Ücretsiz bilim dergisi NetBilim'in son sayısını okumak için tıklayın.

NANOTR 6 Bu Sene İzmir’de, Peki Neler Değişmeli?

[Not: Bu yazı ilk olarak ücretsiz bilim e-dergisi Netbilim'in Mart 2010 sayısında yayınlanmıştır. Gökhan Atmaca'nın izni ile yazdığım yazıyı blogumda tekrar yayınlıyorum.]

Türkiye’nin ilk nanoteknoloji konferanslarından biri olan NanoTR’nin altıncısı bu sene İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde yapılacak.(http://nanotr6.iyte.edu.tr/) Bu yazımda geride kalan beş konferansın kısa bir değerlendirmesini yapacağım.

Etkinlik düzenlemek zor bir iş: yerin ayarlanması, bildirilerin incelenmesi, konuşmacıların seçilmesi vs. Bir etkinliği beş yıl üst üste düzenlemek ayrıca zor bir iş. O yüzden NanoTR konferanslarının hazırlanmasında görev almış herkese buradan teşekkür ediyorum, eminim çok çalışmışsınızdır. Fakat bence NanoTR konferanslarını çok daha etkili hale getirmeliyiz.

Öncelikle sitelerden başlayalım. Etkinliklerin sitesi her sene yapılan üniversitenin alan adını içeriyor. Mesela 4. NanoTR İTÜ’de idi, sitesi (http://www.nanotr4.itu.edu.tr/). Konferansın öncelikle ana bir sitesi olması lazım ki, konferansla ilgili tüm bilgilere ulaşmak kolay olsun. Bir örnek vermek gerekirse her yıl Avrupa’nın bir şehrinde olan Nanotech Europe konferansının bir ana bir sitesi var (http://www.nanotech.net/), sitenin içinde geçmiş yıllara ait bilgilere, hatta çoğu sunuma, ulaşmak mümkün. Tek bir site olunca, bu konferansla ilgili tüm haberleri de takip etmek mümkün oluyor. NanoTR konferanslarında böyle bir imkan yok. Siteden siteye dolaşmamız gerekiyor.

Ana bir site yapıldıktan sonra sitenin içeriği zenginleştirilmeli. NanoTR konferanslarının sitesinin içeriği hep aynı: konferans ücreti, konferans yeri, bildiri gönderme ekranı vs. Hepsi de konferans başlamadan önce işe yarayacak şeyler. Konferanstan sonra sitede herhangi bir değişiklik yapılmıyor. İnceleyebildiğim kadarı ile  sadece NanoTR 3′ün sitesine fotoğraflar eklenmiş (http://www.fen.bilkent.edu.tr/~nano-tr/index.html), NanoTR 4′ün ve 5’in giriş sayfasını gören birisi konferans daha yapılmamış zannedebilir, zira cümlelerde hep gelecek zaman kullanılmış.

Peki nasıl olmalı bir konferans sitesi?

Rusya 2 yıldır Rusnanoforum adlı bir etkinlik düzenliyor. Etknliğin ana amacı Rusya’daki nanoteknoloji çalışmalarını yurtdışına duyurmak. Etkinlik nanoteknoloji ile ilgili tüm yabancı sitelerde duyuruluyor, yabancı katılımcı listesi NanoTR’ye gore bir hayli fazla. Etkinlik yapılırken nanoteknoloji Rusya’nın gündemine oturuyor, birçok kişi Rusya’nın nanoteknolojideki yeri üzerine kafa yoruyor, yazı yazıyor. Konferanstaki paneller sadece fen bilimleri ve mühendislik üzerine değil.

NanoTR konferansı ne yazık ki Türkiye’de nanoteknolojiyi gündeme getirmiyor, bildiri temaları hep fizik, kimya, elektronik ekseninde; Türkiye’nin nanoteknoloji politikası, uluslararası işbirlikleri, nanoteknolojinin denetimi gibi, en az diğer konular kadar önemli konular, maalesef hiç konuşulmuyor.

En önemlisi, konferans canlı yayınlanıyor, hem de iki dilde – Rusça ve İngilizce! Konferanstan sonra videolar konferansın sitesinden izlenebiliyor. (http://rusnanotech09.rusnanoforum.ru/Post.aspx/Show/19706) Dikkatinizi çekerim, geçen sene bu konferansın ikincisi yapıldı. NanoTR’nin 6 yılda geldiği yeri görünce, çok da başarılı olduğumuz söylenemez.

NanoTR konferansında ne olup bittiğini katılımcılar dışında kimse bilmiyor, ne videolar yayınlanıyor, ne sunumlar siteye konuluyor, ne konferans kitapçığı sonradan elde edilebiliyor. “5 yıl önce NanoTR konferansları ile neler hedefleniyordu, neler başarıldı, neler başarılamadı, gelecek planları neler?” gibi soruların cevaplarını üzerine kafa yormak için, konferansla ilgili bilgilerin paylaşılması zaruri.

Fikirleri paylaşmadıkça, yeni fikirlerin oluşması zor. NanoTR bir an önce kendini tamamen yenilemeli.

Uludağ Üniversitesi’nde Nanoteknoloji Günleri

Uludağ Üniversitesi Nanoteknoloji Kulübü (UNAT) başkanı Cemal Öğüt’ün bildirdiğine göre, 3-4-5 Mayıs 2010 tarihlerinde Uludağ Teknopark‘ta “Nanoteknoloji Günleri” etkinliği düzenlenecek.

Konuşmacıları aşağıdaki afişte görebilirsiniz:

12 Mayıs 2010 düzeltme: Kulüp başkanının adını Cemal Öğüt yerine Cemil Öğüt olarak yazmışım, onu düzelttim.

Ankara Üniversitesi’nde 2. Nanoteknoloji Günleri

Erkan Bayram’dan öğrendiğime göre, Ankara Üniversitesi Nanoteknoloji Topluluğu 17-18 Nisan 2010 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Nanoteknoloji Günleri-2 adlı bir etkinlik düzenliyormuş.

Yer: Ankara Üniversitesi, Tandoğan Kampüsü, F Blok Mavi Salon. (Harita)

Program:

17 Nisan Cumartesi:
10:00-11:00 Prof. Dr. Murat Elçin: Doku Mühendisliği ve Nanobiyoteknoloji
11:15-12:15 Yrd. Doç. Dr. Dönüş Tuncel: Nano Yapılı Organik Malzemeler
13:30-14:30 Hayzen Müh. ve Grafen Kimya Sanayii: Sınai Nanoteknoloji

18 Nisan Pazar:
10:00-11:00 Doç. Dr. Nihal Aydoğan: Moleküler Nanoteknoloji, Surfaktantlar ve Uygulamaları
11:15-12:15 Yrd. Doç. Dr. Ayşe Karakeçili: Doku Mühendisliğinde Nanolitografik Teknikler
13:30-14:30 Yrd. Doç. Dr. Mehmet Bayındır: 1. Nanomalzeme, Nanotel ve Uygulamaları
2. Dünyada ve Türkiye de Nanoteknoloji

“Nanoteknolojik” Ferbanat L Hakkında

Bugün neredeyse tüm gazetelerde Ferbanat L ile ilgili bir basın bülteni yayınlandı. Habere göre Ekosistem Gübre Sanayi Turizm İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş. “nanoteknolojik” organik sıvı bir gübre ve “her damlası bereket” olan Ferbanat L’nin Türkiye’nin tarım sorununu 2015′te çözeceğini düşünüyor.

Şimdi yavaş yavaş ürünü inceleyelim.

1) İngilizce hiçbir dökümanda Ferbanat L’nin nanoteknolojik özelliğinden bahsedilmiyor. (12 Nisan ekleme: Ben bu yazıyı yazarken yukarıda arama hiç sonuç vermiyordu, şu an üç sonuç veriyor. Çıkan sonuçlarda nano kelimesi geçse de, dikkatle bakıldığında o nano kelimelerinin sitedeki başka şeylerle ilgili olduğu görülebilir.)

2) Sitede iddia edildiği gibi (en altta, stratejilerimiz başlığı) ürün Türkiye’de üretilmemiş. Bunu nereden anlıyoruz? Şirketin yine kendi sitesinde “Belgeler” kısmında bir fotoğraf var. Bu fotoğrafta şirketin Tarım ve Köyişleri Bakanlığından alınmış onay belgesini görüyoruz. Sol tarafta ürünün Litvanya’da üretildiği açıkça yazıyor. (20 Nisan düzeltme: Osman Nebioğlu’nun yorumundan sonra bir düzeltme yapmak istiyorum. Sitede noktalama işareti kullanılmadığı için, cümleyi yanlış anlamış olabilirim.Cümle şu: “Türkiye de ilk olarak solucanlardan elde edilen ve NANO teknolojisiyle üretilen “FERBANAT L” organik sıvı gubre üreticilerimizde yaratacak kalıcı üstünlükler sağlamak aynı zamanda üreticilerimizin ihracatına, Türkiye�in dış ticaretine katkıda bulunmak.” Olarak kelimesinden sonra virgül koyarsak anlam değişiyor.)

3) Ürünün Rusça sürümü şurada. Burada da ürünün “nanoteknolojik olduğu” yazıyor. Rusya’daki birkaç kurumdan onay belgeleri yer alıyor, fakat hiç nanoteknoloji ile ilgili olan bir şey göremedim.

4) Ferbanat’ın Türkçe sayfasında ürünün Rusya Federasyonu araştırma merkezi ile işbirliği ile yapıldığı yazıyor. Rusça yaptığım aramalarda ürünün Rusya’da satışını yapan “Plant” şirketinin kurucusunun eskiden Rusya Devlet Ticaret ve Ekonomi Üniversitesinin işletme bölümünün başkan olduğunu öğrendim. (Beslan Kobahiya ile röportaj, Google Docs PDF belgesi) Bu röportajda ürünü kendisinin geliştirdiğini söylüyor. Rusya araştırma merkezi ile yapılan işbirliği, sakın bu adamın ürününü satmak olmasın?

5) Ferbanat’ın sitesinin İngilizce sürümünde tonlarca hata var. Bu da şirketin ciddiyeti hakkında bize bir bilgi veriyor.

6) Ürünün “nanoteknolojik” olmasını şirket şöyle açıklıyor:

“Ferbanat L” üretiminde humin maddelerinin parçalanması ile ilgili olarak moleküler teknolojisi kullanılmaktadır.

Türkçe ancak bu kadar kötü bir cümle kurulabilirdi. İddiaya göre humin-humat molekül bileşimi “nanoteknoloji” uygulanarak “mikro” hümin-humat moleküllerine dönüştrülüyor. Ben merak ediyorum, nerede kaldı “nano”luk?

Bu üründen Gürer Budak 3. Nanoteknoloji Günü‘nde “Solucanlardan elde edilen doğal bir ürünü, sanki kendileri üretmiş ve üzerinde nanoteknoloji kullanmışlar süsü veriyorlar” diye bahsetmişti.

Gazetelerden rica ediyorum, lütfen önünüze gelen basın bültenlerini bir kontrolden geçip öyle yayınlayın.  Unutmayın, doğru haberlere yer vermek, dikkat çekici manşet atıp, tıklama sayınızı artırmadan çok daha önemlidir.

Sonuç: Türkiye’de acilen nanoürün kontrol mekanizması kurulmalıdır, yoksa bu tip yanlış bilgilendirmeler yüzünden halkımız nanoteknolojiye karşı soğuyacak, devletin nanoteknolojiyi desteklemesini boş iş olarak görecek ve daha birçok olumsuzluk meydana gelecek.

YTÜ’de Nanoteknoloji 2010 Etkinliği Gerçekleştirildi!

(Not: Bu yazı YTÜ’de Nanoteknoloji 2010 etkinliği düzenleyen Enes Anadır tarafından yazılmıştır. Kendisine teşekkür ediyorum. Eğer siz de nanoteknoloji ile ilgili bir etkinlik yapmayı planlıyorsanız, benimle paylaşırsanız sevinirim.)

Nanoteknoloji 2010 Etkinliği 26 Mart tarihinde Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

Büyük ilgi gören etkinlik, katılımcıları nanoteknolojinin geleceği adına bir kez daha umutlandırdı ve heyecanlandırdı. Etkinlikte şehir içinden ve dışından birçok üniversite öğrencisi ve akademisyen ağırlandı. Konuşmacı olarak davet edilen akademisyenler genel bilgilerin yanı sıra üzerine çalıştıkları uygulamalar hakkında ayrıntılı ve aydınlatıcı bilgiler verdiler. Davet edilen şirketler de firmaları bünyesinde ki uygulamalarından bahsettiler ve nanoteknolojinin her yerde olduğu konusunu bir kez daha vurguladılar.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ayşegül AKDOĞAN EKER “Nanoteknoloji nedir?” sorusu ile başladığı sunumunu, nanoteknolojinin günlük hayatı kolaylaştırmak adına ürünlere indirgenmiş kullanımlarını örnekledi.

Etkinliğin ikinci konuşmacısı Prof. Dr. Hatem AKBULUT sunumunda “Nano yapılı Li-İyon piller” konusuna ve konu ile ilgili araştırmalarına değindi.

Prof. Dr. Bülent EKER ambalaj sektöründe kullanılan nanoteknolojik uygulamalardan ve bu uygulama alanındaki çalışmalarından bahsetti.

Dr. Cahit KARAKUŞ (ICHS Haberleşme ve Savunma Teknolojileri) mevcut anten teknolojilerinden ve sektörde yeni bir dönem başlatabilecek olan çalışmalarından bahsetti.

Nurol Teknoloji‘den etkinliğimize katılan Esra Kutlu, Nurol Teknolojinin çalışma parkında kullandığı nanoteknolojik cihazların tanıtımı ile birlikte firma bünyesinde üretilen nanofiber yapılı ürünler üzerine ayrıntılı ve aydınlatıcı bir tanıtım gerçekleştirdi.

2008-2010 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 23000'i geçti.

Real Time Web Analytics