UNAM'a başvurular 10 Mart'ta başlıyor. Detaylı bilgi.
Geçtiğimiz hafta Rusya başbakanı Putin, Rosnano başkanı Çubays ile görüştü. Görüşmenin konusu Rosnano’nun 2 yılda ne yaptığı, bunların değerlendirilmesi ve gelecek projeler idi. Rusya’da Putin’in cumhurbaşkanı olduğu zaman da devlet adamları ile yaptığı ve televizyonlarda yayınlanan bu “başabaş görüşme” tarzını çok beğendiğimi belirtmek istiyorum. Bir örneğini şurada görebilirsiniz.
Konuşmanın özetine bakalım:
Rusya 2008′de yayınladığı nanoteknoloji stratejik planında 2008 ve 2009 için yapılması gereken her şeyi yerine getirdi. (TÜBİTAK yetkililerine sesleniyorum, 2023 planlarımız hiç gözden geçirildi mi, geçirildi ise de sonuçları bizlerle paylaştınız mı?)
Şu an Rosnano tarafından onaylanan 64 proje var ve bunların çoğu yeni fabrikalar kurma ile ilgili. Toplam destek 196 milyar ruble, (yaklaşık 6.5 milyar $) bunun 90 milyar rublesini (yaklaşık 3 milyar $) Rosnano, geri kalanını yatırımcılar yapmış. (Türkiye ne kadar ayırdı sizce?)
Projelerin kalitesinin artması için uğraşacaklar. Bu girişim sayesinde daha önce Rusya’da olmayan sektörler yavaş yavaş oluşmaya başladı, bir örnek – güneş enerjisi. Çuvaşistan’da yeni bir güneş enerjisi paneli fabrikası kuruluyor.
Güneş enerjisi panelleri için gerekli kristal silikon ise İrkutsk şehrinde inşa edilecek fabrikada üretilecek.
Eski SSCB ülkelerinde varolan insan gücünden faydalanmak için bu ülkelerle sıkı bir işbirliği yapılacak. BDT Nanomerkezi kurulması gündemde. Kazakistan’la ortak nanoteknoloji risk sermayesi oluşturuluyor. (Biz de etrafımızdaki ülkelerle işbirliği yapmalıyız. Bunun faydasını dış politikada gördük. UNAM’ın yazın yapacağı temiz oda kullanmayı öğretme zirvesi bir başlangıç.)
Bilimsel gelişemeleri daha verimli bir şekilde yapmak için birçok kanunda değişiklik yapılacak: ithalat, ihracat, vergi, Rusya’ya girişler vs.
Geçen aylarda Rosnano’nun elinden alınan kaynakların tekrar geri verilmesi ile bizzat Putin ilgilenecek.
Geçen yazımda UNAM’a başvuruların bu sene erken başlayacağını paylaşmıştım. Birkaç gün önce UNAM’dan Mustafa Güler hoca başvurularla ilgili poster ve dosya gönderdi. Belirlenen tarihler şöyle:
Tanıtım günü: 6 Mart 2010
Erken Başvuru: 10 Mart 2010
Mülakatlar: 13 Mart 2010
Daha detaylı kitapçığı şuradan (PDF) indirebilirsiniz.
23 Şubat 2010 eklemesi:
Tanıtım günü (6 Mart 2010) programı belli olmuş:
10:30-10:45 – UNAM ve Nanoteknoloji (Salim Çıracı)
10:45-10:55 – Engin Umut Akkaya’nın araştırmaları
10:55-11:05 – Mehmet Bayındır’ın araştırmaları
11:05-11:15 – Necmi Bıyıklı’nın araştırmaları
11:15-11:25 – Aykutlu Dana’nın araştırmaları
11:25-11:35 – Hilmi Volkan Demir’in araştırmaları
11:35-11:45 – Mustafa Özgür Güler’in araştırmaları
11:45-11:55 – Ali Kemal Okyay’ın araştırmaları
11:55-12.05 – Bülend Ortaç’ın araştırmaları
12.05-12:15 – Ayşe Begüm Tekinay’ın araştırmaları
12:15-12:25 – Turgay Tekinay’ın araştırmaları
12:25-12:35 – Tamer Uyar’ın araştırmaları
Program Bilkent Üniversitesi, Merkez Kampüs, Fen Fakültesi Binası, A blok, 240 nolu odada yapılacak. Ulaşımla ilgili problemi olanlar benle iletişime geçerse, yardımcı olurum.
Geçen gün Mehmet Bayındır ile konuşma fırsatım oldu, UNAM’la ilgili son gelişmeleri öğrenmeye çalıştım.
1) UNAM’a yüksek lisans ve doktora başvuruları bu dönemden itibaren daha erken yapılmaya başlanacak. Sebebi ise yurtdışındaki üniversitelere yapılan doktora başvurularının sonuçlarının Şubat, Mart aylarında açıklanması. Yurtdışına gitmeyi düşünen öğrencileri UNAM’a çekmek için böyle bir uygulama şart. Geçen sene başvurular 5 Haziran’da bitiyordu. Bu sene ise tanışma toplantısı 6 Mart‘ta, mülakatlar ise 16 Mart‘ta yapılacak. Erken başvuru için son tarih ise 10 Mart 2010. Bu konu ile ayrıntılı bilgiyi ilerleyen günlerde paylaşacağım.
2) UNAM’ın sitesi Türkçeleştiriliyor! Umarım bu sefer gerçekten Türkçeleştirilir. Bu sefer diyorum, çünkü sitenin Türkçesinin hazırlanması geçen sene de gündemdeydi. Türkiye’nin ulusal bir araştırma merkezinin sitesinin Türkçe olmamasına ben çok üzülüyorum.
3) UNAM bu dönemden itibaren artık sadece Türkiye’den değil, tüm dünyadan öğrenci kabul edecek. Bence çok önemli adım. Türkiye’nin bu konuda adını duyurması için etkili bir yöntem. Bakalım başarılı olacaklar mı?
4) UNAM artık gerçekten “ulusal” bir araştırma merkezi olmuş. Şimdiye kadar merkezin adı “Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Merkezi” idi, “ulusal” sıfatının kullanılmasına izin verilmemişti.
5) UNAM artık 24 saat araştırmacılara açık. Kurulurken de zaten 24 saat açık olacağı düşünülüyordu, fakat şimdiye kadarki zaman diliminde daha az süre hizmet veriyormuş demek ki. 300′den fazla kullanıcı varmış.
6) Yeni hocalar gelecek. Bu mesele de kurulmadan önceki safhada da gündemde idi, fakat şu zamana kadar UNAM ABD’den kapasitesini dolduracak kadar hoca transferi yapamadı. Bakalım bu sene ne olacak.
Şimdilik haberler bu kadar. Yakında UNAM’ın 5. katında geçen dönem açılan nanobiyoteknoloji laboratuvarını ziyaret edeceğim, daha sonra da laboratuvarla ilgili bir bilgilendirme yazısı yazacağım.


