UNAM Yüksek Lisans ve Doktora programına başvurular başladı. Bugün saat 15:00′da UNAM’da bir tanışma toplantısı yapılacak. Bu programı bu kadar geç duyurduğum için özür dilerim. Benim de dün haberim oldu, anca bloguma yazabiliyorum.

Türkiye'deki nanoteknoloji araştırmacılarının listesi için tıklayınız.
UNAM Yüksek Lisans ve Doktora programına başvurular başladı. Bugün saat 15:00′da UNAM’da bir tanışma toplantısı yapılacak. Bu programı bu kadar geç duyurduğum için özür dilerim. Benim de dün haberim oldu, anca bloguma yazabiliyorum.

İstanbul’da bulunan Arn. Korkmaz Yiğit Anadolu Lisesi öğrencileri nanoteknoloji ile ilgileniyorlarmış. Bu konu hakkında cevabını merak ettileri soruları bana e-posta ile yolladılar. Cevapları da blogda yayınlamama izin verdiler. Arn. Korkmaz Yiğit öğrencilerine teşekkür ediyorum. Dilerim bu blogda daha birçok okuldan öğrencinin sorusuna cevaplama şansı elde ederim.
Artık soru-cevap kısmına geçebiliriz:
1- Mikroteknoloji çağı kapanırken tüm dünya nanoteknolojinin peşinde koşuyor. Nanoteknoloji araştırmalarına milyar dolarlık bütçeler ayrılıyor. Sizce bunun nedeni neler olabilir? İnsanlar neleri düşünerek bu bütçeleri ayırıyorlar?
Teknolojiyi geliştirmek istememiz bizi şu an nanoseviyelerde araştırma yapmayı zorluyor. En basitinden daha hızlı bilgisayarlar, daha küçük ve fonksiyonel cihazlar üretmek istiyoruz. Cep telefonlarımızın gitgide daha fazla işlem yapmasını, hafızalarının artmasını böylece telefonlarımızda daha büyük dosyalarla işlem yapabilmek istiyoruz. Şu an mikron seviyelerinin sınırlarına dayandık. O yüzden bir sonraki seviye olan nanoseviyeyi araştırmamız lazım. Şu anda teknolojide lider olan firmalar lider kalmak için, başka şirketler de lider şirketlerle rekabet edebilmek için bu konulara yatırım yapıyor.
2-”Geleceğin teknolojisi” adını verdiğimiz bu teknoloji hangi bilimleri kapsıyor? Sizce bu teknolojinin bir sınırı var mı?
Günümüzde bilimler arasındaki sınırı neredeyse yok olmuş durumda. Disiplinlerarası çalışmalar artmakta: psikolojiciler, tıp doktorlarıyla; fizikçiler mühendislerle çalışma yapıyor. 10-15 yıl sonra ise her bilim dalı ( tabi o zamanlara kadar bilim dalı bir kavram kalırsa ) nanoteknolojiden olabildiğince yararlanmaya çalışacak. Teknolojinin sınırı ise insanın hayal gücü neredeyse, orada.
3-Nanoteknoloji bir ülkenin savunmasında nasıl rol oynayabilir? Sizce Türkiye için nanoteknolojinin stratejik önemi nedir?
Askeriye, teknolojiden en fazla yararlanan kurumlardan bir tanesi. Ülkemizin savunmasının sürekli güçlü olması lazım. O yüzden askeriye nanoteknolojinin savunmadaki uygulamalarını takip etmeli, ona göre önlem almalı, ona göre Ar-Ge çalışmaları yapmalı.
4-Türkiye nanoteknoloji için yeterli sermayeyi ve donanımlı insanı bulunduruyor mu? Bulunduruyorsa bu birikimlerle neler yapılabilir?
Türkiye bilimsel olarak hayal ettiğimiz seviyede değil ne yazık ki. Bunun 2 ana sebebi var: kaliteli insan eksiği, altyapı eksikliği. Kalite insanlarımız altyapı eksikliğinden dolayı yurtdışına gidiyor, altyapının yapılmasına ise kullanacak insan olmadığı için riskli bakılıyor. Bu çıkmaz sokaktan bir şekilde kurtulmamız gerekiyor. Bu konuda çalışmalar yapılıyor. Yurtdışından hocalarımız yavaş yavaş dönmeye başladılar. Umarım yakın zamanda bilim adamlarımız için daha birçok güzel ortamlar oluşturulur.
5-Yapay DNA, nanopankreas, nanorobotlar, kanser tedavisinde nano ve daha sayamadığımız birçok nano işlevi…Sizce bütün bunlar geleceğimizde doktorlara ihtiyacımızın kalmayacağına işaret olabilir mi?
Doktorlara her zaman ihtiyaç olacaktır bence. Ya da en azından bizim yaşayacağımız yıllarda, doktorlar varolmaya devam eder
. Teknolojinin gelişmesi doktorlara çok yardımcı oluyor. Doktorlar bazı sorumluluklarını makinelere devredecekleri için, hastalarla daha fazla ilgilenebilecekler, daha fazla hastaya bakabilecekler.
6-İlginç bir soru ama hepimiz cevabını çok merak ediyoruz: ”Nanorobotlar dünyayı yok edebilir mi?”
Hiçbir şey imkansız değildir.
Dünyayı insanların oluşturduğu ve hızla çoğalan robot sürüsü yok edebilir. Fakat önemli olan şey, bu küçük ihtimal yüzünden nanoteknolojinin gelişmesini engellememeliyiz. Günümüzde kullandığımız teknolojiler de aslında Dünya’da hayatı durduracak kapasiteye sahip. Elektrik üretemediğimizi düşünsenize, ya da her yerde bir anda yangın çıktığını? Düşük ihtimale sahip olaylar değil mi? Nanorobot istilası da böyle diye düşünüyorum.
7-Bazı üniversitelerde nanoteknoloji bölümlerinin kurulmadığını ama çok yakın zamanda bu alanda büyük bir patlama yaşanacağını biliyoruz.Sizce nano laboratuvar yönünden eksiklerımız nelerdir? Fizik-Kimya -Biyoloji laboratuvarları birleştirişip bir nanolaboratuvar olusturulabılır mi?
Nanoteknolojik çalışmalar için kullanılan aletler çok pahalı. Her üniversitede üst düzey nanoteknoloji laboratuvarı kurmak pek mümkün gözükmüyor. Onun Türkiye’deki tüm araştırmacıların kullanımına açık laboratuvarlar yapılıyor. Bunun ilk örneği UNAM. Ülkemizde kalifiye nanoteknoloji araştırmacı sayısı arttıkça, laboratuvar sayısı da artar. Fizik, kimya ve biyoloji laboratuvarlarında kullanılan aletlerin bir kısmı, nanoteknoloji çalışmaları için uygun sanırım.
8-Son olarak ”geleceğin teknolojisi” adına biz gençlere ne gibi sorumluluklar düşmektedir ? Bu konu hakkında nasıl bilinçlenebiliriz?
Öğrenciler olarak bu teknolojiyi iyi anlayıp, arkadaşlarınızı da anlatmalısınız. Çünkü büyüdüğünüz zaman bu teknolojiyi kullanacaksınız. Nanoteknolojinin ülkemiz için neden önemli olduğunu, nanoteknoloji trenini kaçırırsak, ne gibi tehlikelerle karşılacağımızı bilmelisiniz. İstekli arkadaşlarınız bu alana yönelmeli ki, yeterli altyapı oluşsun.
Arn. Korkmaz Yiğit Anadolu Lisesi öğrencilerne tekrar teşekkür ediyorum. Benzer soru-cevap yazılarında görüşmek dileğiyle.
Sizlerle Eylül 1992 Bilim Teknik dergisinde çıkmış bir makaleyi paylaşmak istedim.
Makale 1986′da bulunan fullerenlerle ilgili. Nasıl bulundukları, nasıl üretildikleri ve nerelerde kullanıldıkları kısaca anlatılıyor.
Bilim Teknik ekibine 17 yıl önce bu konuyu dergilerinde yer verdikleri için teşekkürler.
(Resmin üstüne tıklayıp, büyük haline ulaşabilirsiniz.)
Cuma günü New York Times gazetesinde spor müsabakalarında ileri seviyede teknolojik alet kullanımının doğruluğunu tartışan bir yazı vardı. Rahatsızlıklar bisiklet yarışı ve yüzme dalında kendini en fazla hissettiriyor.

Gazetede “Yarışmalara son teknolojiye sahip aletlerle katılan sporcular diğer sporculara göre haksız bir üstünlük mü sağlamış oluyor?” sorusuna 6 kişinin verdiği cevaplara yer verilmiş. Kimi teknolojiden yana, kimisi ise karşı:
- Spor müsabakalarında teknolojik alet kullanılması, aslında tüketicilere yarıyor. Rekabetten dolayı şirketler sürekli yeni aletler geliştiriyor, birkaç yıl sonra da tüketiciler bu ürünleri satın alıyor.
- Günümüzde sporcuların kendisi değil, kullandıkları aletler yarışıyor. Yüzme tarihi boyunca 22 tane rekor kırılmış, 15′i teknolojik giysilerin damga vurduğu 2008 olimpiyatlarında.
- Kural koyucu komite koyduğu kuralların spor dalının yararına olacağını garanti etmeli. Şampiyon olan sporcu, fiziki ve akli olarak en iyi sporcu olmalı.
- Teknolojik aletler, doping ilacı kullanmakla aynıdır.
- Günümüzdeki mayolar sayesinde yüzme diye bir spor kalmadı, bambaşka bir spor dalı oluştu. Su geçirmeyen mayo ile suya girmek, yüzmek mi?
- Bisiklet yarışları Formula 1′e dönüşmemeli.
Uluslararası Bisiklet Birliği sezon başında teknoloji kullanımı ile ilgili kuralları değiştireceğini açıklamış. Spor malzemesi üreticileri tedirgin durumda.
Spor aletleri nanoteknolojinin şu an uygulama bulduğu alanlardan biri. Bisikletler, raketler, ayakkabı, tekneler vs.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Müsabakalarda teknoloji kısıtlanmalı mı? Eğer kısıtlanırsa, üreticiler yeni teknolojileri ürünlerine uygulamak için Ar-Ge yapmaya devam ederler mi?
OECD’nin Çevre, Sağlık ve Güvenlik kurulunun bir komitesi nanomalzemelerin güvenliği üzerine çalışıyor. Haziran 2005′te yapılan bir toplantı ile 2006′da kurulan bu komite, Mart ayında yaptığı toplantının sonuçlarını rapor halinde yayınladı. Rapora şuradan ulaşabilirsiniz. (PDF)
Komite şu ana kadar 7 tane rapor yayınlandı. Bu raporların ilki komitenin kuruluşu ile ilgili, 4′ü nanoteknolojik gelişmelerle ilgili, bir tanesi şu an üretilen nanomalzemelerin listesini çıkarmak için toplantıyla ilgili, bir tanesi de OECD’nin üzerine yoğunlaşacağı nanomalzemelerin listesi ile ilgili. OECD’nin araştıracağı listeye şu haberimden ulaşabilirsiniz.
Raporun başlığı “Çalışma alanlarında nanomalzemelere maruz kalmanın ölçümünün ve bu etkilerin azaltılması ile ilgili ön analiz.”
Raporda şu ana kadar bu konularda (nanoteknolojinin güvenliği) yayınlanmış birçok rapor gözden geçirilerek, bu konudaki varolan çözümler araştırılmış ya da bu bilgiler ışığında yeni çözümler teklif edilmiş. Nanoteknolojinin güvenliği üzerine çalışan birisi için çok güzel bir kaynak. Birçok raporun internet bağlantısı raporun içinde mevcut.
Ben de rapordan önemli olduğum kısımları toplamaya çalıştım.
Komite amaçlarını şöyle sıralamış:
Rapora göre nanomalzemelerle temas etmenin 3 yolu bulunuyor:
Bu 3 yola karşı önlemler alınması lâzım. Fakat sorun şu ki şu anda dünyada çalışma yerindeki nanomalzemeleri ölçmek için kullanılan bir standart yöntem yok. Ölçümde nanoparçacıkların hangi özelliklerinin (alan, ağırlık, büyüklük vs.) ölçüleceğine de karar verilmemiş. Farklı ülkelerde farklı uygulamalar var. ISO bir standart üzerinde (ISO TR27628:2007) çalışıyor. Raporda günümüzde kullanılan yöntemlerden detaylıca bahsedilmiş ve karma bir ölçme sistemi teklif edilmiş.
Çalışma yerlerinde hijyeni sağlayacak aletlerin özellikleri ise şöyle olmalı deniyor:
Diğer sıkça söylenen meseleler de, olabilidiğince az işçiyi nanomalzemelerle temas ettirmek, güvenli elbiseler, eldivenler kullanmak, işçileri nanomalzemeler konusunda eğitmek.
Bu komitede yer alan 20 ülke arasında ne yazık ki Türkiye yok. Türkiye’nin bu tip meselelerde aktif rol alması, ileride ülkemizde bu konularda çıkacak problemlere karşı şimdiden önlem almasını sağlardı. İnternet alanında bunun benzerini yaşıyoruz. İnternet kitlelere yayılmadan önce, internet hukukunu oluştursaydık bugün sansür problemini yaşıyor olmazdık.
2008-2012 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 46000'i geçti.