UNAM'a yüksek lisans ve doktora başvuruları devam ediyor. Bilgi için.

Desteklenen Nanoteknoloji Projesi Sayısına Göre Kurum Sıralaması

Thomson Reuters 2008′den beri yayınlanan makalelerin hangi kurum tarafından desteklediği bilgisini de tutmaya başlamış. Nature dergisi 2008-2009 yayınlanan nanoteknoloji konulu makalelerin %67′sinde (61.300 tane) bu bilgiye ulaşıp bir sıralama yapmış.

  • Çin Ulusal Temel Bilim Kurumu – 10200 makale
  • ABD Ulusal Bilim Kurumu (NSF) – 6700 makale
  • Çin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı – 4700 makale
  • Avrupa Birliği (Ar-Ge programları) – 3500 makale
  • ABD Sağlık ve İnsan Servisleri (Ulusal Sağlık Enstitüsü dahil) – 3100 makale
  • Çin Eğitim Bakanlığı – 3100 makale
  • ABD Enerji Bakanlığı – 3000 makale
  • ABD Savunma Bakanlığı – 2600 makale
  • Almanya Araştırma Kurumu – 2600 makale
  • Japonya Eğitim, Kültür, Spor, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı – 2400 makale

Çin daha fazla makale yayınlamasına rağmen, ABD ve AB kadar kaliteli yayın yapmadığı anlaşılmış. İsrail, Hollanda ve İsviçre kaliteli nanoteknoloji araştırması yapan küçük ülkelerden.

Makaleden bir ilginç ayrıntı da şu. Ağustos 2008 – Temmuz 2009 arası en az 250 tane nanoteknoloji projesini destekleyen ülkelerin diğer ülkelerle yaptığı işbirliği gösteren bir grafik var. Grafiğe göre kendi kaynakları ile nanoteknoloji araştırması yapan ülkeler: Arjantin, Çek Cumhuriyeti, İran ve Türkiye.

Kaynak: 1

NNI, 2011 Nanoteknoloji Planı’na Yorum Bekliyor

ABD, üç senede bir genel bir nanoteknoloji politikası belirliyor. İlki Aralık 2004′te, ikincisi Aralık 2007′de yayınlandı. Bu Aralık’ta bir rapor daha yayınlanacak. Ulusal Nanoteknoloji Girişimi (NNI) önümüzdeki ay yayınlanacak raporun taslak halini sitesinde yayınladı. 30 Kasım’a kadar herkes strateji ile ilgili düşündüklerini bir sayfayı (4000 karakter) aşmayacak şekilde, NNI’nin özel hazırladığı siteye üye olarak yetkililerle paylaşabiliyor. (Sitenin adresi)

Şimdilik durum çok iyi değil gibi. 17 günde strateji ile ilgili sadece dokuz yorum yapılmış.

Peki bu strateji neyi belirliyor?

Nanoteknoloji planı 25 devlet kurumunun nanoteknoloji ile ilgili çalışmalarının çerçevesini çiziyor. ABD 2011  mali yılında nanoteknolojiye 1.76 milyar $ harcayacak, böylece 2001 mali yılından bugüne kadar nanoteknolojiye toplam 14 milyar $ aktarılmış olacak. Türkiye yılda 2010′da nanoteknolojiye 10 milyon $ ayırdı.

NNI’nin 2001′de kurulduğundan beri dört hedefi var.  Son raporda bu dört hedef için önümüzdeki üç yılda neler yapmayı planladığına bir göz atalım:

1. Dünya lideri nanoteknoloji araştırma ve geliştirme ortamına sahip olma

  • Tekli, çoklu, disiplinlerarası, amaca yönelik araştırmaları desteklemeye devam
  • En az üç devlet kurumu tarafından desteklenen en az beş tane disiplinlerlarası araştırma merkezi kurma [Genel stratejiler belirleme yerine, ölçülebilir hedef koymak çok önemli. Türkiye'nin bilim politikalarının en büyük sıkıntılarından birisi böyle hedefler koymaması. Aslında hiç zor değil.]
  • ABD’nin nanoteknoloji performansını belirlemek için ölçüm kriterleri geliştirme [Bu tasarlanan ölçüm kriterleri büyük ihtimalle birkaç yıl sonra başka ülkelerdeki uzmanlar tarafından kendi ülkelerini notlandırmak için kullanılacak. Çünkü yeniden bir ölçüm kriteri tasarlamak vakit isteyen bir şey. Bir ülkenin ölçüm kriteri başka bir ülkeye ne kadar uyumlu olur acaba?]

2. Kamu yararı için yeni teknolojileri ürüne dönüştürmeyi teşvik etme

  • Mart ayındaki PCAST tavsiyesine uygun olarak önümüzdeki beş yılda nanoüretime yönelik araştırmalara desteğin iki katına çıkarılması
  • Önümüzdeki beş yılda en az beş tane devlet-özel sektör ortaklığı kurulması [Yine sayısal bir hedef]
  • Ticarileştirmenin önündeki engellerin kaldırılması
  • ABD’deki sanayicilerle ortak çalışarak yol planlarının hazırlanması
  • Araç (mikroskop vs.) kullanımının kolaylaştırılması
  • Uluslararası platformlarda nanoteknolojinin güvenli ve sağlıklı geliştirilmesi için daha aktif yer alma
  • Bu hedef için gerekli bilgilere ulaşımın kolaylaştırılması

3. Nanoteknoloji için eğitim kaynaklarının, yetenekli işgücünün ve altyapının sağlanması

  • Nanoteknoloji alanında yetenekli işgücü için eğitim programlarının geliştirilmesi
  • Halkı bu konularda gayri resmi toplantılarla bilgilendirmek

4. Nanoteknolojinin sorumluluk bilinci ile geliştirilmesi

  • Nanomalzemelerin sağlığa ve çevreye olan etkisini ölçme yöntemlerinin geliştirilmesi
  • Risk değerlendirmesi modellerinin geliştirilmesi
  • Bu konularla ilgili bilgilerin toplumun her katmanı ile paylaşılması ve görüşünün alınması

Raporun son hali Aralık ayında yayınlandıktan sonra bir daha değerlendirme yapacağım.

Kaynak: 1

NSTC’nin Sürdürülebilir Nanoüretim Stratejisi

Temmuz 2010′da ABD’de başkanlığa bağlı National Science and Technology Council (Ulusal Bilim ve Teknoloji Kurulu – NSTC) “Sürdürülebilir Nanoüretim” alanındaki stratejisinin son halini yayınladı. Rapor 6 sayfa (PDF), hızlıca okunabilir. Fakat İngilizce bilmeyenler için bu kısa belgenin Türkçe özetini burada paylaşmanın faydalı olacağını düşünüyorum.

ABD 10 yıldır aktif bir şekilde nanoteknolojiye yatırım yapıyor ve bu konuda şu an için dünyada lider. Mart ayında President’s Council of Advisors on Science and Technology (Başkan’ın Bilim ve Teknoloji Danışmanları Kurulu – PCAST ) ABD’nin stratejisini değerlendirmiş ve tavsiyelerde bulunmuştu.

Tavsiyelerden birincisi şu idi:

Ticarileştirme: 10 yıl boyunca teorik araştırma yapılacak altyapı hazırlandı, araştırmacı yetiştirildi. Şimdi ürüne dönüştürme zamanı.

Raporda verilen bir nasihat de şu idi:

Nanoüretime desteği %100 artırmak lazım. Ürün çıkarma aşamasında nanoüretim yöntemlerine vâkıf olmamız, faydalı olacaktır.

İşte bu iki fikrin ışığı altında “Sürdürülebilir Nanoüretim” stratejisi hazırlandı. 2011 yılında bu  alana 23 milyon$ harcanacak. Raporda iki tane basit ana hedef var:

1) Ölçeklenebilir ve sürdürülebilir nanomalzemeler, bileşenler, aygıtlar ve süreçlerin tasarımı

2) Nanoüretim ölçüm teknolojileri

1. ana hedefe ulaşmak için koyulan ara hedefler:

  • 2 yıl içinde sanayi/akademi/devlet konsorsiyumun oluşturulması
  • 4 yıl içinde ölçeklenebilir, sürdürülebilir, verimli ve güvenli malzeme sistemlerinin ve süreçlerinin gösterilmesi
  • 8 yıl içinde sanayi ortakları ile üretim için uygun bu tip malzeme ve süreçlerin belirlenmesi. Daha sonra ABD’deki üreticilere bu teknolojinin transferi ve/veya ABD’deki üreticiler tarafından bu teknolojinin kabul edilmesi. (Buraya dikkat, üretimin ABD’de yapılması isteniyor)

2. ana hedefe ulaşmak için koyulan ara hedefler:

  • 2 yıl içinde sanayi/akademi/devlet/konsorsiyumun oluşturulması
  • 4 yıl içinde hızlı, dayanıklı, standartlaştırılmış/takip edilebilir ve eşzamanlı çalışan ölçme sistemlerinin gösterilmesi (Nanoboyutta ürettiğimiz malzemeleri ölçemezsek, seri üretim de yapamayız.)
  • 8 yıl içinde sanayi ortakları ile bu ölçüm teknolojilerinin geliştirilmesi ve denenmesi

Gördüğümüz gibi nanoteknolojinin hayatımıza girmesi için yaklaşık 8 yıl kaldı. Mart ayında şöyle yazmışım:

Bu ana kadar gelişmeler hep teorik alanda olunca, Türkiye’nin ne kadar geri olduğu pek göze çarpmıyordu. Fakat böyle devam edersek, bundan beş yıl sonra treni ne kadar kaçırdığımızı herkes anlayacak.

Hatırlatayım, bizim nanoteknoloji stratejimiz sadece bir kere yazıldı, 2004 yılında. Arada geçen altı yılda strateji yenilendi, ne değerlendirildi. Ve gelecek yıl için de yeni bir şey yapmayı planlamıyoruz. Tren kaaaçt….

Üçüncü Rusnanoforum Haftaya Başlıyor

Rusya’nın nanoteknoloji kurumu Rosnano 1-3 Kasım 2010 tarihleri arasında Moskova’da üçüncü kez uluslararası bir forum düzenliyor.

Sergi alanı bu yıl %30 artarak 3908 m2 olmuş. 13 ülkeden 350 şirket katılıyor. Katılımcılar arasında ABD, Almanya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İran, İsrail, İsviçre ve Japonya var. Türkiye yine yok. Rusya’dan ise 35 şehir çalışmalarını tanıtma şansı elde edecek.

Forum’daki tüm konuşmaları her zamanki gibi canlı olarak hem İngilizce, hem Rusça izleyebileceğimizi düşünüyorum. 2008 ve 2009 video arşivlerine de ulaşmak mümkün.

Rusya nanoteknoloji alanında yaptıklarını dünyaya bu etkinlikle anlatıyor. Canlı yayın ve arşivin olması çok önemli.

Türkiye’nin buna benzer yaptığı etkinlik NanoTR konferansları. Fakat bu konferans Türkiye’nin nanoteknoloji ile ilgili yaptıklarını dünyaya hiç duyuramıyor. Bırakın başka ülkelerde haber olmasını, Türkiye’de gündeme hiç gelmiyor. NanoTR konferanslarında nelerin değişmesi gerektiğini şu yazımda paylaşmıştım.

Forumdan izleyebildiğim oturumlardan notları blogumda paylaşacağım.

Kaynak: 1

Orta Vadeli Program Açıklandı, Nanoteknolojide Yeni Bir Şey Yok

10 Ekim’de Resmi Gazete’de 2011-2013 arası uygulanacak “Orta Vadeli Programı Hazırlıkları” açıklandı. Nanoteknoloji ile ilgili sadece bir cümle var (“Alt Sektör Öncelikleri” başlığında):

[...] geleceğe yönelik olarak nanoteknoloji, biyoteknoloji, yeni nesil nükleer teknolojiler ile hidrojen ve yakıt pili teknolojileri, sanayi politikasının öncelik vereceği sektörlerdeki araştırmalar, yerli kaynakların katma değere dönüştürülmesini amaçlayan Ar-Ge faaliyetleri, aşı ve anti-serum başta olmak üzere yaşam kalitesinin yükseltilmesine yönelik sağlık araştırmaları, bilgi ve iletişim teknolojileri ile savunma ve uzay teknolojileri öncelikli alanlar olarak belirlenmiştir. [...]

Bu kadar. Türkiye’nin nanoteknoloji politikası, sadece nanoteknolojiyi öncelikli bir alan olarak nitelendirmekten ibaret.

2004′te yazılmış bir nanoteknoloji stratejimiz var (PDF). Geçen 6 yıllık sürede bu rapor ne güncellendi, ne işleyişi kontrol edildi. Bakalım 6 yıl önce hedefler neymiş, neleri gerçekleştirmişiz.

  • Özel olarak nanobilim ve nanoteknoloji araştırmalarına yönelik kapsamlı bir araştırma planımız bulunmamaktadır. Bu planın hazırlanması ve bunun gerektirdiği araştırma altyapısına verilecek destekte geç kalınması halinde, Türkiye bu son fırsatı da kaçıracaktır. (6 yıl geçti hâlâ bu plan yok. Plan olmadan bir hedefe ulaşılabilir mi?)
  • Yetişmiş eleman açığının öncelikle giderilmelidir. (Birkaç üniversite yüksek lisans, doktora programları başlattı. Fakat bu fakülteler planlı açılmıyor. Tamamen üniversitelerin inisiyatifine bırakılmış. 10 yıl sonra kaç tane nanoteknoloji uzmanı lazım, o sayıya ulaşmak için önümüzdeki yıllarda nerelerde kaç tane program açalım hesaplaması yok.)
  • Üniversitelerin, küçük, orta ve büyük ölçekli sanayinin araştırma alt yapısının oluşturulması, yasal
    düzenlemelerle geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerekir. (Ar-Ge kanunu, teknokentler gibi girişimler yapıldı. Nanoteknolojide çok fazla şirket kurulmadı geçen altı yıl içerisinde.)
  • Araştırma merkezleri artırılmalı ve yaygınlaştırılmalı, sanayi tarafından yapılan veya yönlendirilen araştırmalar teşvik edilmeli ve desteklenmelidir. (Her geçen gün yeni bir araştırma merkezi açılıyor. En son üç tanesi: 1, 2, 3. Fakat verim çok düşük. Ortak bir plan olmadığı için, her araştırma merkezi kendine göre bir şeyler yapmaya çalışıyor. Makale sayısının artması öncelikli hedef.)
  • Teknoparkların yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi, nanoteknolojilerin geliştirilmesi için özellikle önemlidir. (Teknokent sayısı arttı, kurulan nanoteknoloji şirketi sayısı çok çok az.)

Nanofotonik, nanoelektronik, nanomanyetizma ile ilgili hedefler

Temel Araştırma Hedefleri

HEDEF 1: Yarıiletkenlerden (grup IV ve II-VI yerıiletkenleri) oluşan nanoyapıların üretim süreçlerinin anlaşılması. Bu süreçler hakkında fizik, kimya, biyoloji, elektronik ve diğer ilgili alanları kapsayan çok disiplinli araştırma programlarının geliştirilmesi. Üretilen nanoyapıların ölçülmesi ve analiz edilebilmesi için yöntemlerin araştırılması ve geliştirlmesi (2007).

HEDEF 2: Nanoyapılar içeren elektronik, fotonik ve spintronik aygıtların fiziğinin anlaşılması ve araştırılması. Yeni açılımların tespit edilmesi ve öngörülmesi (2010).

(Bu üretim süreçleri anlaşıldı mı? Nasıl anlayacağız bu süreçlerin anlaşıldığını? Türkiye’de kimler bu konular üzerinde çalışıyor? 2010 yılı bitiyor, yeni açılımlar tespit edildi mi? Hiçbir fikrimiz yok.)

Uygulamalı ve Sınai Araştırma Hedefleri

HEDEF 1: Nanoyapılar içeren Light Emitting Diode (LED), lazer ve dedektör prototipinin üretilmesi ve üretim metodolojisinin geliştirilmesi (2008). (Yapıldı mı? Kimler bu konuda çalışıyordu?)

Sınai Geliştirme

HEDEF 1: Nanoyapılar içeren ilk özgün LED, lazer ve nanodedektör üretiminin gerçekleştirilmesi (2010). (Türkiye’de özgün nanoyapılı LED üreten bir şirket var mı?)

Bu sadece bir alt dalla ilgili hedefler. Diğer alanlarda da benzer hedefler var, hepsini burada yazmaya gerek yok. Ortak nokta: hedefler konmuş ama o hedeflere nasıl ulaşılacağı belirtilmemiş.

Geri kalanlar en çok dikkatimi çekenler de şunlar:

  • Ulusal Nanokarakterizasyon Merkezinin kurulması (2007)
  • Ulusal Nanolitografi Merkezinin kurulması (2007)
  • Taramalı Uç Mikroskoplarının Geliştirilmesi, atomik manipülasyonun oda sıcaklığında daha
    kontrollü yapılabilmesi (2010)
  • Paralel elektron demet litografi kullanarak 10 nm boyutlarında nanoyapılar içeren tümleşik
    entegre develerin üretimi (2010)

Özet

Türkiye elindeki fırsatları değerlendiremediği için, nanoteknoloji devrimini kaçırmıştır. Eğer bu konuda bir şeyler yapmak istiyorsa, önce bu konudaki planını hazırlamalı ve düzenli olarak bu planı denetlemelidir. Artık çok çok daha hummalı bir çalışma yapmalıdır. Geçen altı yıla, gündeme bakınca, bunun gerçekleşmesinin çok zor olduğunu düşünüyorum.

Bundan sonra eğer birisi “Türkiye daha bu devrimi kaçırmadı.” der ise, lütfen ona bu yazıyı gösterin.

2008-2012 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 46000'i geçti.

Real Time Web Analytics