UNAM'a başvurular 10 Mart'ta başlıyor. Detaylı bilgi.

Rosnano 5 Farklı Yatırım Çeşidi Açıkladı

Rosnano yönetim kurulu Rosnano’nun faaliyet göstereceği 5 yeni yatırım çeşidini onayladı. Bu 5 yatırım çeşidinin isimleri şöyle: yeni fikirlere proje desteği, düşük bütçeli projeler, belirli bir sektöre yönelik projeler, uluslararası işbirliği ve devletlerarası işbirliği kapsamındaki projeler.

rosnano-logo

Bu tip bir yapılanmaya gidilmesinin sebebi Rusya’ının yurtdışından yatırımcıları çekmek ve Rusya’ya teknoloji transferinin yapılmasını hızlandırmak ve farklı projelerde işbirliği yapmayı sağlamak istemesi.

Öncelik yeni fikirlere ve uluslararası projelere verilecek.

Her kategoride 20-30 projeye %50′ye kadar Rosnano tarafından destek verilmesi düşünülüyor. Rosnano şimdiden Rusya’daki ve yurtışındaki yatırımcılarla konuşmalara başlamış. Görüşmelerden sonra Rus nanoendüstrisine yatırımın 2 katına çıkması bekleniyor. Şimdiki durumda bile Rusya Dünya’da ilk üçe girdiğini hatırlatmak isterim.

Kategoriler hakkında kısa bilgi vermek gerekirse,

Yeni proje kategorisindeki projeler üzerinde çalışılırsa ticarete dönüşebilecek fikirleri içeriyor. Aranan özellikler, bu tip işlerde artık klasik haline gelmiş olan, fikrin olması, işplanı, mümkünse patentinin alınabilmesi ve sektör segmentinin çekici olup olmadığı.

Düşük bütçeli projeler ile düşük seviyede üretim yapan şirketlere yönelik. Proje sonunda şirket beklenen büyüklüğe ulaştıktan sonra direk Rosnano ya da başka birileri tarafından desteklenerek, portfölyö şirketine dönüşmesi bekleniyor.

Sektöre yönelik projelerin ilgili sektörün yol haritasına uygun projeler olması bekleniyor. Proje sektöre yönelik olduğu için sektör liderleri ile beraber çalışma şansı doğuyor.

Uluslararası projeler teknoloji transferini ve yurtdışı şirketlerini Rusya’ya çekmeyi amaçlıyor. Yurtdışından destek alanlar Rusya’ya vergi ödeyecekler.

Devletlerarası işbirliği projelerinde devletlerarası teknoloji değişimi, bilgi birikimi paylaşımı, uluslarası pazarlama açılma planlanıyor.

Kaynak: 1

Mısır’da Nanoteknoloji Merkezi Açıldı

Daha önce şuradaki haberde IBM’in desteği ile Mısır’da bir nanoteknoloji merkezi açılacağını duyurmuştum. Merkez açıldı ve işe alımlar başladı. Merkeze alınacak bilim adamları 12-18 ay arası IBM’de eğitim alacak.

ibm-misir-logo

Mısır’daki bu nanoteknoloji merkezinin IBM’e yardım edeceği projeler şunlar:
- Silikon fotovoltaik güneş pilleri
Güneş enerjisinin yaygınlaşmamasının bir sebebi de çok verimsiz olması. Mısır’daki araştırmacılar ucuz ve verimli fotovoltaik piller geliştirmeye çalışacaklar.

- Grafen elektrodlar
Bu projede güneş pillerinde kullanılan indiyum kalay oksit malzemesinin yerine daha ucuz olan grafen kullanılması hedefleniyor.

- Geri enerji kazanımlı güneş enerjisi ile çalışan tuz ayırıcı
Bu projede yapılmak istenen güneş enerjisini ve ortaya çıkan ısıyı tekrar kullanan bir filtreleme mekanizması. Ortaya çıkan ısı tekrar emilerek verim artırılmak isteniyor.

- Modelleme ve simülasyon
Fotovoltaik pillerin gelişimi için gerekli modeller oluşturulacak ve simülasyonları yapılacak.

IBM Mısır’dan önce Bulgaristan’da bir nanoteknoloji merkezinin açılmasını sağlamıştı. Tim Harper elinde birçok nanoteknoloji patenti bulunan IBM’in bu yatırımlarının çok mantıklı olduğunu söylemiş. IEEE Spectrum’dan Dexter Johnson birkaç ay önce bu tip hareketlerin çok yanlış olduğunu düşünüyordu. Johnson’a göre devletler sırf IBM’in ismi daha havalı diye yapmak istedikleri işleri (suyun temizlenmesi, enerji üretimi gibi) gerçekten yapan şirketlerle işbirliği yapmıyorlar. Johnson, Bulgaristan ve Mısır’ın da bu yolu seçtiğini görünce fikrini değiştirdi ve şimdi de IBM’e aktarılan paranın gerçekten ABD yararına harcanıp harcanmadığını sorguluyor.

IBM’in bu hareketlerini siz nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Elvin Tekstil Ödül Aldı

Türkiye’nin teknoloji potansiyelini açığa çıkararak, yenilikçi ürün ve teknoloji geliştiren kuruluşları teşvik etmek amacını taşıyan TÜSİAD, TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) ve TTGV (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı) tarafından oluşturulan “Teknoloji Kongresi ve Ödülleri”‘nin bu yıl sekizincisi düzenlenecek.

Finalistler belirleneli yaklaşık 2 ay oldu. 25 Haziran günü Sabancı Center’da ödül töreni yapılacak. Ödül kazananların listesine şuradan (PDF) ulaşabilirsiniz.

Bu sene bir farklılık yapılmış ve şirketlerin büyüklüklerine göre birçok kategori oluşturulmuş: büyük, orta, küçük ve mikro şirketler.

Nanoteknolojik ürünler geliştiren Elvin Tekstil orta ölçek kategorisinde ödül almış. ODTÜ ile birlikte geliştirilen “Green Guard” adlı kumaş basında daha önce birkaç defa yer almıştı. (1,2)

green-guard

Kumaşın özellikleri şöyle şirketin sitesinde şöyle sıralanmış:

  • Gün ışığı ve floresan ışık altında organik kirleri kendi kendine temizler.
  • Antibakteriyeldir.
  • Bulunduğu ortamın havasını temizler ve zararlı gazları yok eder.
  • Morötesi ışınlarının zararlı etkilerinden korur.
  • Dayanıklı ve kalıcıdır.
  • Zararlı madde içermez.
  • Doğaya ve sağlığa hiçbir olumsuz etkisi yoktur.
  • Bağımsız kuruluşlarca test edilmiştir.
  • Yıkanması gerekmediği için su ve enerji tasarrufu sağlar.

Antibakteriyel özelliği sağlayan madde büyük ihtimal nanogümüştür ve bu maddenin çevreye ve sağlığa hiç zararı olmadığı kesin değildir. Araştırmalar devam etmektedir. Yayınların çoğu nanogümüşün zararı olmadığını söylese de, aksini söyleyen yayınlar da mevcuttur. Onun için bence ürün tanıtılırken “Doğaya ve sağlığa hiç zararı yoktur.” denmemeli. Bir ihtimal ileride bu maddelerin zararlı olduğu ispatlanırsa birçok kurumun itibarı halk nezdinde zedelenebilir.

Elvin Tekstil’i böyle bir çalışma yaptığı için kutlarım, araştırmalarının devamını dilerim.

Kaynak: 1

Teknik Tekstil Raporu

Dün MÜSİAD’ın sitesinde dolaşırken, MÜSİAD’ın Mart 2009′da teknik tekstillere ilgili bir araştırma raporu yayınlandığını gördüm. 105 sayfalık bu raporun PDF haline şuradan ulaşabilirsiniz.

Raporda önce teknik tekstilin tanımı, nasıl üretildiklerini ve nerelerde kullanıldıkları detaylı bir şekilde anlatılıyor. Daha sonra Dünya’da teknik tekstilin durumu inceleniyor, Türkiye’nin teknik tekstildeki durumu yorumlanıyor ve tavsiyeler veriliyor.

Teknik tekstil aslında çok uzun zamandır hayatımızda. Evden otomobile, giyimden tarıma, karayolundan hastanelere kadar günlük hayatımızın çeşitli alanlarında yoğun olarak kullanılmaya başlanmıştır. Teknik tekstilin bir alt dalı olan akıllı tekstiller ise nanoteknoloji ile hayatmıza girmiş durumda. Güzel koku salan, antimikrobiyel, ıslanmayan kumaşlar vs. AB ülkelerinde tekstil üretiminin neredeyse dörtte birini teknik tekstil oluşturmaktadır.

Teknik tekstil üretiminde dünyada önde gelen bölgeler Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Doğu Avrupa, Güney Amerika, Güney Asya ve Güneydoğu Asya ülkeleridir. Ülke olarak bakıldığında ABD, Hindistan, Çin, Japonya, Brezilya, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya teknik tekstil üretiminde dünyada önde gelen ülkelerdir. Teknik tekstil üretim süreçleri, ileri teknoloji, nispeten pahalı cihazlar ve tecrübeli işçiler gerektirdiği için gelişmiş ülkelerde yoğunlaşmış durumdadır.

ABD ve Avrupa tekstil üretimini tamamen Çin’e kaptırmış durumda değildir. Tam tersi “üretimin sıkıcı kısmı” Çin’ gibi Uzakdoğu ülkelerine devredilmiştir. Avrupa ve ABD klasik tekstil ve konfeksiyonun yerine akıllı ve çok fonksiyonlu tekstiller üzerine yoğunlaşmaktadırlar. En büyük katma değer gene gelişmiş ülkelere kalmış oluyor.

Raporda nanoteknolojinin teknik tekstile olan katkısından bahsedilmesi çok güzel. Farklı kurumların ve şirketlerin bu konuda yaptığı araştırmalardan kısaca bahsedilmesi hoşuma gitti. MIT’nin Askeri Nanoteknolojiler Merkezi’ne dikkat çekilmesi de hoş bir ayrıntı idi. Fakat bir düzeltme yapmak istiyorum,  raporda nanoteknolojinin tanımında vücudumuza girip tedavi yapan nanorobotlardan sanki üretilmiş gibi bahsediliyor, bu robotlar daha üretilmedi. :)

Türkiye artık yeni bir yol ayrımına geldi. Şu an sahip olduğumuz üretim ve pazarlama teknikleri ile rekabet gücümüz azalmış durumda. Rakiplerimizden üstün olmak için yönelebileceğimiz alanlar katma değeri yüksek moda, marka, tasarım ve teknolojiye dayalı ürünler.

Türkiye’nin bu konudaki avantajları şöyle sıralanmış: tekstil konusunda geniş ve yeterli bir deneyime sahip olması, uluslararası rekabet yeteneğinin kazanılmış durumda olması, Türkiye’nin yeni teknolojilere uyum becerisinin yüksek oluşu.

Peki bu konudaki problemlerimiz neler? Türk tekstil ve konfeksiyon sanayicileri, teknik tekstil ve nanoteknoloji ürünleriyle katma değeri yüksek mallar üretilebileceğinin, bunlarla farklılık yaratılabileceğinin bilincinde olmasına rağmen, bu konu ile ilgili konferanslar takip edilmesine rağmen ne yazık ki somut adımlar atılmamaktadır. Yıllardır tekrar edilen “üniversite-sanayi” işbirliği istenen seviyeye gelememiştir. Ülkemizde teknik tekstil firma üretim bilgilerinin gizli tutulması gibi nedenlerle bilgi edinememek, politika belirleyememek ve bu alanda envanter çalışması yapılamamaktadır. Bu yüzden, teknik tekstiller pazarının önemi hakkında ihracatçı birlikleri, sektörel dernekler, odalar ve vakıflar, sendikalar, üniversiteler gibi kuruluşlarla işbirliği halinde firmalarımızın bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi gerekmektedir.

Aşağıdaki tabloda Türkiye’deki teknik tekstil ithalatı ve ihracatını görüyorsunuz. İhraç ettiğimiz malzemeler çoğunlukla ara ürünler, teknik tekstillerde en rekabetçi durumda olduğumuz alan ise ambalaj uygulamaları. Durumumuz çok da kötü değil.

teknik-tekstil-ithalat

teknik-tekstil-ihracat

Teşvik paketinde akıllı tekstilin açıkça desteklenecek sektörler arasında yer almasının bu konuda yardımcı olmasını umuyorum. Yrd. Doç. Dr. Kahraman Arslan’a böyle bir raporu hazırladığı için teşekkür ediyorum.

Teşvik Planı’nda Nanoteknoloji

Geçtiğimiz Perşembe günü uzun süredir beklenen teşvik planı açıklandı. Bu teşvik sistemine göre Türkiye 4 bölgeye ayrıldı, en gelişmemiş bölgede yatırım yapmak daha cazip hale getirildi. İlk günden 5 yabancı şirket yatırım için sıraya geçti. Teşvik paketi hakkında kısa bir sunuma şuradan ulaşabilirsiniz.

Şu anda yürürlülükte olan Dokuzuncu Kalkınma Planına göre nanoteknoloji önem verilecek teknolojiler kategorisinde ilk sırada zikrediliyordu. Ben de teşvik paketinde nanoteknolojinin yerini araştırayım dedim. Hazine’nin sitesinden taslak olarak yayınlanan “Bölge Bazında Desteklenecek Sektörler” başlıklı belge (PDF) bana yardımcı oldu.

Dosyayı incelediğimde nanoteknoloji ile direk ilişkili bir tek uygulama gördüm: akıllı çok fonksiyonlu teknik tekstil. Açık bir şekilde akıllı tekstilin teşvik edilmesi Türkiye Tekstil endüstrisi için sevindirici bir şey. Zaten bazı firmalar bu konuda yatırım yapıyordu, dilerim bu şirket sayısı artar.

Fakat kafamı kurcalayan bir mesele var, akıllı tekstil neden Türkiye’nin her bölgesinde teşvik ediliyor? Bunun yerine günümüzde tekstilde önemli bir yere sahip şehirlerde teşvik olsaydı, plan daha mı verimli olurdu? Belki de böylece Doğu illerimizin akıllı tekstil merkezi haline gelmesi amaçlanmıştır.

Diğer yüksek teknoloji içeren ve nanoteknolojiyi kullanması muhtemel uygulama ise tıbbi aletler, hassas ve optik aletler. Hatırlarsanız, Rosnanoteh’in onayladığı ilk projelerden biri optik eleman üretimi ile ilgili idi. Tabi bu yatırım direk nano ile ilgili değil.

Bakalım bu paket Türkiye’deki nanoteknolojiye nasıl bir katkı sağlayacak.

2008-2010 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 15000'i geçti.