28 Eylül 1989 nanoteknoloji tarihi açısından önemli tarih. IBM bilim adamlarından Don Eigler bu tarihte bir atomu hareket ettirmeyi başarmış. 11 Kasım 1989‘da da 35 ksenon atomu ile IBM logosunu oluşturup medyada duyurduktan sonra, nanoteknoloji artık pratik olarak da başlamış bulunuyordu.
Daha önceleri Feynman’ın “Aşağıda Daha Çok Yer Var” konuşması ile teorik olarak mümkün olduğu ispatlanan nanoteknoloji, Eigler’in bu keşfinden sonra artık herkesi heyecanlandırıyor, ve bu konularda araştırmaya yapmaya sevk ediyordu. Nanoteknoloji 1.0 diye adlandırabileceğimiz bu dönemde araştırmacılar çoğunlukla nanoboyuttaki malzemeleri keşfedip, özelliklerini öğrenmekle uğraştılar: nanotüpler, fullerenler, nanoteller, kuantum noktacıklar. Bu değişimi sağladığı için, Eigler’in bu araştırması hâlen nanoteknoloji alanındaki en büyük buluş olarak görülüyor. [Ek okuma parçaları: Nanoteknolojinin tarihçesi ve gelişim basamakları.]

Eigler o gün yaşadıklarını Eigler CNET’e anlatmış:
Taramalı Tünelleme Mikroskobu’nda o ilk atomu hareket ettirdiğimde, “ürkmüştüm”. Sistemi hareketi yapmak üzere programladıktan sonra, ekran boşaldı. Nefesimi tuttum. Atomu hareket ederken göremiyorsunuz. Hareket bitiyor, bakıyorsunuz, “Tamam işte yerinde.” diyebiliyorsunuz. Gerçekten çalıştığını anlayabilmek için, atomu ileri ve geri 3 kere hareket ettirdim.
O zamanlar IBM logosunu oluşturmak 22 saat sürmüş, şimdi ise sadece 15 dakika.
Eigler’in şimdiki amacı mantık, depolama, veri transferini elektronlar hareket etmeden yapmak. Böylece günümüzdeki sistemlerde görülen elektronların hareketinden doğan sıcaklığı soğutma işlemini kaldırmayı amaçlıyor.
Don Eigler Nature dergisinin 5 Nisan 1990‘da yayınlanan ve kapak olan makalesinin sonuda şöyle bir cümle yer alıyor: “Bu çalışma IBM Araştırma Biriminin sabrı ve vizyonu olmasaydı, ortaya çıkmazdı.” Gerçekten de, vizyon sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Atomu hareket ettirmek isteyen bir insanın çalışmalarını engellemeyen IBM bugün de birçok başarı imza atıyor. Bir kısmını ben de blog da paylaşmaya çalışmıştım. Düşünün IBM o günlerde böyle çalışma yapmaya izin vermeseydi, nanoteknolojiyi pratiğe dökmemiz mümkün olacak mıydı?

Türkiye'deki nanoteknoloji araştırmacılarının listesi için 
Görünüşe göre Eigler oldukça gençmiş zamanında çalışmayı yaparken
“Eigler’in şimdiki amacı mantık, depolama, veri transferini elektronlar hareket etmeden yapmak.” Burada elektronlar yerine fotonları mı kullanmayı kastediyor acaba? Yararlandığın kaynaklarda böyle birşey söz konusu mu? Genelde elektronlar yerine foton düşünülüyor ama başka yöntemlerde var mı merak ettim.. Teşekkürler yine
Yorum Gökhan Atmaca tarafından — 02 Ekim 2009 @ 23:28
Elektronların spinlerini kullanmayı düşünüyordu.
Yorum Ahmet Yükseltürk tarafından — 03 Ekim 2009 @ 01:05
Tabii bir de o var:p
Yorum Gökhan Atmaca tarafından — 03 Ekim 2009 @ 02:29
Eigler’ in şimdi bundan sonraki çalışmalarında, size de bahsettiğim nanomikroskopları yapmayı düşünüyor mudur? Belki bu yöntemle yapılan çalışmalar vardır ama Eigler anladığım kadarıyla atomların hareketlerinden yola çıkarak bir çok çalışmalar yapmış, o da bu yöntemle yaparsa ya da yapıyorsa belki daha farklı sonuçlar bulabilir… Gökhan Bey’ in de dediği gibi genç yaşta çalışmalar yapmış olması beni bir kez daha heveslendirdi, bir gün bizlere de nasip olur umarım en kısa zamanda güzel çalışmalar yapmak…
Teşekkürler.
Yorum Buse Alsancak tarafından — 04 Ekim 2009 @ 12:17