Türkiye'deki nanoteknoloji araştırmacılarının listesi için tıklayınız.

UML 4 Milyon Dolar Destek Aldı

Yüksek miktarda nanoüretim üzerine çalışan Massachusetts Lowell Üniversitesi Nanoüretim Merkezi 4 milyon dolarlık destek aldı. Destek kararı güvenlik ödenekleri başlığı altında Kongre’den geçti ve geçtiğimiz Pazartesi (21 Aralık) günü Obama tarafından imzalandı.

Üniversitede geliştirilecek olan aletler arasında şunlar bulunuyor:

  • Bir ortamda biyolojik ve kimyasal maddelerin olup olmadığını gösteren sensörler
  • Araçlardaki yapısal hasarları teşhis etme mekanizmaları – Vasıtaları önceden belirli bir çizelgeye göre kontrol etmektense, bu mekanizam sayesinde hasar oluştuğu an tamir yapılacak.

Hyattsville’de bulunan Ordu Araştrıma laboratuvarı ve Natick Laboratuvarları üniversitenin işbirliği yaptığı araştırma kurumları. Sonuçta ticari bir ürün çıkarsa, faydalanacak olan firmalar Raytheon (Dünyanın en büyük savunma sanayisi şirketlerinden), Textron ve Triton.

Merkez daha önce 2004 yılında 5 yıllığına 12.4 milyon $ destek almıştı. 2009 yılında bu destek bitince miktarın azalması dikkat çekici.

Kaynak: 1

Son güncelleme: Kaynak bağlantı adresi düzeltildi. – 13 Nisan 2011

TÜBİTAK Bilim Ödülleri Dün Verildi

TÜBİTAK Bilim Ödülleri dün Çankaya Köşkü’nde düzenlenen törenle 44. kez sahiplerine verildi. Geçen sene ödüllerin bir tanesi nanoteknoloji üzerine çalışan bilim adamımıza verilmişti: Selim Ünlü.

Bu sene nanoteknoloji alanında çalışan üç bilim adamımız ödül aldı.

Engin Umut Akkaya: “Süpramoleküler kimya alanında moleküler algılayıcı ve bilgi işlemcilerin rasyonel tasarım, sentez ve uygulamaları konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeni ile ödül almış. Şu an UNAM’da araştırmacı olarak görev yapıyor.

Taner Yıldırım: “Deneysel ve Kuramsal Katıhal Fiziği ve NanoMalzeme Bilimi alanında alışılmışın dışında kalan üstüniletkenler, moleküler kristaller ve hidrojen depolama konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeni ile ödül almış. Salim Çıracı ile beraber yaptıkları titanyum dioksit eklemeli karbon nanotüp çalışması ile biliniyor.

Hilmi Volkan Demir: “Nanoteknoloji ve Nanobilim alanında Nanofotonik konusundaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeni ile ödül almış. Ayarlanabilir beyaz LED makalesi ile biliniyor.

Engin Umut Akkaya plaketini alırken

Taner Yıldırım plaketini alırken

Hilmi Volkan Demir plaketini alırken

Ayrıca, bölümümün değerli hocası Emre Alper Yıldırım‘ı da ödül alanlar arasında olduğu için kutluyorum.

Emre Alper Yıldırım plaketini alırken

Kaynak: 1 , 2

AB İle Fikirlerinizi Paylaşmak İçin Son 10 Gün

AB, 26 Eylül 2009′da “Nanoteknoloji Araştırmalarının Sorumluluk Bilinci İçerisinde Yapılması İçin Davranış Kuralları”nı kabul etti. 20 Ekim 2009′dan itibaren de bu davranış kuralları hakkında herkesten fikir toplamaya başladı. Fikirlerinizi kişisel olarak, ya da bir organizasyon adına gönderebiliyorsunuz.

Fikir gönderme işlemi 3 Ocak 2010′ta bitiyor.

Anket dilinin sadece İngilizce olmasına canım sıkıldı. Eğer birçok ülkeden fikir toplamak istiyorlarsa, anketi olabildiğince fazla dilde hazırlamaları gerekiyordu.

Fikir belirtmeden önce Davranış Kuralları‘nı (PDF) okumanız tavsiye edilir.

Davranış kuralları 7 ana başlığa ayrılmış:

  • Yapılan araştırmaların insanlığa bir faydası olması ve temel hakları ihlal etmemeli.
  • Araştırmalar insanlar, hayvanlar, bitkiler veya çevre için biyolojik, fiziksel ya da ahlaki bir tehdit haline dönüşmemeli.
  • Araştırmalar yapılırken gerekli önlemler alınmalı ve zarar en aza indirgenmeli.
  • Araştırma süreci saydam olmalı. Araştırmalardan etkilenen herkesin söz hakkı olmalı.
  • Araştırmalar standartlara uygun ve en uygun ortamlarda yapılmalı.
  • Araştırmalara yaratıcılığı, yeniliği, esnekliği teşvik etmeli.
  • Araştırmayı yapılan sonuçlara karşı sorumluluk içinde olmalı.

Maddeleri okuduktan sonra, sanki masal dünyasında yaşıyormuşuz gibi gelebilir, fakat hedefi yüksek tutmak lazım, çünkü her zaman hedefin altında bir yere ulaşırsınız.

Son olarak: Anket bağlantısı

10 Yıl Önce ABD Başkanı’na Yazılan Mektup

ABD 2001 yılında dünyada ilk defa ulusal bir nanoteknoloji kurumunu – Ulusal Nanoteknoloji Girişimi – oluşturdu. Daha sonra, geri kalan ülkelerin de nanoteknoloji ilgisini çekti ve neredeyse her ülke ulusal nanoteknoloji stratejileri nioluşturmaya, bu alana yatırımlar yapmaya başladı. Nanoteknoloji yarışı resmen 2001′de başladı. Bugün sizlerle bu yarışı başlatan bir mektubun Türkçesini paylaşmak istiyorum. Mektubun orijinal haline şuradan ulaşabilirsiniz. Mektubu okurken göreceksiniz ki, şu an nanoteknolojinin neden önemli olduğunu anlatan her yazıda geçen hususlar 10 yıl önce bu mektupta dile getirilmiş. Nanoteknoloji tarihinde çok önemli belgelerden biri bence. Yazı içindeki kalınlaştırmalar, önemli gördüğüm yerleri daha açık hale getirmek için yapılmıştır.

Amerika Birleşik Devleti Başkanına
Beyaz Saray
Vaşington, DC 20500

Saygıdeğer Başkan:

Bilim ve Teknoloji Danışmanları Komiteniz olarak (PCAST) 2001 Mali Yılının başında Ulusal Bilim ve Teknoloji Konseyi’nin (NSTC) teklif ettiği gibi Ulusal Nanoteknoloji Girişimi’ni (NNI) kurmanızı şiddetle destekliyoruz. Bizim desteğimiz NSTC’nin Nanobilim, Mühendislik ve Teknoloji Grubu’nun (IWGN) hazırladığı detaylı raporun teknik ve bütçe yönleri ile incelenmesine dayanıyor.

Biz, Hükümetin NNI’yi en önemli mesele olarak görmesi gerektiğine inanıyoruz. 21. yüzyılda Amerika’nın ekonomi liderliğinin ve ulusal güvenliğinin devam etmesi, önümüzdeki 10-20 yıl süresince nanoteknoloji Ar-Ge’sinde kaydadeğer, sürekli bir artış ile mümkün olacaktır. NSTC’nin IWGN grubu tarafından teklif edilen güçlü yatırımı ve araştırma stratejisini destekliyoruz.

Nanoteknoloji, malzemeleri ve bileşenleri atom atom, ya da molekül molekül üretme ve bunları faydalı şeylere dönüştürme bilimi ve teknolojisidir. Nanoteknoloji, nanometre düzeyinde (metrenin milyarda biri – saç telinden onbin kat küçük) çalışmak için, yeni gelişmeleri, yeni gözleri (yüksek çözünürlükteki mikroskoplar) ve yeni elleri (lazer cımbızlar) kullanıyor. Nanoteknoloji kimya, fizik, biyoloji, mühendislik ve malzeme bilimindeki modern gelişmeler sayesinde gelişiyor. Nanoteknolojinin 21. yüzyılın başında ekonomimizi toplumumuzu tıpkı bilgi teknolojisi ya da hücre, genetik ve moleküler biyoloji gibi derinden etkileyeceğine inanıyoruz. Nanoteknoloji ayrıca biyoloji, kimya, malzeme ve fizik bilimlerinin ve mühendislik disiplinlerinin birbirine yakınlaşmasını da vesile oluyor.

Nanoteknoloji II. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan ve ekonomik olarak bir öneme sahip devrimlerden, ABD’nin lider olarak girmediği ilk devrimdir. ABD’de hükümet ve özel sektörün önemli derecede Ar-Ge yatırımları var, fakat Avrupa ve Japonya ABD’den daha fazla ve daha odaklanmış yatırımlar yapıyorlar. Şimdi harekete geçme zamanı.

Bizce, Hükümet, akademi ve sanayi, nanoteknolojinin geliştirilmesinde büyük rollere sahipler. Bu rol için önümüzdeki on yıl boyunca Ar-Ge’yi kontrol edecek odaklanmış, yeni, cesur bir ulusal girişim gerekmektedir. Bügün nanobilimin araştırma seviyesi, transistörlerin 1940′ların sonunda 1950′lilerin başındaki haline benziyor. Yapılan araştırmaların çoğu hâlâ temel, araştırmaların süresi birçok endüstrinin destekleyebileceği zamandan uzun. NNI temel araştırma, mükemmellik merkezleri ve ağları, araştırma altyapısı, öğretim ve eğitim arasındaki dengeyi sağlayabilen bir yapıya sahip.

Biz, NNI tarafından hızlandırılacak olan bilim, teknoloji, uygulamalar, ürünler ve programların yeni bir genç Amerika nesline ilham kaynağı olacağını ve onları Bilim ve Teknoloji alanında kariyer yapmaya teşvik edeceğini düşünüyoruz. NNI’nin çevre teknolojilerindeki gelişmelerle, enerji tüketimini düşürme yöntemleri ile ve tıbbi teşhis yöntemlerinde ve terapilerdeki ilerlemelerle dünyayı değiştirme potansiyeli bulunmaktadır.

NNI, önümüzdeki yüzyılın ilk yarısında ekonomi ve ulusal güvenlik açısından önemli olacak bir alanda ABD’nin liderliğini sağlamak için oluşturulmuş ve birçok ajanstan oluşmuş mükemmel bir yapı. NNI’nin hedeflerine ulaşma seviyesinin her sene bağımsız uygun bir uzman grubu tarafından, mesela Ulusal Araştırma Konseyi, denetlenmesini tavsiye ediyoruz.

“Ulusal Nanoteknoloji Girişimi, – Bir sonraki Endüstri Devrimine yol gösterirken” başlıklı IWGN raporu hakkındaki düşüncelerimizin kısa özeti ektedir. Umarız, tavsiyelerimiz Ulusal Yatırımlarda öncelikleri belirlemede  size yardımcı olur. Bu incelemeyi sizlerle, Hükümet üyeleri ve Kongre üyeleri ile tartışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

Kadir Has Üniversitesi Yeni Bir Araştırma Merkezi Açtı

Son zamanlarda her gün Resmi Gazete’yi okuyorum. Gazetelerde haber olarak verilmeyen birçok gelişmeyi buradan takip etmek zevkli oluyor. 7 Aralık 2009 tarihli Resmi Gazete’de Kadir Has Üniversitesi bünyesinde Teknoloji ve Hukuk Uygulama ve Araştırma Merkezi yöntemeliği yayınlandı.

Yönetmeliğin beşinci maddesine göre merkezin amacı şöyle:

Merkezin amacı; bilişim, biyoteknoloji, nanoteknoloji ve enerji gibi gelişen teknolojileri hukuksal, siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden incelemek ve araştırmak, teknolojinin ortaya çıkardığı sorunları disiplinler arası bir yaklaşımla ortaya koymak ve çözümler üretilmesini sağlamaktır.

Türkiye’de belki ilk defa nanoteknolojinin hukuksal veya sosyal yönden incelenmesi için bir araştırma merkezi kurulmasına sevindim. Nanoteknolojinin bu yönlerle de incelenmesi çok faydalı olacaktır.

Kadir Has bünyesinde şu an beş tane araştırma merkezi var: A.B. Araştırma ve Uygulama Merkezi, Ortadoğu ve Afrika Araştırma ve Uygulama Merkezi, Spor Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi, Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi, İstanbul Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi. Teknoloji ve Hukuk Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden sitede hâlâ bahsedilmiyor. Kadroyu göremiyoruz, iletişime geçeceğim e-postaya ulaşamıyorum. Umarım en kısa zamanda eklerler.

İlk kurulan merkez Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi ve hâlâ bir sitesi yok. En aktif olan merkez (yayınlar, etkinlikler) ise A.B. Araştırma ve Uygulama Merkezi. Araştırma merkezlerinin yaptığı yayınlara ulaşmak mümkün değil, o yüzden ne yaptıklarını detaylı bir şekilde incelemek mümkün değil.

Bu merkez ile ilgili endişelerime gelince:

  • Nanoteknolojiye acaba ne kadar zaman harcanacak?
  • Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi gibi sitesi bile olmayacak mı? Sırf kurulmuş olmak için kurulmuş araştırma merkezi izlenimi verecek mi?
  • Yayınlar ve etkinlikler düzenli olarak yapılacak mı?
  • Yayın ve konferanslar dışında, görevleri arasında yer alan ulusal veya uluslararası, resmi veya özel kurum ve kuruluşlar ile Merkezin amacı doğrultusunda ilişki kurulacak mı, uygulama ve araştırma projeleri hazırlanacak mı, bu projelere kaynak yaratılıp ve projeler uygulanacak ve/veya uygulanmaların takibi yapılacak mı?

Bekleyip göreceğiz. Siz ne düşünüyorsunuz merkez hakkında?

2008-2012 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 46000'i geçti.

Real Time Web Analytics