Üniversitelerin Umudu Nanoteknoloji Şirketleri
Geçen gün New York Times gazetesinde uzun bir aradan sonra nanoteknoloji ile ilgili bir haber çıktı. Haberde California eyaletinde ekonominin kötü durumda olduğu, 26 milyar $’lık bütçe açığından dolayı üniversitelerin bütçelerinde de bir azalma olacağı yazıyordu. Üniversiteler de bütçe eksikliklerini nanoteknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlere yatırım yaparak ya da ortaklaşa iş yaparak kapatmayı düşünmüşler.
Yazıda birkaç şirket örneği verilmiş. Nanomalzemeleri kullanarak filtre üreten NanoH2O Inc., uzun süreli batarya üreten QuantumSphere, DNA, bakteri ve proteinleri ortaya çıkaran zarlar üreten Matrix Sensors Inc.
Şirketler ya hocaların buluşlarını lisans karşılığı üretiyor, ya da üniversitenin pahalı mikroskoplarını kiralıyorlar. Böylece üniversite ve şirket de işbirliğinden kazançlı çıkıyor.
New York Times gibi bir gazetede nanoparçacık kelimesinin nanoparticles şeklinde değil de nano particles, nanomalzeme kelimesinin nanomaterials değil de nano materials olarak görmek şaşırtıcı. Yazıdaki bir başka hata da, hiçbir nanoteknoloji şirketinin bitmiş ürün üretmediğini yazıyordu. Nanoteknoloji şirketi listelerinde adı geçen mikroskop üreticilerini dikkate alırsak bu ifadenin doğru olmadığı ortaya çıkıyor.
Türkiye’de hâlâ bilimsel şirket kültürü yaygınlaşmamış durumda. ABD gene risk sermayesi, melek yatırımcılarla şirketler kurup, bu sefer nanoteknoloji alanında, geleceğin büyük şirketlerini oluşturmayı hedefliyor. Böylece nanoteknoloji devriminin bir sonraki aşaması olan ticarileştirme alanında güçlerini artıracaklar.
Türkiye’de önce akademik çalışmalar randımanlı hale gelip, risk sermayesi kültürü oturacak, bilim adamları şirket sahibi olmayı kabul edecek, ancak o zaman buna benzer hikayeleri Türkiye’de de anlatacağız.
Ülkemizde Golden Horn Ventures nanoteknoloji alanında yatırım yapmak isteyen tek risk sermayesi şirketi, onlar da şu ana kadar böyle bir yatırımda bulunmadılar.
Belki de Türkiye risk sermayesi, melek yatırımcı içermeyen bir bilim politikasıyla başarılı olacaktır. Göreceğiz.
Hepinizin Mirac kandilini kutlarım.
Kaynak: 1
Türkiye'deki nanoteknoloji araştırmacılarının listesi için 
Senin de kandilin kutlu olsun… Benim inancım ülkemizdeki akademik çalışmaların oldukça iyi bir noktaya geleceği yönünde ama bu bilimsel birikimi pazarlamaya, daha doğrusu bir ürüne dönüştürme konusunda ülkemizin kazanması gereken, aslında atılması gereken çok adımı var. Çünkü biz sanayi evresini tamamlayamamış, yurt dışına büyük ölçüde bağımlı kalmış bir ülkeyiz. Eğer nanoteknoloji şirketlerimiz yoksa bu ülke topraklarında, bunun sebebi sanayi devrimi trenini kaçırmış olmamızdır. Ki bu noktada sanayi devrimini kaçırmanın en azından tek yararı var, o da dünyanın ölümüne (küresel iklim değişikliği) çok az katkımız olmasıdır herhalde. Ne var ki gelişememiş bir teknoloji altyapı ve oluşamamış bir zihniyet sanırım bu tür nanoteknoloji şirketlerinin kurulamamasında en büyük nedenlerden birkaçı olabilir.
Çalışmalarının devamı ile Ahmet
Kolay gelsin.
Yorum Gökhan Atmaca tarafından — 20 Temmuz 2009 @ 01:46
Evet haklısın Gökhan. Sanayi Devrim’ini tamamlamış ülkeler, o zamanki altyapıları ile nanoteknoloji yarışında öne geçiyorlar. Biz de işe bir yerden başlamamız lazım sonuçta. Önemli olan herkesin dediği bu adımları belirleyip, bir plana koymak. 2023 Planımız var ortada fakat nasıl uygulanacağı hakkında kimsenin fikri yok. Sanayi Devrimi’ni tamamlamamış olmamızın iyi yönü fark etmen de güzel olmuş
Yorum Ahmet Yükseltürk tarafından — 20 Temmuz 2009 @ 14:36