çalışmışlar, şimdi InnovCoat’la çalışmalara devam ediyorlar.

Singapur’un 2030′da hayal ettiği dünya: Sustainable Singapore. Aydınlatmada hiçbir şey yapılmazsa, bu hedeflere ulaşmak çok zor. Geri kalan alanlarda %43 oranında iyileştirme yapmak lazım, bu neredeyse imkansız. Aydınlanma önemli. Bugün 1 milyar kişinin elektriğe ulaşımı yok.

Ülkeler GSYİH’sinin %0.72′sini aydınlatmaya harcıyor. Ve insanlar gitgide daha fazla elektrik kullanacaklar.

Nanokristallerle beyaz ışık üretimi. Şu an üretilen LED’lerden daha iyi performans sağlanabiliyor. Bu da birçok şirketi heyecanlandırıyor.

2 hafta sonra Çin’de bulunana Sunlight şirketine gidecekler ve proje yapmaya başlayacaklar. Bu şirket şu anki ürünlerinde nanokristal kullanıyor. Hollanda’da bir şirket ile de proje aşamasına gelinmiş.

Işık hasadından bahsedemedi hoca.

(Neredeyse hiç İngilizce kelime kullanmadığı için Hilmi Hoca’ya teşekkür ediyorum. Fiziksel terimlerin Türkçelerini takılmadan kullandı)

Emrah Özensoy konuştu

Konuşmanın başlığı: “Nanoteknoloji Yeni Bir Bilim Dalı mı? Katalitik Parçacıkların Kısa Tarihçesi”

Nanoteknoloji bir moda kelime, fakat moda kelime kullanmak lazım. Neden? Finansal destek için, projeyi süslemek için. Moda kelime kullanmak kötü bir şey demek değil.

Bundan 20 yıl önce fizikçiler, kimyacılar, biyologlar, vs. vs. hiçbiri birbirinin konferansına gitmezdi. Nanoteknoloji disiplinlerarası çalışmayı yaygınlaştırdı. Problemlerimizi çözmek için tek bakış açısının yetersiz olduğunu anladık.

Ek bilgi: Samsung’da 500-600 kimya doktoralı eleman çalışıyor, 3000 toplam doktoralı işçi sayısı. Samsung’da sadece elektronikçilerin olduğu düşünülüyor.

Eskiden beri insanlar nanoparçacıkları kullanmışlar, fakat farkında değillermiş.

Son 100 yıldaki önemli katalizörler:

1900 – 1910

Yağların hidrojenleştirilmesi, margarinin üretimi.

Sentetik metan üretimi. Metan doğalgazın bir bileşeni, ısınmada kolaylık.

Amonyak sentezi. Gübre üretimi, artan nüfusun beslenme ihtiyacı karşılandı.

1920′ler

Dizel yakıt üretimi. Petrol her yerde yok. Çok verimsiz, pahalı ama petrol fiyatları artınca cazip hale geliyor.

1930′lar

PVC’nin bulunması.

1940′lar

Steam Reforming (Buhar Dönüştürme): Endüstriyel boyutta hidrojen üretmenin tek yolu (hâlâ).

1950′ler

Polietilen ve polipropilenin bulunması. İpek pahalı, yün o kadar fazla değil. İnsanların giysi problemini çözdü. Plastik sektörü oluştu. Plastiğin ne kadar hayati bir malzeme olduğunu söylemeye gerek yok.

1980′ler

Water-Gas Shift Process. Hidrojen üretim yöntemi.

2000′ler

1910′larda bulunan amonyak sentezinin anlaşılması (2007 Nobel Kimya ödülü).

Erman Bengü konuştu

Konuşma başlığı “Türkiye’de Bilim, Nanoteknoloji”.

Malzemeyi işleme becerisi çok önemli bir husus. Eskiden beri malzemeden daha iyi verim alan toplulukların rekabet gücü artıyor.

Cortez ve Aztekler, ABD ve Amerikan yerlileri vs. vs. Cortez 20 süvari, 600 kadar silahlı adam, silahsız bir devleti darmadağın ediyor.

Şam çeliğinin içinde karbon nanotüplerin olması. Fatih’in döktürdüğü toplar. (Dönemine göre müthiş bir olay)

İbrahim Müteferrrika toplam 17 kitap ve 23 cild basabildi, Japonlar ise 1868-1912 yılları arasında aydınlandılar, 100 binlerce kitap okudular.

Devrim Arabaları meselesi. 23 kişi ile 130 günde araba yapmak. O insanlar birer kahraman. Müthiş bir fırsat kaçırmışız.

130 günde bilim yapamazsınız! Şu an bile var bu mantalite, kısa sürede büyük işler başarma isteği.

Nanoteknolojinin gerçek olup olmaması değil önemli olan, önemli olan gençlerde araştırma şevki oluşturması. Bundan faydalanmalıyız. Bugün Cumartesi günü insanlar toplandı geldi burada konferans dinliyor, çok güzel.

Yıkıcı devrim olduğu zaman, bir önceki şirket, ne kadar değerli olursa olsun, yıkılıp gidiyorlar. Tarih bunun  örnekleri ile dolu. O yüzden herkes tedirgin, büyük şirketler tedirgin.

Gereksiz yere nanoteknoloji kelimesini kullanılıyor, yanlış kullanmadan dolayı kamuoyu desteği düşüyor. Kamuoyu desteği azalınca, destek azalıyor. Bilimsel çalışmalarda başarısızlık olacak, bunu kabullenelim.

Kendi çalışmalarından örnekler: SANTEZ projesi (bir cam şirketi için kalıbın kaplanması), Bor, karbon, azottan oluşan kaplamalar yapmak, nanotüp ormanları, kök hücreler için iskele oluşturma.

Etkinlik sona erdi.

İngiltere’nin 2009-2012 Nanoteknoloji Stratejisi

Bu yazıda sizlere İngiltere’nin 2009-2012 nanoteknoloji stratejisi raporunun özetini aktaracağım. Raporun tamamı okumak isteyenler şu adresten raporun PDF’sini görüntüleyebilir.

Bu raporun amacı İngiltere’nin küresel olarak nanoteknolojide başarılı olabilmesi için nanoteknoloji ile ilgili hangi alanlara yatırım yapması gerektiğini ortaya çıkarmak. Yapılan değerlendirmeler sonucunda araştırmalar üç ana başlık altında toplanmış:

1 – Toplumlardaki değişikliklerine çözüm bulacak teknolojiler

  • çevre
  • atıkların izlenmesi
  • güvenli ve temiz enerji üretimi, dağıtımı vs.

2 – Yaşlanan ve artan nüfüsa yönelik teknolojiler

  • ilaç geliştirme, hastalık teşhisi, görüntüleme, protez
  • gıda paketleme ve depolama

3 – Akıllı modern dünya oluşturmak için teknolojiler

  • güvenlik sistemleri
  • akıllı taşıma sistemleri
  • kullanıcı ile daha fazla etkileşim halinde olan aletler
  • yeni nesil bilgisayar sistemleri

Daha sonra ise bu amaçlara ulaşmak için atacakları 8 adım belirlenmiş:

  1. Mevcut altyapıyı değerlendirme
  2. 2009-2011 boyunca Ar-Ge işbirlikleri yapma
  3. AB 7. Çerçeve imkanlarından faydalanma
  4. Nanoteknolojiyi sağlığa ve çevreye uygun geliştirmek için AB ve OECD ile beraber çalışma
  5. 2009-2011 boyunca İngiltere’deki diğer devlet kurumları ile ortak çalışma
  6. Oluşan akademik bilgiyi iş dünyasına taşıma
  7. Şimdiki yol planının tekrar inceleme, düzeltme ve “süper” yol haritasının oluşturma
  8. Uluslararası alanda İngiltere’deki çalışmaları duyurma

Raporda önemli olan diğer bilgiler ise nanoteknoloji şirketleri hakkındaki istatistikler.

Buna göre en fazla nanoteknoloji şirketine sahip ülkeler sırası ile: ABD, Japonya, Almanya, İngiltere ve Güney Kore.

Aşağıdaki grafikte ise nanomalzeme üreten şirketlerin dağılımını görebilirsiniz:

Şaşırtıcı bir diğer bilgi de, İngiltere’nin nanoteknolojiye yatırım yapmaya 1986‘da başlaması. Şu anda İngiltere nanoteknolojiye 235 milyon £ ayırıyor. (Türkiye 2010′da 10 milyon TL ayırıyor)

İngiltere’de toplam 34 tane mikro ve nano araştırma merkezi var. En önemlileri Cambridge, SafeNano, Eminate.

İngiltere’deki nanoteknoloji merkezleri

İngiltere nanomalzeme üretmekten ziyade o nanomalzemeleri ürüne dönüştürme üzerine kafa yoruyor. Raporda bu tercihin kötü bir tercih olmadığı tersine iyi olduğu belirtilmiş.İngiltere’de şu an 223 nanoteknoloji şirketi bulunuyor.

İngiltere’nin kuvvetli bir yönü ise metroloji konusundaki tecrübesi. Nanoteknoloji standartlarının oluşmasında baş rolde olan bir ülke. İngiltere Standart Enstitüsü tarafından oluşturulan nanoteknoloji standartlarına şuradan ulaşabilirsiniz. İngiltere nanoteknoloji çalışmalarının en önemli parçası olan bilimsel aletler üretme konusunda da çok iyi bir yerde.

İngiltere’nin kendine güvendiği bir diğer dal ise tıp. Farmakolojide ABD’den sonra 2. olmaları, dünyanın en büyük sağlık kurumu NSH’ye sahip olmaları nanotıp konusunda İngiltere’yi bayağı avantajlı kılıyor.

Nanoteknoloji Şu An Hangi Aşamada?

Dünyadaki birçok olay “S” harfine benzer şekilde gelişim gösterir. İlk başlarda gelişim yavaştır, sonra bir anda patlama yaşanır. Patlamadan sonra ise gelişim sabitlenir ve bir sonraki devrim ortaya çıkar.

Bir de Gartner’ın “Hype cycle” kavramı var. Gartner’a göre teknolojiler şu 5 aşamadan geçer: teknoloji tetiklemesi, şişirilmiş beklentiler zirvesi, hayal kırıklığı çukuru, aydınlanma yokuşu, verimlilik platosu.

Nanoteknolojinin gelişimi de böyle olacak. Spinverse’dan Pekka Koponen’e göre nanoteknoloji şu anda hayal kırıklığı çukurundan çıkmak üzere. 90′ların başından beri nanoteknoloji şişirilip duruldu, şu an beklentiler azalmış durumda. “Yoksa nanoteknoloji bir uydurma mı? Her şey yalan mı?” soruları akıllara gelmeye başladı. Nanoteknoloji eskisi kadar insanları heyecanlandırmıyor. Google’da nanoteknoloji kelimesinin aranma miktarı da bu tezi doğruluyor.

Nanoteknolojinin asıl etkisini 2010′dan itibaren görmeye başlayacağız. Geçtiğimiz 10 yılda birçok ülke altyapılarını inşa etti, elemanlarını yetiştirdi, patentlerini aldı, küçük şirketlerini kurdu. Artık harekete geçme vakti geldi çattı. 2020′lere kadar birçok yeni ürün haberi duyacağız, bu ürünler sayesinde hayat tarzımız değişecek. Yeni fırsatlar, tehditler oluşacak. Dünya markası olacak yeni “garaj hikayeleri” bizleri bekliyor. 2010′larda bir zamanlar büyük olan şirketlerin yok olmasına şahit olacağız. Her devrimden sonra olduğu gibi.

Ülkemizdeki atılan adımların ne kadar verimli olduğunu da önümüzdeki dönemde göreceğiz. Dünyada ciddi değişimler yaşandıkça, ülkemizde de nano ile ilgili her haberin, girişimin, araştırmanın pohpohlanması dönemi bitecek. Türkiye’nin nanoteknoloji politikasını eleştirenlerin sayısı artacak ve bu eleştiriler sonunda politikalarımız yeniden şekillenecek, nanoteknoloji gerçekten gündeme oturacak.

Kısacası, zevkli yıllar bizi bekliyor. Yolculuğa hoşgeldiniz!

Kaynak: 1 , 2 , 3

AB İle Fikirlerinizi Paylaşmak İçin Son 10 Gün

AB, 26 Eylül 2009′da “Nanoteknoloji Araştırmalarının Sorumluluk Bilinci İçerisinde Yapılması İçin Davranış Kuralları”nı kabul etti. 20 Ekim 2009′dan itibaren de bu davranış kuralları hakkında herkesten fikir toplamaya başladı. Fikirlerinizi kişisel olarak, ya da bir organizasyon adına gönderebiliyorsunuz.

Fikir gönderme işlemi 3 Ocak 2010′ta bitiyor.

Anket dilinin sadece İngilizce olmasına canım sıkıldı. Eğer birçok ülkeden fikir toplamak istiyorlarsa, anketi olabildiğince fazla dilde hazırlamaları gerekiyordu.

Fikir belirtmeden önce Davranış Kuralları‘nı (PDF) okumanız tavsiye edilir.

Davranış kuralları 7 ana başlığa ayrılmış:

  • Yapılan araştırmaların insanlığa bir faydası olması ve temel hakları ihlal etmemeli.
  • Araştırmalar insanlar, hayvanlar, bitkiler veya çevre için biyolojik, fiziksel ya da ahlaki bir tehdit haline dönüşmemeli.
  • Araştırmalar yapılırken gerekli önlemler alınmalı ve zarar en aza indirgenmeli.
  • Araştırma süreci saydam olmalı. Araştırmalardan etkilenen herkesin söz hakkı olmalı.
  • Araştırmalar standartlara uygun ve en uygun ortamlarda yapılmalı.
  • Araştırmalara yaratıcılığı, yeniliği, esnekliği teşvik etmeli.
  • Araştırmayı yapılan sonuçlara karşı sorumluluk içinde olmalı.

Maddeleri okuduktan sonra, sanki masal dünyasında yaşıyormuşuz gibi gelebilir, fakat hedefi yüksek tutmak lazım, çünkü her zaman hedefin altında bir yere ulaşırsınız.

Son olarak: Anket bağlantısı

10 Yıl Önce ABD Başkanı’na Yazılan Mektup

ABD 2001 yılında dünyada ilk defa ulusal bir nanoteknoloji kurumunu – Ulusal Nanoteknoloji Girişimi – oluşturdu. Daha sonra, geri kalan ülkelerin de nanoteknoloji ilgisini çekti ve neredeyse her ülke ulusal nanoteknoloji stratejileri nioluşturmaya, bu alana yatırımlar yapmaya başladı. Nanoteknoloji yarışı resmen 2001′de başladı. Bugün sizlerle bu yarışı başlatan bir mektubun Türkçesini paylaşmak istiyorum. Mektubun orijinal haline şuradan ulaşabilirsiniz. Mektubu okurken göreceksiniz ki, şu an nanoteknolojinin neden önemli olduğunu anlatan her yazıda geçen hususlar 10 yıl önce bu mektupta dile getirilmiş. Nanoteknoloji tarihinde çok önemli belgelerden biri bence. Yazı içindeki kalınlaştırmalar, önemli gördüğüm yerleri daha açık hale getirmek için yapılmıştır.

Amerika Birleşik Devleti Başkanına
Beyaz Saray
Vaşington, DC 20500

Saygıdeğer Başkan:

Bilim ve Teknoloji Danışmanları Komiteniz olarak (PCAST) 2001 Mali Yılının başında Ulusal Bilim ve Teknoloji Konseyi’nin (NSTC) teklif ettiği gibi Ulusal Nanoteknoloji Girişimi’ni (NNI) kurmanızı şiddetle destekliyoruz. Bizim desteğimiz NSTC’nin Nanobilim, Mühendislik ve Teknoloji Grubu’nun (IWGN) hazırladığı detaylı raporun teknik ve bütçe yönleri ile incelenmesine dayanıyor.

Biz, Hükümetin NNI’yi en önemli mesele olarak görmesi gerektiğine inanıyoruz. 21. yüzyılda Amerika’nın ekonomi liderliğinin ve ulusal güvenliğinin devam etmesi, önümüzdeki 10-20 yıl süresince nanoteknoloji Ar-Ge’sinde kaydadeğer, sürekli bir artış ile mümkün olacaktır. NSTC’nin IWGN grubu tarafından teklif edilen güçlü yatırımı ve araştırma stratejisini destekliyoruz.

Nanoteknoloji, malzemeleri ve bileşenleri atom atom, ya da molekül molekül üretme ve bunları faydalı şeylere dönüştürme bilimi ve teknolojisidir. Nanoteknoloji, nanometre düzeyinde (metrenin milyarda biri – saç telinden onbin kat küçük) çalışmak için, yeni gelişmeleri, yeni gözleri (yüksek çözünürlükteki mikroskoplar) ve yeni elleri (lazer cımbızlar) kullanıyor. Nanoteknoloji kimya, fizik, biyoloji, mühendislik ve malzeme bilimindeki modern gelişmeler sayesinde gelişiyor. Nanoteknolojinin 21. yüzyılın başında ekonomimizi toplumumuzu tıpkı bilgi teknolojisi ya da hücre, genetik ve moleküler biyoloji gibi derinden etkileyeceğine inanıyoruz. Nanoteknoloji ayrıca biyoloji, kimya, malzeme ve fizik bilimlerinin ve mühendislik disiplinlerinin birbirine yakınlaşmasını da vesile oluyor.

Nanoteknoloji II. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan ve ekonomik olarak bir öneme sahip devrimlerden, ABD’nin lider olarak girmediği ilk devrimdir. ABD’de hükümet ve özel sektörün önemli derecede Ar-Ge yatırımları var, fakat Avrupa ve Japonya ABD’den daha fazla ve daha odaklanmış yatırımlar yapıyorlar. Şimdi harekete geçme zamanı.

Bizce, Hükümet, akademi ve sanayi, nanoteknolojinin geliştirilmesinde büyük rollere sahipler. Bu rol için önümüzdeki on yıl boyunca Ar-Ge’yi kontrol edecek odaklanmış, yeni, cesur bir ulusal girişim gerekmektedir. Bügün nanobilimin araştırma seviyesi, transistörlerin 1940′ların sonunda 1950′lilerin başındaki haline benziyor. Yapılan araştırmaların çoğu hâlâ temel, araştırmaların süresi birçok endüstrinin destekleyebileceği zamandan uzun. NNI temel araştırma, mükemmellik merkezleri ve ağları, araştırma altyapısı, öğretim ve eğitim arasındaki dengeyi sağlayabilen bir yapıya sahip.

Biz, NNI tarafından hızlandırılacak olan bilim, teknoloji, uygulamalar, ürünler ve programların yeni bir genç Amerika nesline ilham kaynağı olacağını ve onları Bilim ve Teknoloji alanında kariyer yapmaya teşvik edeceğini düşünüyoruz. NNI’nin çevre teknolojilerindeki gelişmelerle, enerji tüketimini düşürme yöntemleri ile ve tıbbi teşhis yöntemlerinde ve terapilerdeki ilerlemelerle dünyayı değiştirme potansiyeli bulunmaktadır.

NNI, önümüzdeki yüzyılın ilk yarısında ekonomi ve ulusal güvenlik açısından önemli olacak bir alanda ABD’nin liderliğini sağlamak için oluşturulmuş ve birçok ajanstan oluşmuş mükemmel bir yapı. NNI’nin hedeflerine ulaşma seviyesinin her sene bağımsız uygun bir uzman grubu tarafından, mesela Ulusal Araştırma Konseyi, denetlenmesini tavsiye ediyoruz.

“Ulusal Nanoteknoloji Girişimi, – Bir sonraki Endüstri Devrimine yol gösterirken” başlıklı IWGN raporu hakkındaki düşüncelerimizin kısa özeti ektedir. Umarız, tavsiyelerimiz Ulusal Yatırımlarda öncelikleri belirlemede  size yardımcı olur. Bu incelemeyi sizlerle, Hükümet üyeleri ve Kongre üyeleri ile tartışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

2008-2010 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 23000'i geçti.

Real Time Web Analytics