UNAM'a başvurular 10 Mart'ta başlıyor. Detaylı bilgi.

İngiltere’nin 2009-2012 Nanoteknoloji Stratejisi

Bu yazıda sizlere İngiltere’nin 2009-2012 nanoteknoloji stratejisi raporunun özetini aktaracağım. Raporun tamamı okumak isteyenler şu adresten raporun PDF’sini görüntüleyebilir.

Bu raporun amacı İngiltere’nin küresel olarak nanoteknolojide başarılı olabilmesi için nanoteknoloji ile ilgili hangi alanlara yatırım yapması gerektiğini ortaya çıkarmak. Yapılan değerlendirmeler sonucunda araştırmalar üç ana başlık altında toplanmış:

1 – Toplumlardaki değişikliklerine çözüm bulacak teknolojiler

  • çevre
  • atıkların izlenmesi
  • güvenli ve temiz enerji üretimi, dağıtımı vs.

2 – Yaşlanan ve artan nüfüsa yönelik teknolojiler

  • ilaç geliştirme, hastalık teşhisi, görüntüleme, protez
  • gıda paketleme ve depolama

3 – Akıllı modern dünya oluşturmak için teknolojiler

  • güvenlik sistemleri
  • akıllı taşıma sistemleri
  • kullanıcı ile daha fazla etkileşim halinde olan aletler
  • yeni nesil bilgisayar sistemleri

Daha sonra ise bu amaçlara ulaşmak için atacakları 8 adım belirlenmiş:

  1. Mevcut altyapıyı değerlendirme
  2. 2009-2011 boyunca Ar-Ge işbirlikleri yapma
  3. AB 7. Çerçeve imkanlarından faydalanma
  4. Nanoteknolojiyi sağlığa ve çevreye uygun geliştirmek için AB ve OECD ile beraber çalışma
  5. 2009-2011 boyunca İngiltere’deki diğer devlet kurumları ile ortak çalışma
  6. Oluşan akademik bilgiyi iş dünyasına taşıma
  7. Şimdiki yol planının tekrar inceleme, düzeltme ve “süper” yol haritasının oluşturma
  8. Uluslararası alanda İngiltere’deki çalışmaları duyurma

Raporda önemli olan diğer bilgiler ise nanoteknoloji şirketleri hakkındaki istatistikler.

Buna göre en fazla nanoteknoloji şirketine sahip ülkeler sırası ile: ABD, Japonya, Almanya, İngiltere ve Güney Kore.

Aşağıdaki grafikte ise nanomalzeme üreten şirketlerin dağılımını görebilirsiniz:

Şaşırtıcı bir diğer bilgi de, İngiltere’nin nanoteknolojiye yatırım yapmaya 1986‘da başlaması. Şu anda İngiltere nanoteknolojiye 235 milyon £ ayırıyor. (Türkiye 2010′da 10 milyon TL ayırıyor)

İngiltere’de toplam 34 tane mikro ve nano araştırma merkezi var. En önemlileri Cambridge, SafeNano, Eminate.

İngiltere’deki nanoteknoloji merkezleri

İngiltere nanomalzeme üretmekten ziyade o nanomalzemeleri ürüne dönüştürme üzerine kafa yoruyor. Raporda bu tercihin kötü bir tercih olmadığı tersine iyi olduğu belirtilmiş.İngiltere’de şu an 223 nanoteknoloji şirketi bulunuyor.

İngiltere’nin kuvvetli bir yönü ise metroloji konusundaki tecrübesi. Nanoteknoloji standartlarının oluşmasında baş rolde olan bir ülke. İngiltere Standart Enstitüsü tarafından oluşturulan nanoteknoloji standartlarına şuradan ulaşabilirsiniz. İngiltere nanoteknoloji çalışmalarının en önemli parçası olan bilimsel aletler üretme konusunda da çok iyi bir yerde.

İngiltere’nin kendine güvendiği bir diğer dal ise tıp. Farmakolojide ABD’den sonra 2. olmaları, dünyanın en büyük sağlık kurumu NSH’ye sahip olmaları nanotıp konusunda İngiltere’yi bayağı avantajlı kılıyor.

Illinois Üniversitesi’nden Jian Ku Shang daha önce morötesi ışık yerine güneş ışını ya da aydınlatmada kullanılan ışıkla antibakteriyel özellik göstermeye başlayan bir madde üretmişti. Titanyum dioksite azot karıştırılması ile (doping) elde edilen malzeme, titanyum dioksitin fotokatalitik özelliğinden faydalanıyor.

Şimdi ise Shang artık ışık kaynağı kaldırıldıktan sonraki 24 saat boyunca antibakteriyel özelliği göstermeye devam eden malzeme üretmeyi başarmış. Titanyum dioksit-azot birleşimine paladyum oksit (PdO) nanoparçacıklarının eklenmesi karanlıkta da antibakteriyel özelliğin devam etmesini sağlıyor.

Makale yeni malzeme üretimi ile ilgili Journal of Materials  Chemistry dergisinde yayınlanmış.

Şu an antibakteriyel madde olarak çoğunlukla nanogümüş kullanılıyor. Nanogümüşün sağlığa ve çevreye zarar verdiği birkaç defa gösterildi, araştırmalar devam ediyor.  Bu yeni malzemenin nanogümüşe alternatif olması da zor gözüküyor, paladyum elementinden dolayı. Bakalım başka ne gibi çözümler geliştirilecek.

Kaynak: 1

Hacettepe Nanoteknoloji ve Nanotıp Anabilim Dalı Öğrenci Alıyor

2008 Bahar döneminde Hacettepe’de kurulan Nanoteknoloji ve Nanotıp Anabilim Dalı, 2009-2010 Akademik yılı Bahar dönemi için yüksek lisans ve doktora öğrencileri kayıtlarına devam ediyor. Başvuru için son tarih 20 Ocak 2010.

Kontenjanlar ise şöyle:

T.C. Uyruklu
Yüksek Lisansa Dayalı Doktora : 10
Lisansa Dayalı Doktora : 5
Yüksek Lisans Tezli : 15

Yabancı Uyruklu
Doktora : 2
Yüksek Lisans Tezli : 3

Yatay Geçiş
Doktora : 2
Yüksek Lisans Tezli : 3

Daha fazla bilgiye anabilim dalının sitesinden ulaşabilirsiniz.

2010 Yılı Yatırım Programı 14 Ocak 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı. 204 sayfalık belge Resmi Gazete’nin sitesinde paylaşılmış (PDF).

Hemen nano kelimesini arattırdım tabi ki. İşte sonuçlar:

TÜBİTAK

Nanokaplamalı İşlevsel Tekstillerin Gelişimi

2007-2010 yılları arasında devam eden bir proje. Toplam 1.734.000 TL harcanmış, 2010′da ise 10.000 TL daha harcanacak.

Bor esaslı işlevsel ve nanoteknolojik anti-fouling

2007-2010 yılları arasında devam eden bir proje. Toplam 1.192.000 TL harcanmış, 2010′da ise 10.000 TL daha harcanacak.

Gazi Üniversitesi

Nanotıp-nanoteknolojiye dayalı yeni tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi

2007-2010 yılları arasında devam eden bir proje. Toplam 1.020.000 TL harcanmış, 2010′da ise 1.480.000 TL daha harcanacak.

Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

Nanomagnetizm araştırma merkezi

2009-2011 yılları arasında devam eden bir proje. Toplam 3.420.000 TL harcanmış, 2010′da ise 3.500.000 TL daha harcanacak.

İTÜ

Nanobilim ve nanoteknoloji ileri araştırma enstitüsü

2008-2011 yılları arasında devam eden bir proje. Toplam 6.325.000 TL harcanmış, 2010′da ise 5.000.000 TL daha harcanacak.

Toplam yapılan yatırım miktarı 10.000.000 TL. 2009 ise 7.515.000 TL yatırım yapılmış. Daha önceki senelerin belgelerinde metin araması yapılamadığı için, o yıllara ait verileri toplayamadım.

Hatırlatalım, ABD nanoteknolojiye 2010′da 1 milyar dolar, Rusya ise 2015′e kadar 10 milyar dolar ayırmayı düşünüyor.

SUNUM İlk Disiplinlerarası Araştırma Merkezi Mi?

Geçen hafta ben tam finallerimle ve bitirme projemler uğraşırken, nanoteknoloji gündeme oturdu. Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi bünyesinde kurulacak olan SUNUM’un resmi duyurusunu yaptı. Bu yazıyı aslında 10 gün önce yazmam gerekiyordu, anca yazıyorum.

Bu merkezin kurulacağı Mart 2009′da belli idi, adının da NANODAM (Nanoteknoloji Disiplinlerarası Araştırma Merkezi) olması düşünülüyordu.

Basın toplantısında Güler Sabancı tarafından sarfedilen şu cümleler dikkatimi çekti:

Nanoteknoloji alanında da bir ilk’i gerçekleştirerek kapılarımızı Türkiye’deki tüm araştırmacılara açıyoruz. Sabancı Üniversitesi, vizyonu ve stratejisi paralelinde, geçtiğimiz yıl, Türkiye’nin ve bölgemizin ilk disiplinlerarası nanoteknoloji araştırma ve geliştirme merkezinin kurulması çalışmalarına başlamıştı. Merkezimiz sanayi, üniversite ve diğer araştırma kurumlarının işbirliğine açık olacak.

Ne yazık ki SUNUM Türkiye’nin ilk disiplinlerarası ve herkese açık araştırma merkezi değil. En azından 2008 yılında açılmış olan UNAM var. UNAM’da bulunan cihazlar Türkiye’deki her araştırmacıya açık ve farklı farklı disiplinlerden öğrenciler UNAM bünyesinde yüksek lisans ve doktora yapıyor.

Nedir bu “Türkiye’nin ilk’i” olma sevdamız? Keşke Güler Sabancı bu cümleleri sarf etmeseydi. Şimdiden UNAM ile SUNUM arasında gizli bir düşmanlık oluşmasından korkuyorum. Hiç gerek yok.

İlginç bir şekilde internette yaptığım araştırma sonucunda kimsenin bu konuya itiraz ettiğini görmedim. İşi daha da ileriye götürüp, SUNUM’u Türkiye’nin ilk nanoteknoloji merkezi olarak haber yapanlar bile var.

Kaynak: 1

2008-2010 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 15000'i geçti.