Türkiye'deki nanoteknoloji araştırmacılarının listesi için tıklayınız.

Google ve NASA Üniversite Açtı

Temelleri Eylül 2008′de atılan “Singularity University” (Tekillik Üniversitesi) bugün resmî olarak açıldı. NASA, Google ve birkaç teknoloji firmasının ortaklaşa kurduğu bu üniversitenin amacı, dünyanın en önemli problemleri olan fakirlik, gelişmekte olan teknolojilerle çözüm bulmak. Üniversiteyi Ray Kurzweil (yazar), Peter Diamandis (İnsanlık yararına yapılan işlere 10 milyon $ ödül veren X-PRIZE‘ın kurucusu), Robert Richards (Ulusal Uzay Üniversitesi kurucusu), Michael Simpson kurmuş; rektörü ise Salim İsmail (Yatırımcı, Yahoo’nun fikir bankası olan Brickhouse’un başkanlığını yapmış)

Üniversitenin logosu

Peter Diamandis’e göre okulun misyonu şöyle: “çok hızlı gelişen teknolojileri en iyi şeklinde insanlığın faydasına sunmak için uğraşan liderler eğitmek.” 3 çeşit eğitim programı olacak. Mezunlara yönelik 9 aylık yaz eğitimi, profesyonellere yönelik 9 ve 10 günlük eğitimler.

Mezunlara ilk üç hafta her konuda temel bilgiler verilecek, sonraki 3 hafta bu bilimlerin birbiri ile olan ilişkisi anlatılacak, son 3 haftada ise öğrenciler öğrendiklerini uygulamak için kafa yoracaklar.

Üniversite ile ilgili planlarını Kurzweil ve Diamandis bugün başlayacak olan TED Konferansı‘nda paylaşacaklar. [TED konferansı her yıl ABD'de Şubat ayında yapılmaktadır. Dünya'da farklılık yapmış kişiler bu konferansa davet edilip,tecrübelerini paylaşması sağlanır. Geçmiş yılların konuşmaları 2006'dan beri konferansın internet sitesinde yayınlanmaktadır.]

İnternette birçok kişi bu okulun dünyanın en iyi okulu olduğunu söylüyor. Bence haklılar. Bu yıl toplam 30 öğrenci alınacak, seneye ise 120. Üniversitenin fiyatı 25000 $. Başvuruları bugünden itibaren site üzerinden yapabiliyorsunuz.

Üniversitede öğrencilere şu konularda ders verilecek:

  • Gelecek Araştırmaları ve Tahmin
  • Bilgisayar Sistemler ve Ağlar
  • Biyoteknoloji ve Bioenformatik
  • Nanoteknoloji
  • Tıp ve Nörobiyoloji
  • Yapay Zeka ve Robotik
  • Enerji ve Ekolojik Sistemler
  • Uzay
  • Hukuk, Politika ve Ahlak
  • Finans ve Girişimcilik

Gelen öğrenci nanoteknoloji biliyorsa, ona genetik mühendisliği, yapay zeka gibi dersler verilecek. Üniversitede kendine takım arkadaşları bulup, şirket açabilecek. Üniversitenin temel avantajlarından birisi dünyadaki en önemli düşünürleri ve başarılı öğrencileri biraraya getirmesi. Zamanında buna benzer bir amaçla kurulan Uluslararası Uzay Okulu, üniversiteye model olmuş.

Okulun danışmanlarından David Orban’dan öğrendiğimize göre okudaki dersler Creative Commons lisansı ile dağıtılacakmış. İnternet üzerinden ders notlarını ve görüntülerini atıfta bulunmak şartı ile kullanabileceğiz.

Nanoteknoloji hocaları Ralph Merkle, Robert Freitas olarak gözüküyor şu an.

Üniversite ile ilgili birkaç ilginç bilgi:

NASA’nın AMES bölümünün sitesinde üniversite ile ilgili bir haber şimdilik yok. “Singularity University” diye aratınca ilgili sonuç gelmiyor. Evet ABD’de öğlen olunca, basın bülteni eklendi.

Üniversite resmî açılışa kadar gizli tutulmak istendiyse de, becerilememiş. Yapılan toplantıdan sonra IBM’den Dr. Dharmendra S. Modha internet sitelerinde üniversiteden bahsetmiş. Üniversite yetkilileri kendinden kibarca bu yazıyı silmesini istemiş. Fakat yazı başka internet sitelerine kopyalanmış bile. Nicholas Carr “Bu yazı Kendini 5 Dakika Sonra İmha Edecektir” başlıklı yazısında etkinlikten bir fotoğraf paylaşıyor ve “Bunu buradan gördüğünüzü lütfen söylemeyin diyor.”

İlk toplantılardan sonra üniversitenin isminde insanlara soğuk gelen “Singularity” (Tekillik) kelimesinin kullanılıp kullanılmayacağı tartışılmış.

Üniversitenin sitesi WordPress altyapısı kullanıyor.

Tekillik: Ray Kurzweil’e göre 2030′da bilgisayarlar insan beynini geçecek ve tekillik çağı başlayacak.

Türkiye’de bu üniversite hakkında ilk bahseden Hardwaremania olmuş. Tebrikler.

Not: Bu yazı gün boyunca yenilenecektir. Ara sıra kontrol etmeniz tavsiye edilir.

Kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7

Grafan

5 yıl önce Manchester Üniversitesi araştırmacıları tarafından ilk defa saf olarak üretilen grafen malzemesi, özellikleri ile bilim dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Boylamasına dünyada bilinen en sert malzeme olan grafen daha çok elektronik alanında silikon yerine kullanılmak isteniyor. En son IBM en hızlı grafen tranzistörünü ürettiğini açıklamıştı.

Daha önce duymayanlar için grafenin tanımını tekrarlayalım. Grafen, elmas gibi bir karbon allotropu. Bu malzemede karbonlar altıgen şeklinde dizilirler. Birçok grafen plakası kurşun kalemlerde bulunan grafit malzemesini oluşturur.

grafin

Grafen (Beyaz toplar karbonu temsil ediyor)

arXiv.org’da grafan’ın ingilizcesi “graphane” kelimesini arattırdım, karşıma 2 tane makale çıktı (1, 2). 2006 ve 2007′de  yayınlanan bu makelelerde grafene hidrojen ekleyerek oluşabilecek bir malzemeden bahsediliyor ve ismi de grafan konuluyor. Teorik olarak ortaya konulan bu malzeme artık üretildi. 30 Ocak 2009 tarihli Science dergisinde İngiltere, Rusya ve Hollanda’dan araştırmacılar bir makale yayınlayarak, bunu belgelediler.

grafen

Grafan (Gri toplar karbon, beyaz toplar hidrojen)

Peki grafenle grafan arasındaki farklar neler? Grafen bir iletken malzeme iken, grafan bir yalıtkan. Böylece grafen tabanlı elektronik ve yakıt teknolojilerinin gelişme ihtimali artıyor. Grafeni farklı farklı uygulamalarda deneyen bilim adamları, artık küçük değişiklikler yaparak grafanı farklı uygulamalarda kullanmak için uğraşacaklar.

Kaynak: 1 , 2

En Küçük Yazı Boyutu 0.3 nm’ye Düştü

En küçük yazıyı yazma yarışı 50 yıldır nanoteknolojinin gelişmesine yardımcı oluyor.  İlk olarak Richard Feynman, 1959 yılında bir kitabın sayfasını 25.000 kez küçültecek ilk kişiye 1000 $ vereceğini açıkladı. Ödül 1985 yılında Stanford Üniversitesi elektrik mühendisliği öğrencisi Tom Newman’a verildi. Tom Newman elektron demeti litografyası kullanarak Charles Dickens’in İki Şehrin Hikayesi adlı hikayesini yazmıştı.

Daha sonra 1990′da IBM, tarama tünelleme mikroskobunu kullanarak IBM kelimesini 35 tane ksenon atomu ile yazdı.  Yazının boyutu 1.5 nm idi.

IBMKsenon

Dün “en küçük yazı oluşturma” rekoru tekrar Stanford Üniversitesi’ne geçti. “Stanford University”‘nin baş harflari olan S ve U harfleri 0.3 nm büyüklükte yazıldı.

En küçük yazı

Yazı, bakır kıymığı yüzeyindeki kuantum elektron dalgalarının girişimi ile oluşmuş.  Dalgalar hologram oluşturuyor,  ve böylece mikroskoplarla görülebiliyor. Bakır yüzeyin üzerine tarama tünelleme mikroskobu ile karbon monoksit molekülleri dizilmiş.

Kaynak: 1

Bir Yılda 4000′den Fazla Patent

Nanoteknoloji alanında yıllardan beri önemli keşiflerin sahibi IBM şirketi, 2008 yılında ABD patent ofisinden 4186 patent almış. Böylece IBM şu an, ABD’de bir yılda 4000′den fazla patent alan ilk şirket ünvanına sahip.

Birkaç istatistik daha verecek olursam, IBM bu patent sayısı ile HP’yi 3′e katlamış, Microsoft, HP, Oracle, Apple, EMC, Accenture ve Google’ın toplam patent sayısını geçmiş.

IBM’in bu seneki hedefi ise patent başvurusu yapılmayan araştırma sayısını 1500′den 3000′e çıkarmak. Bu tip IBM buluşları herkes için ulaşılabilir olacak. Patent başvurusu yapılmayacak konular ise açık kaynak yazılım, sağlık, eğitim, çevre ve yazılım birlikte işlerliği.

IBM çalışanlarının ortak oldukları bir başka proje ise Patent Kalite Endeksi oluşturmak. Son yıllarda, kapsamı tam belli olmayan ve kuşkulu teknolojik gelişmelerle ilgili patentlerin sayısı hızla arttığı için, patentlerin kalitesinin belirlenme ihtiyacı ortaya çıkmış. IBM, patent kalite standardı oluşturarak, Ar-Ge’ye yatırımın artmasını sağlayacaklarına inanıyor.

Geçen yıl en fazla patent alan 35 şirketin listesine şuradan ulaşabilirsiniz.

Nanoteknoloji alanında IBM ile ilgili yazdığım son haberler 100 milyon kat daha iyi MRI mikroskopu, en hızlı grafen tranzistörü.

Kaynak: 1

IBM’den Yeni Görüntüleme Yöntemi

IBM Research bilim adamları, Stanford Üniversitesi Center for Probing ile birlikte 100 milyon kez daha hassas manyetik rezonans görüntüle yöntemi geliştirdiklerini açıkladılar.

Görüntüleme tekniğinin moleküler biyoloji ve nanoteknoloji için 3 boyutlu karmaşık molekülleri inceleme konusunda fayda saylayacağı düşünülüyor.

MRI’nin bu kadar yüksek çözünürlükte yapılabilmesi ile proteinlerin yapıları ve birbirleri ile olan ilişkileri ortaya çıkarılarak, kişisel tıp ve hedefli ilaç konularını etkilemesi düşünülüyor.

“Bu teknoloji virüslere, proteinlere ve ddiğer biyolojik elemanlara bakış açımışı değiştirecek.” Mark Dean, IBM Research strteji ve operasyon başkan yardımcısı

Bu gelişme manyetik rezonans kuvvet mikroskopisi (MRKM) adlı yöntem sayesinde yapılmış. Yöntem çok küçük manyetik kuvvetleri kullanıyor. Yüksek çözünürlüklü görüntüler sağlamasına ek olarak, yöntem yüzeyin altını da görüntülüyor ve elektron mikroskopisinin aksine, hassas biyolojik malzemeleri bozmuyor.

IBM bu yöntem üzerinde 10 yıldır çalışıyor.  Bugün ise ilk defa MRI kullanarak, gelişmiş 3 boyutlu görüntü oluşturma tekniklerinin yardımı ile  ilk defa biyolojik bir cismin nanometrik görüntüsü elde edildi. Örnek olarak tütün virüsü seçilmiş, ve 4 nm çözünürlükte bir görüntü elde edilmiş.

Manivelanın ucu ve virüsler

“MRI tıbbi görüntüleme için çok iyi bir şekilde kullanılıyordu fakat mikroskopide kullanılma alanı çok kısıtlı idi. Ümidimiz nano MRI ile proteinlerin ve diğer karmaşık moleküllerin iç yapılarını tamamen keşfetmek.” Dan Rugar, nanoboyut incelemeleri başkanı.

Yeni alet, geleneksel MRI cihazı gibi çalışmıyor. Araştırmacılar, örnek malzeme mikroskopik bir manivelada dururken, MRFM’i çok küçük manyetik kuvvetleri bulmak için kullanıyorlar. Lazer interferometre, manivelanın hidrojen atomlarının manyetik spinlerinin yakındaki nanoboyuttaki manyetik uç ile etkileşirken ortaya çıkan hareketlerini takip ediyor. Sivri uç 3 boyutta taranıyor ve manivelanın titreşimlerinin analizi ile 3 boyutlu görüntü elde ediliyor.

IBM daha önce de mikroskopi alanında devrimsel çalışmalara imza atmıştı. 1986 Nobel Ödülü’nün sahipleri Gerd Binnig ve Heinrich Rohrer, 1981 yılında atomların yerlerini değişitiren taramalı tünelleme mikroskopunu icat etmişlerdi.

Araştırmanın makalesi bugün Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayınlandı. Makaleye şuradan ulaşabilirsiniz.

Haberi Türkiye’de sadece Zaman yapmış herhalde. Başka gazetelerde de yayınlanmışsa, yorumlarda belirtirseniz sevinirim.

Kaynak: 1 , 2

2008-2012 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 46000'i geçti.

Real Time Web Analytics