Merhaba arkadaşlar. 4. Nanoteknoloji Günü öğleden sonraki oturumları başladı. Sabahki sunumlarla ilgili notlara şuradan ulaşabilirsiniz.
Etkinlik bitti. İlginiz için teşekkürler. Bir başka canlı blogda görüşmek üzere.
Geçen seneki canlı blog için tıklayınız.
Doç. Dr. Alper Kiraz – Koç
Not: Bu konuşma çok teknik olduğu ve biraz hızlı devam ettiği için buraya çok detaylı şeyler yazamadım. Kusura bakmayın.
Konuşma üç kısımdan oluşacak.
Kuantum mühendisliği
Kimya ve biyoloji mühendisliği
Optoelektronik mühendisliği
Kuantum mühendisliği:
Kuantum mühendisliği için ayrık enerji sistemlerine sahip bir sistem gerekli. Kuantum özelliklere sahip bir sistemle bilgi işleyebiliriz. Fakat şu ana kadar böyle bir sistem yapamadık, kuantum bilgisayarlar piyasada değil. Kuantum mühendisliğinin önündeki en büyük engel dış dünya etkilerinden kuantum sistemi koruma.
Sistemi nasıl koruyacağız? İlk yöntem, vakum kullanarak atomları tuzaklayabiliriz. Tuzaklama sistemini yapan kişi Nobel aldı.
Çok atomu, tek atomu ve iyonları tuzaklayabilirsiniz. İki problem var: atomu tuzaklasanız bile hareket etmeye devam ediyor: Brownian hareketi. Bir de tuzağa düşmüş atomu sonsuza kadar incelemeniz mümkün değil.
İkinci yöntem ise soğutma. Sistemi soğutarak ideale yakın kuantum-mekanik sistemler oluşturabilirsiniz.
Tek foton kaynağı üretme problemi. Elektronları teker teker göndermeniz mümkünken tek foton üretme kaynağı doğada yok.
Tek foton algılayıcılar üretildi. Şu ana kadar çok büyük bir uygulama bulunmadı ama bir şey yapmak mümkün: rastgele sayı üretme, kuantum kriptoloji (çok daha güvenli haberleşme, idealde kimsenin konuşmayı dinlemesi mümkün değil bu sistemlerde).
Kimya ve biyoloji mühendisliği:
Ajan molekülleri kullanmak. Ajan molekül olarak ne kullanabiliriz? Boya, kuantum nokta vs.
Tek moleküllü motorlarıni incelenmesi.
Not: Bu kısımdaki konuları daha önce bilmediğim için buraya çok detaylı şeyler yazamadım. Kusura bakmayın. Konuşmada çok fazla teknik terim var.
Optoelektronik mühendisliği
Not: Bu kısımdaki konuları daha önce bilmediğim için buraya çok detaylı şeyler yazamadım. Kusura bakmayın. Konuşmada çok fazla teknik terim var.
Prof. Dr. Emir Baki DENKBAŞ – Hacettepe
Emir hocayı Hacettepe’de ziyaret etmiştim, okumak isterseniz buyurun.
Konuşma başlığı: “Tıp ve sağlık bilimlerinde nanoteknoloji”
Nanoteknolojinin kısa tarihçesi, tanımından bahsetti şu ana kadar. Şu yazı faydalı olabilir: Nanoteknoloji Nedir?
Gecko, kelebek ve nilüfer yaprağında nanoyapılar. Doğada birçok nanoyapı var, biz de bunlardan çokça ilham almalıyız.
Nanoteknoloji önümüzdeki 5 yıla damgasını vuracak. Şu an sizler çok şanslı bir dönemdesiniz.
Tekstilde prestijli ülke idik. Şu an biraz geride kaldık. Akıllı tekstille tekrar eski prestijimizi yakalayabiliriz.
Şu an nanoteknoloji ürünleri yavaş yavaş etrafımızı sarıyor. Farkında olarak ya da olmayarak nanoürünler kullanıyoruz. Ürünlerin çoğu büyük şirketler tarafından üretiliyor.
Nanoteknoloji kullanan yöntemlerle hastalık teşhisi yapılabiliyor. Yavaş yavaş klinik uygulamalar başladı.
Farklı tıp alanlarında nanoteknoloji uygulamaları:
Kalp stentlerinde nano delikler açıp buraya tıkanmayı engelleyecek ilaçlar dolduruluyor. Daha sonra kontrollü olarak bu ilacı salıyorsunuz.
Tümörleri dondurarak öldürme ve tedavi etme. Bu yöntemle kemoterapide olduğu gibi sağlıklı hücreler de donduruluyordu. Artık önce nanoparçaçık gönderiliyor ve sadece zararlı hücreler öldürülüyor. Klinik denemeleri başladı, yöntemin literatürde adı nanocryosurgery.
Nanorobotik ile vücudu kesmeye gerek kalmadan vücudun içine çeşitli robotlarla girip müdahale etmek mümkün. Diş hekimliğinde de yapay diş konusunda nanoteknoloji uygulamaları var: nanodentistry diye arama yapılabilir.
Yapay organ ve ortopedide nanoiplikçikler kullanılıyor.
Nanoparçacıklar kullanarak daha detaylı parmak izi almak mümkün. Parmak altın nanoparçacıklara batırılıyor.
Nanoteknolojinin zararları araştırılmalı ve önlenmeli. Nanotoksikoloji alanı bununla ilgileniyor.
Hacettepe Üniversitesi Nanoteknoloji ve Nanotıp Anabilim dalı‘nda şu an 110 öğrenci var. Şu ana kadar 15 öğrenci yüksek lisansını bitirmiş, seneye de 4-5 tane doktorasını bitirecek.
Yrd. Doç. Dr. Sinan Filiz – Bilkent
Konuşma başlığı: “Biyolojiden Esinlenen Üretim”
Mikrosistemler üzerine çalışmalar yapıyor. Konular ise hassas üretim tezgahı (kendi tasarımı, hassas konum ölçme özelliği, hassas kesiciler), mikroenjeksiyon, mikro iğnelerle ilaç tedariki, minyatür protezler (kulak protezi mesela).
Konuşma kendi araştırması üzerinde olmayacak, daha çok şu an üzerinde düşündüğü konularla ilgili olacak. Teknik bir konuşma değil, felsefi bir konuşma yani.
Biyolojiden esinlenen tasarımdan daha önce bahsettik (gecko, nilüfer vs.)
Doğada bir de üretim var. Mesela çok küçük bir canlı olan sinekte birçok üretim süreci var. Bunların üzerinde düşünmemiz lazım. Aynı şekilde insanın gelişimi boyunca otomatik olarak birçok üretim yapılıyor.
Bakteri motorunun çalışma prensibini hâlâ tam olarak bilmiyoruz, çünkü çok küçük bir yapı (50 nm). Motor proteinlerden oluşuyor. Motorun oluşumu aslında nanoseviyede bir üretim.
Bizim nanoüretimde şu an kullandığımız üretim yöntemleri (litografya, katman katman üretim vs.) doğadaki nanoüretim yöntemlerine göre çok kaba kalıyor.
Tohum temelli üretim olabilir ileride. Tıpkı gerçek tohumlar gibi ürünün tohumuna dönüşmesi mümkün olacak, tabi ki tohumu hammaddelerin olduğu bir ortama koymak lazım.
Etkinlik bitti. İlginiz için teşekkürler. Bir başka canlı blogda görüşmek üzere.
Türkiye'deki nanoteknoloji araştırmacılarının listesi için 