UNAM'a başvurular 10 Mart'ta başlıyor. Detaylı bilgi.

Domuz Gribi ve Nanoteknoloji

Domuz gribi telaşı tüm Dünyayı sarmış durumda. Birçok insan 1889, 1918, 1957 ve 1968 yıllarında yaşanan grip salgınları tekrarlanmasından korkuyor. Şu saat itibari ile bu sorunun cevabını verecek kadar bilgi elimizde yok. 4 ülkede hastalığın görüldüğü resmileşti. Devletler şimdiden bazı tedbirler almaya başladı: Avrupa ülkeleri vatandaşlarına Atlantik Okyanusu’nun ötesine seyahat etmemelerini rica etti, Ukrayna domuz eti ithalatını durdurdu, Meksika’da okullar kapatıldı, etkinlikler durduruldu. Borsalarda turizm şirketleri taban yaparken; ilaç, maske üreticilerin hisselerinde artış oldu.

Ben de bu akşam nanoteknoloji ile bu virüse karşı yapılan işler var mı diye merak ettim, sizlerle paylaşayım dedim.

Envision ALR şirketinin bugün (28 Nisan 2009) yayınladığı basın bülteninde nanoteknoloji ile geliştirdikleri teşhis sistemini ticarileştirmek için çalışmalara başlayacaklarını duyurdu. Ürünlerin 2010 yılının başlarında piyasaya sürülmesi bekleniyor. O zamana kadar belki domuz gribi problemi kalmaz fakat, bu sistemler diğer bazı bakteri ve virüs kökenli hastalıkların teşhisi için de kullanılabiliyor.

Sistem laboratuvarlarda denendiğinde grip ile ilgili teşhisleri bir dakikadan daha az bir süre içerisinde bitirdiği ortaya çıkmış. Sistemin çalışması için bir damla kan ya da tükürük yeterli.

Günümüzde grip teşhisinin konulması hastadan alınan kan örneklerinin laboratuvarlara gönderilmesi ile 24 saati buluyor. Teşhisleri hızlı yapmak önemli çünkü hastalık 24 saat içerisinde gerekli tedbirler alınmadığı için çok büyük bir alana yayılabilir.

Günümüzde kullanılan teşhis sistemleri optik özelliklere dayalı. Sistemi kabaca şöyle tarif edebiliriz: Üzerine antijen bağlı bir yüzeyimiz bir de antikor içeren bir çözeltimiz var. Antikora, antijen ile birleşme yaşandığı zaman ışık yayan bir enzim bağlanıyor. Antijen antikora bağlandığı zaman, enzim ışık yayıyor; böylece gerçek antikoru bulduğunuzu anlıyorsunuz. Işık ilk başlarda çok sönük oluyor, onun için daha fazla antikor-antijen birleşimi oluşmasını bekliyorsunuz. Bu bekleme işlemi yüzünden değerli zaman israf oluyor.

Envision şirketi ise detektörleri, reaksiyon hücrelerini, ve antijenleri elle tutulabilecek büyüklükteki elektronik yüzeye “basıyor”. Böylece cihaz küçülüyor, maliyeti azalıyor, detektör ile reaksiyon hücreleri arasındaki mesafe azaldığı için de teşhis hızlıca bitiyor.

Applied Nanotech adlı şirketin antibakteriyel filtreleri üretmek için kullandığı NanoFense adlı formülasyonun, domuz gribi virüsünün tedavisinde başarılı olacağı beklentisi var. NanoFense’in daha öne yapılan testlerde H9N2, İnsan Gribi A virüsüne ve Haemophilus influenzae’ya karşı başarılı olduğu ortaya konmuş. Formülasyon domuz gribine karşı da etkili olacak mı göreceğiz.

Rebuilder Medical adlı şirket de antibakteriyel ürünlerinden bir paket hazırlamış. Domuz gribi dokunma yoluyla geçtiği için, ellerinizin, burnunuzun sürekli temiz kalması gerekiyor. Sabunla bu uzun süreli temizlik sağlanamıyor, fakat nanogümüş içeren sabunlarla vücudunuzu yıkadığınızda daha uzun süreli temizlik sağlanıyor. Şirket elindeki tüm malları bugün itibari ile bitirmiş durumda. 199 $’ık paketin içinde sabun, sprey, şampuan, ağız yıkama sıvısı, yıkanma sıvısı bulunuyor. Tabi ki bu ürünlerin domuz gribine bir etkisi olduğu kanıtlanmamış, ürünler sadece vücudunuzu temiz tutmaya yarıyor. Kaldı ki, nanogümüşün sağlığa ne gibi etkileri olduğu da belli değil.

Kısacası, nanoteknolojinin domuz gribine ürettiği bir çözüm yok.

Kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7

Uludağ Üniversitesi’nde Etkinlik

Uludağ Üniversitesi’nden Cemal  Öğüt’ten bir e-postayı sizlerle paylaşmak istiyorum:

29 Nisan 2009 günü saat 09:30‘da ”Nanoteknoloji ve Tekstildeki Uygulamaları” konulu bir panel düzenlenecektir.

Katılımcılar:

Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu (Sabancı Üniversitesi)
Prof. Dr. Ahmet Oral (Sabancı Üniversitesi)
Prof. Dr. Ali Demir (İ.T.Ü)
Dr. Mutlu Sezen (Korteks Ar-Ge Müdürü)
İbrahim Burkay (Uludağ İhracatçı Birlikleri Başkanı)
Ali Galip Özteber (AR-GE Kimya)

Ayrıca önumüzdeki yıl Uludağ Nanoteknoloji Topluluğu (UNAT) faaliyete geçecektir. Topluluğun etkinlikleriyle Uludağ Üniversitesi nanoteknolojide daha da bilinçli bir konuma gelecektir.

Uludağ Üniversitesi nanoteknoloji kulübüne başarılar diliyorum.

Rusya Nanoteknolojik Ürünleri Takip Edecek

The Moscow Times gazetesinde yayınlanan bir habere göre, Rosnano ve Rusya’daki Devlet İstatistik Kurumu Rusya’da kullanılan tüm nanoteknolojik ürünleri takip etmeye yarayacak bir sistem geliştirecek.

“Şu an, Rusya’da nanoteknolojinin ne kadar kullanıldığını gösteren bir sistem yok.” demiş Rusnano başkanı Anatoliy Çubays.

Rusnano 2015′e kadar Rus şirketlerin küresel nanoteknoloji piyasasında %3′lük bir orana ulaşmasını hedefliyor. Çubays, Rusya’nın geçen yıl 4 milyar ruble (120 milyon $) ile 20 milyar ruble (600 milyon $) arası değerde nanoteknolojik cihaz ve malzeme ürettiğini açıkladı. İstatistiğin kaynağını açıklamayan Çubays, “Gelecek aylarda bir rapor yayınlanabilir.” demiş. Merakla bekliyoruz.

Şu ana kadar bildiğim nanoteknolojik ürün listesi PEN’in yaptığı liste. Türkiye’ye de böyle bir liste lazım. Zira antibakteriyel halılar, parfümler, bezler, yataklar, nanoteknolojik motor katkı maddeleri derken nanoteknolojik ürünler ülkemizde de yayılmaya başladı.

Kaynak: 1

23 NİSAN’DA BU BLOG BENİM

İlk olarak sözlerime tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak başlamak istiyorum.Bugün 23 Nisan olduğu için bir kampanya başlatılmış:”23 NİSANDA BLOGLAR ÇOCUKLARIN” Ben de bu kampanya kapsamında NANOTÜRKİYE blogunda yazı yazacağım.Bu kampanyayı yapan kişilere ve blogunu benimle paylaşan abime çok teşekkür ediyorum.

Hayatımda ilk defa bir blogda yazı yazıyorum. O yüzden çok heyecanlıyım.Bugünü hayatımda unutmam biraz zor olur. Daha fazla uzatmaya gerek yok. Gelelim konumuza….

İlk değinmek istediğim konu “Türkiye ve Nanoteknoloji” Bu blog sayesinde konuyla ilgili haberlerden bilgi sahibi oluyorum.Ama maalesef durum hiç iç açıcı değil :( Bu konuyla ilgilenen kişi ve kurum sayısı istenilen sayıda değil.Ve hâlâ “nanoteknoloji” kavramını bilmeyenler var. Bu olmaz! Eğer gelişmek ve çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak istiyorsak günümüzün bu teknolojisine yatırım yapmamız gerekiyor.Yoksa gelecekte başka ülkelere bağımlı olabiliriz. Haklı mıyım sizce? Bana hak veriyor musunuz? Cevabınız “evet” ise çok mutlu olurum.

Benim birkaç isteğim olacak.Özellikle bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’na iş düşüyor.Çocuklara 1. Sınıf’tan itibaren ders kitaplarında bu konuyla ilgili yer ayrılması gerekiyor.Böylece çocuklar küçük yaşta bu konuyla ilgili bilgi kazanabilirler ve ilgi alanları olabilir.Bu uygulamanın kısa sürede yapılmasını çok isterim. Çocuklarımız çok gereksiz şeyleri biliyor onun yerine nanoteknolojiyi de bilsinler. Çocuklarımız hep savaş oyunu oynayacaklarına nanoteknolojiyi anlatan ve tanımalarını sağlayan oyunlar oynasalar… Acaba bunlar ne zaman olacak? Bir de okulumda abimin sitesine girmek istiyorum ama bazı kötü içerikli bloglar yüzünden site açılmıyor .O yüzden arkadaşlarıma o konuyla ilgili bilgiler veremiyorum.Bence blogları inceleyip içeriği faydalı olan sitelere izin vermeleri gerekir.Böylece okullarda nanoteknoloji kolaylıkla tanınabilir.

Ben de ilk bu blog sayesinde nanoteknolojiyi duydum ve ilgi duymaya başladım. Gerçekten güzel ve ilginç. Sizin de nanoteknolojiyle ilgilenmenizi isterim ve tavsiye ederim.Çocuklarınıza lütfen bu konuyu aşılamaya çalışın. Desteklerinizi bekliyoruz. Sitenin meraklılarına duyurulur.

BLOGUN KÜÇÜK YAZARI :)

UNAM’a İki Yeni Cihaz

Geçtiğimiz hafta Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi’nin (UNAM) son model ekipmanlarına 2 yeni cihaz daha eklendi. STS şirketinden alınan ICP aletleri inşaatı devam eden 400 m2‘lik temiz odalarda çalışacak. Aletler yoğun olarak silikon tabanlı (Si, SiO2, SiN vs.) ve III-V katmanlı (AlGaN, AlGaAs, InGaAs/InP vs.) nanoyapılar üretmek için kullanılacak. III-V katmanlar içeren yapıları üretirken klor tabanlı gazlar, silikon tabanlı yapılar içinse flor gazı tüketilecek.

STS cihazlarının dışında UNAM’da bulunan nanoüretim cihazları ise şöyle: elektron demeti litografyası, nano-baskı litografyası, odaklanmış iyon demeti sistemleri.

Duyduğuma göre bu tip bir cihaz Türkiye’ye ilk defa geliyor. Tüm Türkiye’nin kullanımına açık olan cihazlar kullanıcılarını bekliyor.

UNAM Haziran ayından itibaren ile daha fazla aktif olacak gibi. Umarım bu sayfalardan da size UNAM ile ilgili daha fazla gelişme aktarma şansım olur.

İlan: UNAM Teknik İşletme Yöneticisi, mühendis ve teknisyen arıyormuş.

2008-2010 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 15000'i geçti.