UNAM Yüksek Lisans/Doktora Başvuruları için son tarih 27 Mayıs 2013. Bilgi için.

Rosnano’dan Nanoteknoloji Ödülü

Rosnano‘dan haberler gelmeye devam ediyor. Uluslararası nanoteknoloji forumu, öğrenci olimpiyatı, ülkelerle işbirliği, risk sermayesi şirketi kurma, nanoteknoloji yaz okulları açma gibi adımlardan sonra, Rosnano şimdi de ödül vereceğini açıkladı.

“Uluslararası nanoteknoloji ödülü” olarak adlandırılan ödül, her yıl nanoteknoloji alanındaki bilimsel gelişmelere ve uygulamalara verilecek.

2009 yılında tema olarak nanoelektronik seçilmiş. Gelecek yıllarda ise nanobiyoteknoloji, nanomalzemeler, nanoteşhis gibi konularda ödül verilecek.

2009 yılında ödülü kazanana 80.000 $ verilecek, bu değerin ilerideki yıllarda 500.000 $’a çıkması bekleniyor.

Değerlendirme komitesinde 8 tane Rus bilim adamı, 10 tane de yabancı bilim adamı var.

Rusya nanoteknolojide dünya lideri olma yolunda birçok adım atıyor. Tabi bu adımlar gerçek hayata internete konulan basın bültenlerinden ne kadar farkla hayata geçiyor bilemiyoruz.

Kaynak: 1

Nanoteknolojiden Çekiniyor Muyuz?

Bugün bir reklam sayesinde öğrendim ki Royal, antibakteriyel bir halı üretmiş. Antibakteriyel kelimesini görünce ilgimi çekti, reklama tıkladım. Türkiye’de bir tane daha nanoteknolojik ürün üretildi sandım. Heyecanlandım.

Reklam beni Bakteritemiz adlı bir siteye yönlendirdi. Halının bakterileri nasıl öldürdüğünü anlatan kısma girdim. Burada antibakteriyel özelliği sağlayan malzeme hakkında bir bilgi bulamadım ne yazık ki. Öğrenebildiğim tek şey, maddenin CHT adlı bir şirket tarafından üretilmiş özel bir malzeme olması.

antibakteriyel-hali

Royal’ın ürettiği halıdaki “özel antibakteriyel madde”, büyük ihtimalle nanoboyuta indirgenmiş gümüş parçacıkları.  (Kullanmıyorsa, bu dediklerimin hiçbir geçerliliği yok tabi ki.) O zaman şu soruyu sormak istiyorum: Şirket neden bu bilgiyi müşterilerine aktarmıyor? Nanoboyuttaki gümüş kelimesini kullanırlarsa, müşterilerin ürüne önyargı ile yaklaşacaklarını mı düşünüyorlar? Nanoboyuttaki gümüşün vücüdumuza ve çevreye nasıl etki ettiği tam bilinmediği için mi açıklamak istemiyorlar? Yoksa bilmiyorlar mı nanogümüşün ne olduğunu?

Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp.

Nanogümüş nedir?

Gümüş metal parçasını alıp ikiye bölüyoruz. Yarılanmış parçaları tekrar ikiye bölüyoruz. Bu işlemi, parçalar metrenin milyarda biri kadar büyüklükte oluncaya kadar tekrarlıyoruz. Sonunda elimizdeki küçük gümüş parçacıkları nanogümüş  olarak adlandırılıyor. Peki nedir nanogümüşü enterasan kılan? Bu boyuttaki gümüş, bakterilerin çeperi ile reaksiyona girip onu parçalayabiliyor. Böylece bakteri ölüyor. Bu nanogümüş parçacıklarını alıp halının üstüne düzgünce yerleştirirsek, antibakteriyel bir halı elde etmiş oluyoruz. Tabi bu özellik kalıcı olmuyor. Halı yıkandıkça nanogümüş parçacıkları da kayboluyor. Royal halı 30 yıkamaya kadar koruyabiliyormuş bu antibakteriyel özelliğini.

Peki nanogümüş ile ilgili problem ne?

Parçacıklar çok küçük olduğu için vücudumuza nasıl tesir ettiği tam bilinmiyor. Zararlı olma ihtimali var. Çalışmalar devam ediyor. Benim tavsiyem küçük çocukların bulunduğu evlere bu tip halıların alınmaması. Çocuklar yetişkinlere göre halı ile çok daha fazla temas içinde. Nanogümüşe maruz kalmak, ileride büyük problemlere yol açabilir.

Sonuç olarak, bence, tüketici bir ürünü alırken içinde nanomalzeme kullanıldığını bilebilmeli. Kendi iradesi ile nanomalzemeli bir ürünü almalı. Siz ne düşünüyorsunuz?

AB Kozmetik Ürünleri Daha Sıkı Denetleyecek

Nanoteknoloji kullanarak üretilen kozmetik ürünler 1995′ten beri hayatımızdalar. Nanoteknolojinin ilk uygulamalarından. Şirketler bu tip kremleri hiçbir zorluk olmadan satıyorlar, 14 yıldır. Birçok kişi bu tip kremlerin normal kremler gibi olmadığını, sağlığa etkilerinin bilinmediğini, bu kremlere “nanoteknolojik parçacıklar içeriyor” gibi uyarılar konulmasını istiyordu.

Devletler yavaş yavaş bu tepkilere kulak asıp, kanunlar oluşturuyorlar. Şubat’ta Avustralya bir kanunu hayata geçirdi, dün de (salı günü) AB Parlemantosu.

Kanuna göre nanoteknolojik kozmetik ürünlerinin AB üyesi ülkelerde satılabilmesi için, üzerinde “Önce güvenlik” ibaresi bulunduracak. AB yetkilileri nanoparçacıkların zararlı olabileceğini düşünüyor. Kanun yürürlüğe 2012 yılında girecek.

Avrupa Tüketici Organizasyonu ise durumdan memnun değil. Kanun 3 yıl sonra hayata geçecek ve 3 yıl içerisinde nanomalzemeli kozmetik ürünlerin Avrupa Birliği’nde çoktan yaygınlaşmış olacağını düşünüyorlar. Haklılar tabi. Kanun neden bu sene içinde hayata geçmiyor anlamadım. Nanoteknolojinin güvenliği ile ilgili tüm raporlara bakın, hepsi ilk defa bir teknolojinin zararlarını daha teknoloji yaygınlaşmadan etkisiz hale getirebileceğimizden bahsediyor. Bu sefer zararları biliyoruz ama uygulamıyoruz.

Diğer mesele de bu “Önce güvenlik” ibaresinin ne kadar etkili olacağı. Sigara paketlerinin üzerinde kocaman kocaman “Önce sağlık” yazıyor, insanlar artık sigaranın zararlı olduğunu biliyor ama bu bilginin davranışlarına bir etkisi olmuyor. Nanomalzemelerin zararlı olabileceğini bilen bir müşteri, çok sevdiği kremi kullanmayı bırakır mı sizce?

Daha da önemli soru. Ülkemizde de bulunan bu nanoteknolojik kremlerle ilgili kanunları ne zaman çıkartacağız? Zamanında atmayacağımız bu “basit” adımlar, 10 yıl sonra başımızı ağrıtacak gibi.

Kaynak: 1

Nano 2009 Yaz Okulu

Rosnano, Moskova Devlet Üniversitesi Nanoteknoloji Merkezi ve Nebraska Tıp Merkezi (ABD) yazın Nanookul adında bir etkinlik düzenliyorlar. Tema ise “Canlılarda nanomalzemeler.”

Etkinlik 29 Haziran ile 4 Temmuz 2009 tarihleri arasında ve katılma fiyatı organizasyonlar için 5000 ruble (300 TL), öğrenciler için ise 2500(150 TL).

Okulun amacı, nanoteknoloji alanındaki uzmanların, öğrencilerin bilgilerini artırmak. Konularında uzman hocalar öğrencilere nanotıp ve biyoloji alanındaki son gelişmelerden bahsedecekler.

Rusya’da aynı zamanda nanoteknoloji olimpiyatı gerçekleştiriliyor. Hatırlatayım dedim.

Türkiye’de de bu tip etkinlikler yapılması lazım diye düşünüyorsunuzdur. Sanırım yapılacak. Anahtar kelime UNAM!

Kaynak: 1 , 2

Karbon Nanotüpten Yapay Kas

UT Dallas Alan G. MacDiarmid NanoTech Institute yapay kas çalışmalarındaki son gelişmeleri Science dergisinin 20 Mart sayısında anlattılar. Enstitü geçen sene de Nisan ayında aynı konu ile ilgili yayın yapmıştı.

Enstitü tamamen yeni çeşit yapay kas yapmış. Kas -196°C ile 1538°C arasında çalışabiliyor. Bu kadar geniş bir sıcaklık aralığında çalışan yapay kas daha önce üretilmemiş.

Doğal kaslardan 10 kat daha elastik ve 1000 kat daha hızlı olan yapay kaslar, saniyede 30.000 kere, normal kaslar saniyede 20 kere kasılabiliyor. Üniversitesin basın bülteninde “normal kas” olarak neyi kastettikleri belirtilmemiş, o yüzden istatistiklerden biraz havada kalıyor.

karbon-nanotüpten-kas

Solda 5 cm uzunluğunda 2 mm kalınlığındaki nanotüp plakasının normal hali. Sağda ise aynı plakanın 5 kV voltaj uygulandıktan sonra esnemiş hali.

Yapay kaslar karbon nanotüp aerojel plakalardan yapılıyor. Aerojeller dünyadaki en hafif malzemelerden. Ön bilgi için Vikipedi makalesini okuyabilirsiniz. Birçok karbon nanotüp yanyana diklemesine diziliyor ve “nanotüp ormanı” oluşturuluyor. Bu plakalara, ya da nanotüp ormanına, elektrik verildiği zaman, nanotüpler birbirini itiyor, böylece yapay bir kas kasılmış.

Karbon nanotüplerin mekanik özelliğinden dolayı, plakaların diklemesine çekilip asılmanın etkisi 15 kat daha fazla hissediliyor.

Bu teknolojiyi kullanan ilk uygulamaların nanotüp plakaların şeklini değiştirme özelliğini kullanması düşünülüyor. Yıllardır söylendiği gibi, haberde nanotüplerin güneş pillerinde ve uzay araçlarında yer alacağı söylenmiş. Tabi, bunların hepsi – bizim bilebildiğimiz kadarı – ile daha gelişme aşamasında.

Not: Bu yazıyı dün (Pazartesi) yazmaya başlamıştım, derse gittiğim için yarım kaldı. Haberi dün ilk Yahoyt daha sonra BilgiUstam yayınladı. Belirteyim dedim.

31 Mart 2009 eklemesi: Yazıyı 22 Mart’ta Kuark Teknoloji de ele almış.

Kaynak: 1, 2

2008-2013 NanoTürkiye. Blogdaki yazılar alıntı yapılarak kullanılabilir. skD Teması kullanılmıştır. Farklı ziyaretçi sayısı 68000'i geçti.

Real Time Web Analytics