Türkiye'deki nanoteknoloji araştırmacılarının listesi için tıklayınız.

2011-2016 Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi Hakkında

22. BTYK  toplantısı 15 Aralık 2010 tarihinde yapıldı. Toplantı sonucunda 2005-2010 Bilim Stratejisi değerlendirildi, 2011-2016 Bilim Stratejisi, 2011-2016 Bilim ve Teknoloji İnsan Kaynağı Strateji belgeleri kabul edildi. Bu yazıda, bu belgeler hakkındaki yorumlarımı paylaşacağım. Yazının tek cümlede özeti: Türkiye nanoteknolojiyi artık üzerinde çalışılması gereken kritik bir teknoloji olarak görmüyor.

2005-2010 Bilim Stratejisi değerlendirilmesi (PDF)

Öncelikle bir bilim stratejisinin beş yılda bir değerlendirilmesi çok yanlış. Normalde her yıl bilim stratejisinde konulan hedeflere ulaşıldı mı, yeni hedefler konmalı mı, hangi hedefler değiştirilmeli gibi soruları inceleyen bir değerlendirme yapılması lazım. BTYK toplantılarında alınan kararlara baktım, orada da stratejileri ve hedefleri eleştirip, düzelten bir belge yok.

Bu belge son 5 yıldaki BTYK toplantılarında alınan kararların bir özeti sayılabilir. Devlet ne yaptı bu beş yılda bilim adına? Ar-ge teşvik edildi, araştırma merkezleri kuruldu, araştırmacı sayısı artırıldı vs. Bunlar yazılmış. Ben nanoteknoloji ile ilgilendiğim için diğer kısımların özetini yayınlamıyorum.

Nanoteknoloji ile ilgili bilgiler:

1) 2005 yılında öncelikli teknoloji alanları belirlenmiş. Nanoteknoloji de o sekiz teknolojinin içinde. Diğer yedisi: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Biyoteknoloji ve Gen Teknolojileri, Mekatronik, Üretim Süreç ve Teknolojileri, Malzeme Teknolojileri, Enerji ve Çevre Teknolojileri, Tasarım Teknolojileri.

2) Açılan merkezler: (maliyetler 2010 fiyatları ile)

  • İTÜ – Nanobilim ve Nanoteknoloji İleri Araştırmalar Merkezi (2008-2011) 23 milyon TL
  • GYTE – Nano-Magnetizm Araştırma Merkezi (2009-2011) 14 milyon TL
  • Gazi Üniversitesi – Nanotıp-Nanoteknolojiye Dayalı Yeni Tanı ve Tedavi Yöntemlerinin Geliştirilmesi Merkezi (2007-2010) 12 milyon TL
  • GYTE – GYTE-KOSGEB Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (2003-2006) 9 milyon TL
  • Bilkent Üniversitesi – Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi 2. Faz Altyapı Projesi (2007-2010) 31,9 milyon TL
  • Sabancı Üniversitesi – Nano-Mikro Disiplinlerarası İleri Araştırma Merkezi (2009-2011) 27 milyon TL
  • Bilkent Üniversitesi – Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (1. Faz) (2005-2006) 13,6 milyon TL
  • Fatih Üniversitesi – BiyoNanoTeknoloji Araştırma Laboratuvarı (2008-2010) 7,1 milyon TL

3) Avrupa Birliği 6. çerçeve programında “Nanoteknoloji ve Nanobilimler, Bilgi Tabanlı Çok Fonksiyonlu Malzemeler, Yeni Üretim Süreçleri ve Araçları” başlığı Türkiye’den en fazla rağbet gösterilen dördüncü alan.

2011-2016 Bilim ve Teknoloji İnsan Kaynağı Strateji Belgesi (PDF)

Nanoteknoloji ile ilgili bir şey yok.

Öne çıkan istatistikler şöyle:

2002-2009 arasındaki 9 yıllık dönemde, bu alandaki artışlar sırasıyla (Tam Zaman Eşdeğer Ar-Ge personeli ve Tam Zaman eşdeğer araştırmacı sayısı), %60 ve %40 olmuştur. Bu artış hızlarıyla 2003-2008 döneminde OECD ülkeleri içinde Türkiye Ar-Ge personelini en hızlı artıran 5. ülke ve araştırmacı sayısını en hızlı artıran 4. ülke konumuna ulaşmıştır.

Hâlâ nüfus başı araştırmacı sayımız birçok ülkeden az.

Bu strateji belgesinde dikkatimi çeken bir şey de yakın zamanda artık akademik yükselmelerde sadece makale sayısına değil, patentlere, araştırma projelerinde proje yürütücüsü veya araştırmacı olarak görev almaya da bakılacak. Şu an makale kalitesinden ziyade makale sayısına bakıldığı için sahte makale üretme yöntemleri türedi. (A. Murat Eren’in bu konudaki yazısı okunmalı)  Bundan sonra da sahte patentlerin ve projelerin sayısı patlayabilir.

2011-2016 Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi (PDF)

Nanoteknoloji ile ilgili bir şey yok! 2023 için belirlenen sekiz öncelikli alanla ilgili bir strateji yok. Hatta yeni strateji belirleme emri de yok. Onun yerine Başbakan’ın himayeleri altına aldığı enerji, su ve gıda alanlarında ulusal Ar-Ge ve yenilik stratejilerinin hazırlanması emri var. Bu üç raporun 2011 yılı içerisinde hazırlanması bekleniyor.

TÜBİTAK, üniversitelerden ve özel sektörden oluşan üç yeni strateji çalışma grubu oluşturulmuş. Kurullara üyeler nasıl seçildi bilemiyoruz. Enerji çalışma grubunda özel sektörden bir tek TÜPRAŞ, gıda çalışma grubunda Ülker gıda ve Kula Gıda Kombinaları A.Ş. var, su çalışma grubunda ise özel sektörden kimse yok.

Şimdi bu ne demek?

TÜBİTAK 8 yıl önce 2023′e kadar söz sahibi olmamız gereken sekiz alan belirliyor. Sekiz yılda bu alanlarla ilgili nitelikli çok az adım atılıyor – yukarıda 2005-2010 yıllarında yapılanları özetledim. Yarı yolda stratejimizi tamamen değiştiriyoruz. 2023 strateji belgesinden alıntılıyorum:

Sonuçta bu teknolojiye [nanoteknolojiye] sahip ülkelerin refah seviyesi, ekonomisi ve ulusal güvenliği çok daha güçlü konuma gelecektir. Zamanında sanayi ve mikroelektronik, enformatik devrimlerini yakalayamamış olan ülkemiz için, nanoteknoloji bir son fırsattır. (sayfa 19)

Bu teknoloji alanlarındaki [8 kritik teknoloji] nihai hedefimiz, ülkemizi 2023’e taşıyacak öncelikli teknolojik faaliyetleri gerçekleştirebilecek yetkinlik düzeyine gelmektir. (sayfa 33)

Tabi ki Türkiye’nin bilimi sadece bu sekiz teknoloji ile gelişmek zorunda değil. Fakat bu sekiz teknolojiden vazgeçme sebepleri açıklanmadı. Anında karar verilmiş gibi. Aynı senaryonun  bu yeni üç alanın (enerji, su, gıda) başına gelmeyeceğine dair elimizde bir garanti de yok. Üç tane strateji yayınlanacak, bunların ne kadar önemli olduğu yazılacak, bu stratejilerde bazı hedefler olacak, hedeflere ulaşıldı mı kontrol edilmeyecek, birkaç yıl sonra yeni alanlar belirlenecek, yeni kurullar kurulacak, yeni stratejiler belirlenecek vs.

Nanoteknoloji artık kritik bir teknoloji olarak görülmüyorsa, binbir zorlukla kurulan sekiz nanoteknoloji merkezine bundan nasıl bir destek sağlanacak merak ediyorum. Gelişmeleri öğrenen diğer alanlardaki bilim adamlarının şevki kırılmayacak mı?

Bunun böyle olacağının sinyalleri geliyordu zaten: Sanayi Bakanlığı Stratejisi, Orta Vadeli Plan.

Sizler ne düşünüyorsunuz? Türkiye’nin bu adımları doğru mu?

2011-2014 Türkiye Sanayi Strateji Belgesi’nde Nanoteknoloji

Bugün Sanayi Bakanlığı’nın sitesinde 2011-2014 Türkiye Sanayi Strateji Belgesi (AB üyeliğinde doğru) başlıklı bir belge yayınlnadı. PDF formatında şuradan ulaşabilirsiniz. Türkiye’nin uzun dönemli sanayi vizyonu şu şekilde tanımlanmış: “Orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Avrasya’nın üretim üssü olmak.

Nanoteknoloji iki yerde geçiyor:

1 – Firmaların Teknolojik gelişimi altbaşlığında politikalar maddesi:

Sanayi stratejisinin odağında, firmaların tümünün teknolojik gelişmişlik düzeyini arttırmaya yönelik politikalara ağırlık verilecektir. Firmaların, mevcut teknolojileri etkili bir şekilde kullanmaları; ürün, süreç ve organizasyonel yenilikçilikleri başarılı bir biçimde gerçekleştirmeleri ve kendilerini küresel piyasalardaki rakiplerinden ayrıştırabilen firmaların sayısının ve etkinliğinin arttırılması yönünde politikalar uygulanacaktır. Buna ek olarak, bilgi yoğun sanayilerin geliştirilmesi, biyoteknoloji ve nanoteknoloji gibi alanlara yatırım yapılması da politika öncelikleri arasındadır. (İtalikliği ben ekledim)

2 -  Yukarıdaki amaca yönelik eylem planında ise şöyle deniyor:

Sorumlu kuruluş: Sanayi ve Ticaret Bakanlığı

İşbirliği yapılacak kuruluşlar: TÜBİTAK, TİKA, Ulusal Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Enstitüsü (UNAM), Üniversiteler, Özel Sektör

Performans Göstergesi: Gelişmekte olan ülkelerden ve Türkiye’de yerleşik kurum, kuruluş ve üniversitelerden yılda 40 kişinin eğitilmesi

Süre: 2011 – 2014

Yapılacak işlem ve açıklama: Bakanlığımız, Ulusal Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Enstitüsü (UNAM) ve Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) işbirliğinde düzenlenecek “Nanoteknolojide Temizoda Kullanımı Konulu Eğitim Programı” projesi ile gelişmekte olan ülkeler ve ülkemiz katılımcılarının temizoda teknolojileri, nano-cihaz proses tasarımı ve optimizasyonu ve nanoteknolojide son gelişmeler konularında eğitilmesi ve uzman yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bazı ülkelerin; sosyoekonomik ve endüstriyel gelişmişlik seviyesinin yükselmesi, UNAM ve ülkemiz ile ortak uygulamaya yönelik projeler geliştirmesi, Ülkemiz ile katılımcıların ülkeleri arasında teknik işbirliği imkânları yaratılması ve geliştirilmesi, Ülkemizin özellikle teknoparklar ile büyük sanayi kuruluşlarının Ar-Ge personelinin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması hedeflenmektedir.

Bir performans göstergesinin olması güzel. Sanayi bakanlığının önümüzdeki üç yıl için nanoteknoloji stratejisi yılda 40 kişiyi eğitmek. Sayısal bir hedef var çok güzel. Fakat araştırma yapma ve bilgiyi ürüne dönüştürme ile ilgili strateji belirlenmemesi kötü olmuş. ABD, Rusya ve diğer ülkelerin nanoteknoloji stratejisinde üç ana başlık var: araştırma, ürüne dönüştürme, eğitim.

Bu arada söz konusu “Nanoteknolojide Temizoda Kullanımı Konulu Eğitim Programı” geçen sene yapıldı. İnternet sitesine şuradan ulaşabilirsiniz.

07 Ağustos 2011 ekleme: SETAV Sanayi strateji belgesi üzerine bir değerlendirme yayınlamış. Ulaşmak için tıklayın.

2008-2012 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 46000'i geçti.

Real Time Web Analytics