Türkiye'deki nanoteknoloji araştırmacılarının listesi için tıklayınız.

Obama’nın Bilim Danışmanı

Amerika Senatosu Perşembe günü Obama’nın bilim ve teknoloji politikası üst danışmanını onayladı. Şubat’ta Obama tarafından aday gösterilen Harvard profesörü John Holdren, Senato’da oy birliği ile onaylandı.

john-holdren

John Holdren küresel ısınmayı çözme ve nükleer silahların yayılmasını engelleme ile ilgili çalışmaları ile biliniyor. Daha önce de Amerika’nın en büyük organizsyonu olan AAAS‘ın başkanlığını yapmış.

Holdren perşembe akşamı 40 tane profesörden oluşan kadrosu ile bir yaptığı kutlama sırasında herhangi bir yorumda bulunmaktan çekinmiş, sadece “Onaylandığım için mutluyum” demiş.

Cuma günkü bir konuşmasında da Holdren, ekonomik destek paketinde yüksek riskli ama yüksek değere sahip bioteknoloji, nanoteknoloji, bilgi teknolojisi, yenilenebilir enerji, verimli araçlar ve bina inşaatı gibi alanların desteklenmesinden çok memnun olduğunu söylemiş.

Holdren ve ekibinin görevi, Obama’ya bilim ve teknoloji alanında tavsiyelerde bulunmak. Ekonomi, çevre, sağlık, enerji, milli savunma vs. gibi konularda. Diğer görevler, Ar-Ge desteği olanlara yardım yapılmasını sağlama, anaokuldan liseye kadar bilim ve matematik eğitiminin kalitesini artırmak.

Bilim ve Teknoloji ofisinin sitesinde yer alan 2 dakikalık videoda Holdren önlerinde büyük problemler olduğunu söylüyor: ekonomi kötü yönde gidiyor, enerjide dışa bağımlıyız (sözde), sağlık sistemimiz kötü, iletişim teknolojilerinde dünyada birinci değiliz.

Bakalım Obama hükümeti bu alanda neler yapacak. Şimdilik kök hücre çalışmaları serbest bırakıldı ve pilli araba teknolojisi desteklendi. Amerika’daki Ulusal Nanoteknoloji Girişimi’nin 2009 bütçesi 1.5 milyar $ olarak belirlendi.

Kaynak: 1 , 2, 3 (PDF)

AKM İle Hem Üretim Hem Kontrol

Atomik Kuvvet Mikroskopları 20 yılı aşkın süredir malzemeleri daha iyi anlamamıza, atomların yerini değiştirmemize imkan veriyor. AKM’ler sayesinde bilim dünyasına birçok katkı yapıldı. Benim aklıma gelen en son uygulama: Mars’a gönderilen Nanosurf.

Bristol Üniversitesi’nden bir araştırma grubu son 5 yıldır AKM’lerin tarama hızı problemi ile ilgilenmişler. Uğraştıkları konu ise AKM’nin tarama hızını artırıp, ekstra özellikler eklemek.

Grubun 2 hafta önce Nanotechnology dergisinde yayınladıkları bir makalede, geliştirdikleri AKM ile eş zamanlı görüntüleri birleştirip video haline getirebildiklerini anlatmışlar. Bu özelliğin sağladığı fayda ise, yüzeyi değiştirirken yüzeydeki değişikliği anında görebilmeniz ve ona göre adım atmanız. Ya da gelişmiş seviyede nanoüretim yapabilmek.

Makalede bahsedilen üretim yöntemi ise yerel oksidasyon. Metal ile AKM ucu arasına elektrik alan uygulayarak yapılıyor. Böylece AKM, litografya sonrası bir kalite kontrol cihazı olmaktan çıkıp, hem litografya yapan, hem de video sayesinde kalite kontrole de yarayan bir cihaz haline dönüşüyor. Yöntem geliştirilirse litografya tekniklerinin yerini alabilir, özellikle yarıiletken sektöründe.

AKM’ nin bu şekilde kullanılmasının bir zararı var mı? Şimdiye kadar yapılan gözlemlere göre, nanoyapıda bir hasar meydana gelmemiş, fakat AKM ucu çok çabuk eskimiş. Akla gelen ilk çözümler ise uç ile yüzey arasına uygulanan elektrik akımını azaltmak veya ucu kaplamak. Tarama hızı da optimize edilebilir.

Araştırma grubunun oluşturduğu videolara şuradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: 1

Rusya İsrail İle Görüşüyor

Rosnano heyeti 18-21 Mart tarihleri arasında İsrail’i ziyaret ediyor.

İsrail nanoteknoloji alanında önemli bir ülke olduğu için, Rosnano bu ülke ile de işbirliği yapmak istiyor.

Anatoliy Çubays’ın bu ziyareti, Rosnano’nun eski başkanı Leonid Melamed’in Eylül 2008′de yaptığı ziyaret sonrası oluşan bağlantının devamını getirmek.

Ziyaret esnasında İsrail’deki risk sermayesi şirketleri, ELRON, SELA, MCL, Telco Systems şirketleri ziyaret edilecek.

Çubays’ın “İsrail’deki nanoteknoloji girişiminin babası” olan Şimon Perez ve Binyamin Netenyahu ile de görüşmesi bekleniyor.

Rosnano acaba Türkiye’yi de ziyaret edecek mi? Merakla bekliyorum. Etrafındaki birçok ülke ile ortaklık anlaşması imzaladı çünkü.

Kaynak: 1

Aydoğan Özcan’a Bir Ödül Daha

UCLA’da nanoteknoloji üzerine çalışmalar yapan Aydoğan Özcan “2009 ONR Araştırmacı Ödülü”‘nü kazanmış. Ödül kazanmasını sağlayan çalışmanın başlığı ise “Savaş Alanında Teşhis ve Teletıp İçin Yeni Bir Yaklaşım; Holografi ve Nanoplazmonik Kullanarak Lenssiz Çip Üzeri Dijital Görüntüleme”.

Ödül için tüm mühendislik ve fen bilimi alanlarından 193 kişi başvurmuş, 15′i ödül kazanmış. Genç Araştırma Programının amacı ise Deniz Kuvvetleri için araştırma yapanları desteklemek.

Aydoğan Özcan geçtiğimiz yıl da Okawa ödülünü kazanmıştı ben de e-posta yolu ile bir röportaj yapmıştım. Okumak için tıklayın.

Kendisini tebrik ediyorum ve cep telefonu ile her türlü tıbbi teşhis yapabilme hayaline ulaşmasını diliyorum.

Kaynak: 1

Sinirsel Protezler Alanındaki Gelişmeler

Beyin, vücudumuzun esrarengiz organlarından biri. Teknoloji geliştikçe beynin yapısını ve işleyişini daha yakından öğrenme şansımız oluyor. Beynin yapısını anlamanın yanında, beyinden bazı hasarların nasıl tamir edilebileceği üzerine çalışmalar devam ediyor. Nanoteknoloji de bu alanda etkili olmaya başladı. Bu yazıda, bu konudaki birkaç gelişmeden söz edeceğim.

Sinir mühendisliği mühendislik teknikleri ile merkezi ve çevresel sinir sisteminin fonksiyonlarını araştırıp, bu fonksiyonların benzerlerini yerine getiren sistemler üretmeye çalışan bir bilim dalı. Sinirbilim, nöroloji, elektronik mühendisliği, sinyal işleme, robotik, bilgisayar mühendisliği, doku mühendisliği, malzeme bilimi ve nanoteknoloji ile iç içe olan bir bilim dalı.

Sinir sisteminin zarar görmüş kısımlarını düzeltmek için sinir sistemini taklit edip, faaliyetlerini kaydeden protezler lâzım. Bunu yapmak için sinir mühendisleri önce hücreler arasındaki iletişimi çözüyorlar, daha sonra da bu sistemleri taklit eden mekanizmalar üretiyorlar.

Bu konuda şimdilik karbon nanotüpler çok fazla kullanılıyor. İtalya’dan Dr. Maurizio Prato ve Dr. Laura Ballerini karbon nanotüplerin üzerinde nöron geliştirmeyi başarmış. Böylece karbon nanotüplere elektrik verilip, sinir hücreleri uyarılabiliyor. İki araştırmacı ayrıca Neuronano adlı projede de görev alıyorlar. Neuronano’nun amacı karbon nanotüpleri multi elektrot dizin teknolojisi ile birleştirip, yeni nesil bioçipler üretmek. Karbon nanotüplerin ayrıca klinik uygulamalarda kullanılan metal elektrotların yerini alması da düşünülüyor.

karbon-nanotup-uzerinde-sinir-hucresi
Karbon nanotüp üzerinde gelişen sinir hücreleri

Tabi bu vaadedilen gelişmelerin olması için sinir hücrelerini hangi durum için nasıl uyarmamız gerektiğini, elektromekanik aygıtlarla sinir hücrelerini kalıcı bir şekilde birleşitirmeyi daha iyi öğrenmemiz lâzım.

Günümüzdeki sinir protezlerinin bir sorunu da vücut içine yerleştirildikten birkaç ay sonra düzgün çalışmamaları. Michigan Üniversitesi’nden Mohammad Reza Abidian ve Mohammad Reza Abidian protezleri bir bionanomalzeme ile kaplayıp, bu problemi çözmeyi denemişler.

Kaplama üç kısımdan oluşuyor: bir polimer olan PEDOT, jel gibi bir tampo bölge (aljinat hidrojel) ve kontrollü olarak iltihabı önleyici ilaç salan biyollojik olarak bozunabilen bir polimer. PEDOT elektrotların daha az dirençle çalışmasını sağlayarak, nöronlarla iletişimi kolaylaştırıyor. İlaç salabilen fiberler de protezlerin vücut tarafından yok edilmesini önlüyor. Alglerden yapılan tampon bölge de, elektrotların mekanik olarak beyin dokusuna benzemesini sağlıyor.

Çalışmayı anlatan makele Advanced Functional Materials dergisinin 29 Ocak 2009 sayısında yayınlanmış.

Kaynak: 1 , 2 , 3

2008-2012 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 46000'i geçti.

Real Time Web Analytics